Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'hikayeli'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • FM Türkiye
    • Announcements
    • FMT Magazine
    • Interviews
    • For Members
  • Football Manager
    • FM 2019 News
    • FM 2019 General Discussions
    • FM 2019 Tactics
    • FM 2019 Database and Files
    • FM 2019 Player Sharing Area
    • FM 2019 Staff Sharing Area
    • FM 2019 League & Team Sharing Area
    • Football Manager Guides
    • FM 2019 Help & Support
    • FMDictionary
    • FM Archive
  • Career Stories
    • Career Stories
    • Legendary Careers
    • Finished Career Stories
    • Career Supplies
  • Graphic Packs
    • Facepacks
    • Logopacks
    • Kitpacks
    • Skins
    • Other Graphic Packs
  • FMT Tournaments & Rivalry
    • Tournaments
    • Rivalry
    • Sweepstakes

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Website URL


Skype


Facebook


Instagram


Twitter


Steam


Konum


İlgi Alanları


Favori Menajer

Found 10 results

  1. WİGAN MACERASI BİTTİ KISA SÜRDÜ DİĞER TAKIM İLE MACERA İLERİDE ? LOGO STADYUM EFSANE BAŞKANIMIZ ŞUAN Kİ BAŞKAN (TİPİNİ SEVDİĞİM) EFSANE TEKNİK DİREKTÖRÜMÜZ Wigan'da ani bi karar ile mevcut Teknik Direktör Paul Cook'un görevine son verildi.Taraftarın çok sevmediği Cook'un gönerilme sebebini açıklayan başkan ''Yönetim Kurulunun vermiş olduğu kararla istenilen futbolu oynatamaması ve Sky Bet 1'de zar zor şampiyon etmesi bizi endişelendirdi'' diyerek kısa bir açıklamada bulundu. Hazırlık Kampını Teknik Direktörsüz geçiren takıma gelicek teknik direktörü merak ediyordu. Mali sıkıntıdan dolayı ünlü isimlerlere teklif gönderemeyen Wigan,kulübü iyi tanıyan bir TD arıyordu.Birçok isimle görüşen Başkan şok bi karar ile Türkiye'den aradığını buldu. O isim MUSTAFA ÇALIŞKAN'DI. Mustafa Çalışkan'ın Kariyeri -2 Sene Sivas Belediye'de Yardımcı Antrenör oldu. - 1 Sene Sivasspor u19 takımını yönetti 7 Sene Sivasspor Başında Tarih yazdı 4 Süper Lig 2 TFF Süper Kupa 1 ZTK kaldırdı. --- TRANSFERMARKT'A GÖRE MUSTAFA'NIN PROFİLİ Wigan'ın Hazırlık Kampı Medyanın Tahmini Lig Geçmişi En son 2011/12 sezonunda EPL'de mücadele etmiş ve asansör takım haline gelmiş bir takım olmuş Wigan AÇIKLAMA Son FM 18 kariyerim açılışı Sivasspor kapanışı Wigan ile yapmak istedim.
  2. Zevk uğruna mı ölmeli insan, öldürmeli mi? Ailemin beni düşünmediğini bu cümle ile duymuştum. Beklenmedik bir plan, istenmeyen bir evlat ve en kötüsü ise sevilmeyen bir bireydim. Sevgi bana çok ters gelen bir şeydi ve kime gösterdiysem kendimi, en sert haliyle vurmuştu. Ufacık yaşıma rağmen dışarıda bekletilen, dilendirilen birisiyim. Açlığı öğrenmiş, dilenmeyi ise öğrenmeye çalışan çocuğum. Her seferinde, her defasında yapma dile inleyen ruhum, zorla getirilen bedenime söz geçiremiyordu, hoş geçirse ne değişebilirdi ki? Her gün kendimi tekrarlıyor, insanların gözlerine bakıyordum. Yapabileceğim bir şeydi yoktu ve insanların merhametine, acıma duygusuna muhtaçtım. Her gün farklı bir yere gider, farklı insanları kandırmaya, ailemi mutlu etmeye çalışırdım. Kendimden utanırdım ama ailemin, babamın yapmamı istediği şey için çaba gösterirdim. Topladığım paralar ile kendime ayakkabı almayı isterdim ama ne yazık ki benim param olmuyordu. Aracıydım ben, ben alırdım, babam ise benden alırdı. Her akşam ufakta olsa para vermesini isterdim ama insafı olmayan bir babaya, aileye sahiptim. Bi gece karar aldım kendi kendime, topladığım paradan ufak bir kısmını kendime ayıracaktım. Her gün bir kısmını alsam, bir parçasını kendime saklasam ayakkabı alabilirdim ama bunu saklamam, göstermemem gerekiyor. Uyumadan önce planımı yaptım, parayı koyacağım yeri de seçtim ve uyudum. Güne gülerek başladım, insanlar neşemi gördüler ve nedense daha fazla vermeye başladılar. Şarkı söyleyip, kendi kendime eğleniyordum. Havanın esmesi, damlarının akmasına aldanmayan bir çocuktum. Duran arabalarının yanına gidip, bir şeyler söylüyor ve hemen ardından dans ederek ayrılıyordum. Sevgi görmemiş birisiyim ama dansın gücünü hissettim o günü. Dans, insanı mutlu eden bir şeymiş onu da öğrendim. Günün sonu geldiğinde yüzümde ki aptal gülümsemeyi kesemedim ve arkasından gelen olaylara engel olamadım. Mutluydum ama mutluluğumu kıskanmışlardı. Bir şeylerin döndüğünü anlamış mıydı yoksa gülmeme mi sevmediler bilememiştim. Günlük işimi tamamlamış, köşeme çekilmiştim. Günü düşünüp, kendi kendime mutlu oluyordum ama ailem tarafından üvey olarak göründüğüm için gülmem, ses çıkarmam yasaktı. Evimiz vardı ama evde miyim yoksa değil miyim belli değildi. Sevmemişlerdi beni. Çok uğraştım, ufak kardeşleri olabilmek için ama istemediler. Yanlarına girdim, içlerinden ki sevgiyi görebilmek adına her şeyi yapardım ama olmadı. Tanımadığım insanlarda gördüğüm o duygu, kendi ailemde yoktu.
  3. Ben Tuna Çelik.İEL'in beden eğitimi öğretmeniyim.Yani yaklaşık 6 yıl önce öyleydim.Ve bu benim beden eğitimi öğretmenliğinden Manchester City menajeri olmama kadar uzanan bir hikaye. İEL'de beden eğitimi öğretmenliği yaptığım sıralarda okulun futbol takımını da çalıştırıyordum haliyle.Gençlerimiz daha çok akademik yönden başarılı olsalar da içlerinde futbol kısmında hem mental hem de teknik özellikleri yaşlarına göre çok üst olan çocuklar da vardı.O sene aynı zamanda semtimizde açılan bir futbol kursunun açılmasına önemli katkıda bulunmuştum.Maddiyat benim için sıkıntı değildi.Bekardım,çok çok modern bir evde de oturmuyordum.Benim için önemli olan gençlerimizdi.Futbol kursu açıldığında da haftasonları gidip antrenörlük yapmaya başladım. İEL'de ise bu yıl turnuvaya hazırlanıyorduk.İstanbul içinde şampiyonluk en önemli hedefimizdi fakat ben onlara her zaman akademik başarı daha önemli derdim.Bunu söyleyince bizim çocuklar hemen ''Tamam koç bu sene şampiyonuz'' derler birkaç dakika gülerdik. Diğer yandan annem artık 32 yaşıma geldiğimi her fırsatta hatırlatıyor,evlenme yaşın geçiyor diyerek beni evlenmeye iterdi.Bilmiyordu ki benim tek aşkım futboldu.Bu gençleri şampiyon yapmak istiyordum. Aradan 5-6 ay geçmişti ve biz elemeleri bir bir geçiyorduk.Yarı finale kadar çıktık.Karşımıza İstanbul'un en iyi futbol okullarından Valencia'nın akademisi çıktı.Bu okul gençleri sadece futbol bakımından besliyordu.Açıkçası pek şansımız yoktu.Buraya kadar gelmek bile bizim için büyük bir başarıydı.Ve sonuçta 2 turun oynandığını eşleşmede 6-1lik skorla elendik.Skorun daha fazla olmasını bekliyordum.Soyunma odasında gençler çok üzgündüler.Buraya kadar gelmelerinin bile büyük bir başarı olduğunu,artık gelecek yıla daha çok çalışmaları gerektiğini söyleyerek onları biraz motive ettim. Bu arada İEL'in İstanbulspor ile bütünleşmiş olduğunu da belirteyim.Müzesi de okuldadır.Bu sezon 2.Ligde gayet iyi bir iş çıkaran Yalçın Koşukavak ve oyuncuları bu sezon Spor Toto 1. Ligde mücadele edeceklerdi.Fakat birkaç gün sonra Yalçın Koşukavak'ın Eskişehirspor'un başına geçtiğini duyduk.Bunu neden yaptığını kimsenin çözememesiyle beraber artık İstanbulspor'umuz hocasızdı. Birkaç hafta geçti ve İstanbulspor görüştüğü çoğu kişiyle anlaşamadı.Bu haliyle beni de üzüyordu.İstanbulspor'umuzu iyi yerlerde görmek isterdik.Karne gününe de 1 hafta kalmıştı.Müdür bey beni yanına çağırdı.Tabi apar topar gittim. M: Hoşgeldin Tuna.Buyur geç otur.Seni epey zorlayacak bir kararla karşı karşıyasın. TÇ: Noldu Müdür Bey bir sıkıntı mı var işimle ilgili. M: Sakin ol Tuna.Haberler güzel.İstanbulspor seni istiyor.Okulumuzla yakaladığın başarıyı izlediler ve antrenörlük belgelerinde var.Bildiğin üzere menajerlik pozisyonu için hala kimseyle anlaşamadılar.Bak Tuna seni oğlum gibi severim.Uzun zamandır da okulumuza hizmet verdin.Ama senin hayallerini biliyoruz.Kalmanı isteriz ama bu fırsat bir daha eline geçmez evlat.Okul olarak arkandayız. Müdür Beyin İstanbulspor seni istiyor cümlesinden sonrasını yarım yamalak hatırlıyorum.Belki de bunları söylemedi ama o an kalbim duracak gibi hissettim. TÇ: Ne diyorsunuz Müdür Bey.Şaka yapmıyorsunuz değil mi? M: Hayır evlat tüm gerçekliğiyle İstanbulspor seni bekliyor.Kabul edeceğini düşünerek yarın için başkanla görüşme ayarladım.Hadi evine git ve biraz düşün.Yarın 11'de İstanbulspor kulüp tesislerinde buluşalım. Şoku atlatamadığım için direk tamam dedim.Arabama bindim ve eve doğru sürmeye başladım.Şaka falan olmalıydı.Tecrübesiz bir adamı kim neden isterdi?Sarhoş gibi eve sürdüm ve düşünmeye başladım.Her zaman hayalim olan teknik direktörlük.Bu teklifi reddedemezdim.Yarın ola hayrola diyerek uyumaya çalıştım. Sabah oldu ve gram uyumamıştım.Gün içerisinde benim için büyük problem olacaktı.Kahvaltımı yaptım,hazırlandım derken saat 10 olmuştu.Erkenden gidip kulüp binasını da biraz gezmek istiyordum.Hemen yola çıktım.Geldiğimde müdür oradaydı bile.Bana her zaman baba gibi davranmıştı.Buraya gelmesine de çok şaşırmadım bu yüzden.Müdür beyle hoş beş ettikten sonra hemen başkanın ofisine yönlendirildik.Bana kulübün yapılanma sürecinde olduğunu,amacın kısa vadede başarı değil uzun vadede ekonomik açıdan rahatlamak olduğunu söylediler.Seve seve yapacağımı söyledim.Maaş konusuna konuşmaya bile gerek olmadığını ayrıca ekledim ve imzamı da attım.Çok mutluydum.Hayallerimden bir tanesi daha gerçek olmuştu.Bu yaşta bu sektöre atıldığım için biraz da stres vardı tabi.Hemen hazırlandım ve antremandan yarım saat önce oyuncuları sahaya çağırdım.Konuşmaya başladık.Onlara hedeflerimden ve birlikte neler yapabileceğimizden bahsettim.Açıkçası beni çok dinlediklerini düşünmüyorum.Bu da bende büyük bir stres yarattı.Fakat hiçbir şey başarılamaz değildir.Bu kulüpte büyük işler başaracaktım. Kulüp Logomuz Kadromuz Umarım uzun soluklu,eğlenceli bir kariyer olur.Hayal gücüm yettiğince hikayeyi yazmaya devam edeceğim.
  4. Selamlar Herkese Uzun Bir Aradan Sonra Tekrardan Kariyer Hikayesi Yayınlayacağım İçin Biraz Heyecanlıyım. Amaç Az Buçuk Belli Güney Amerika'nın Yeni Efendisi Olmak İstiyoruz. Olmayan Ligleri Eklerken Kullandığım Yamayı Görmek İsteyenler Buraya Tıklayınız. Takım Seçimini İse Akşam Yapacağım Güncellemede Görebilirsiniz Arkadaşlar. HAZIRSAK BAŞLIYORUZ...
  5. Öncelikle kendimden bahsedeyim.Furkan Canatan.1996'nın 19 Nisan'ında Çeşme'de doğdum.Liseye kadar eğitimimi Alaçatı'da sürdürdükten sonra liseyi Güzelbahçe'de okudum.Üniversiteyi de Urla'da İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde okuyorum. Üniversiteyi kazandığım yaz kendimi boşlukta hissediyordum.Bilgisayarda takılırken gözüme yandaki reklam takıldı.Teknik Direktör olmak istemez misiniz ? 17 yaşındaydım ve yaşım tam tutuyordu bu kurs için.En düşük lisansı alabilmem için yüksek bir meblağ ödeyip eğitime gitmem gerekiyordu.Babamı bunun için ikna ettim. Eğitim 1 yıl sürdü ve bu süreçte gerçekten orada anlatılandan fazlasını öğrendiğimi hissediyordum. Eğitimimin bitmesinin ardından o sezon için yaşadığım yerin takımı Alaçatıspor'un asistan menajeri oldum.Hocamız Zafer Hoca bilgili bir insandı ve hakettiği yer Amatör lig değildi.Süper Amatör'den o sene takımı Bölgesel'e çıkardık.Sezon sonu hocamız ile yollar ayrılınca ben de kendime kulüp bakmaya başladım. Ertesi sezon için Yelki Spor ile anlaşma sağladım.Takımı Süper Amatör'den Bölgesel Amatör'e taşıdım.Ama yönetim beni Bölgesel Lig için yeterli bulmadığından yeni anlaşma imzalamadılar. Yaşım bana hep engel olmuştu şu ana kadar.20 yaşındaydım 1 sene asistan menajer olarak 1 sene menajer olarak şampiyonluklar yaşamıştım.Boştaydım. O yaz annemin kuzeni ,kendisi polistir, tayinini İzmir'e Çeşme'ye istedi ve geldi.Fanatik bir Göztepe taraftarı olan Mehmet Ali Abi ile Göztepe'nin 92.yıl kutlamalarına gittik.Zaten hayranı olduğum taraftara bir kez daha hayran kalmıştım. 1-2 gün sonra Göztepe Yılmaz Vural ile yollarını ayırdığını açıkladı.Türk Petrol zengini Mehmet Sepil ilginç bir karar vererek teknik heyeti de gençleştirmek istiyordu. Ertesi gün Alaçatı'dan İzmir'e arkadaşlarımla buluşmak için gittiğimde Göztepe kulüp binasının önündeki bir cafede oturduk.Tam o esnada Mehmet Sepil de birkaç kişi ile birlikte cafeye geldi ve oturdu. Biraz düşündükten sonra cesaretimi toplayıp Mehmet Sepil'in yanına gittim.Zaten herkes sürekli rahatsız edip fotoğraf çekildiğinden ben farklı bir giriş yapmak istedim. Yanına gittiğimde +Başkanım merhaba ben Furkan Canatan.Sizinle tanışmayı hep istemiştim bugüne kısmetmiş.Hızlıca kendimden bahsedeyim,1 sene Alaçatıspor 1 sene Yelkispor olmak üzere 2 sene menajerlik yaptım ve 2'sinde de ekibimle ligimizde şampiyon olduk.Beni kulüpte herhangi bir yerde eğitip büyümeme yardımcı olursanız ileride size çok iyi menajer olabilirim. Bir anda bu kadar çok şeyi söylememin karşısında şaşıran başkan cevap vermeden önce afalladı -Saat 5'de şu binaya gel 3.katta sağdan en sondaki oda. Çok mutlu olmuştum.Görüşmek için bir şansım olmuştu.Saat henüz 3'dü.Ve o 2 saat hayatımın en yavaş geçen 2 saatiydi.Sonunda saat 16.50 olduğunda hemen binaya girip odaya çıktım ve odanın kapısında saatin 17.00 olmasını bekledim.Saat tam 5 olduğunda kapıyı çaldım.Başkanın sekreterine ismimi söyleyip içeri girdim. Mehmet Sepil : Anlat bakalım. Ben : 20 yaşındayım.İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde Gıda Mühendisliği okuyorum.İngilizcem çok iyi.1 sene Alaçatıspor'la 1 sene Yelki Spor ile şampiyonluk yaşadım ve sizin teknik heyeti gençleştirmek istediğinizi duydum.Boştayım ve teknik heyetinizden en ufak bir yer benim için onurdur başkanım. Mehmet Sepil : Güzel konuşuyorsun seni gözüm tuttu.Bana oyuncu öner bakalım birkaç tane.Bakalım ne kadar bilgilisin piyasa hakkında.Sonra da pozisyonunu konuşuruz. Ben : Tabii mail olarak mı yollayayım ? Mehmet Sepil : Şu kağıda yaz hemen şimdi. Hemen aklıma gelen genç yetenekleri yazdım ve başkana verdim. Mehmet Sepil : Güzel.Bi yere kaybolma 1-2 saat içinde geri gel saati 19.00 gibi bekliyor olacağım. Neden böyle demişti bilmiyorum ama diyorsa yapacaktım.Binadan çıkıp hemen beni bekleyen arkadaşlarımın yanına gittim.Durumu anlattım.Bana umut verdiler. Saat 19.00 olduğunda tekrar odaya çıktım. Mehmet Sepil : Tekrar hoşgeldin.Düşündüm ve birkaç kişiyle de görüştüm.Verdiğin isimler birçok menajer tarafından bile bilinmeyen ve çok yetenekli duran isimler.Kabul edersen seninle 2 haftalık bir deneme sözleşmesi yapalım takımla antrenmanlara çık.Sonrasında anlaşabilirsek seni takımın başına getirelim ? Ben : Ama ben daha önce hiç profesyonel takım yönetmedim.Yani Göztepe Süper Lig'de ve bu sene ilk senesi. Mehmet Sepil : Bak oğlum , İzmir'de doğup büyümüşsün.Bu takımın geleneklerini de geçmişini de iyi biliyorsun.Bende para var sende yetenek.Hem daha çok gençsin.Sana fırsat vereceğim.İyi değerlendirirsen seninle daha çok çalışırız. Ben : Tamam başkanım kabul ediyorum. 2 hafta boyunca antrenmanları yönetmiştim.Takım benden çok memnun kalmıştı.Yönetim de öyle.Sürekli Çeşme'den babamın arabasıyla gidip gelmiştim 2 hafta boyunca.Bu beni oldukça yormuştu. Ama değmişti.Mehmet Sepil benimle sözleşme imzalamak istediğini söyledi ve ben de kabul ettim.Yıllardır İzmir'de desteklediğim bu muhteşem takımın şimdi teknik direktörüydüm. Ve geçici olarak maçlarımızı oynayacağımız Doğanlar Stadyumu -Geliştirilmiş türkiye ligleri yaması -Zengin Türk Kulüpleri yaması (Trabzonspor,Beşiktaş,Fenerbahçe,Galatasaray,Göztepe) -Editör ile bazı son transferleri yaptım. Bu sene ligde orta sıraları hedefliyorum.Takımı baştan yaratacağım için uyum sorununu çözmeye çalışacağız.Ardından Avrupa'da kalıcı olup Türkiye'de şampiyonluklar elde etmek istiyorum. Kariyer kurallarını okudum , kabul ediyorum.
  6. Öncelikle kariyerime hoş geldiniz bu kariyer bir anlık hevesle açılmamıştır, düşünce ve fikirlerin var oluşuyla ortaya çıkmıştır. Kariyeri açmadan önce forumda ki bir çok kariyeri inceledim ve en çok hoşuma giden @sarp709 hocamızın kariyeri olmuştur ve bundan esinlenerek yola çıkılmıştır. Hikayeyi tamamen okuduktan sonra başarılar dilemenizi rica ederim. Are you Ready? Otobiyografi Bruce Ferguson, (d.21.Mart.1984 İskoçya, Glasgow), Babam ve Annem bu isimi koyarken eski İskoç ulusal kahramanı aynı zaman da soylu kralı I. Robert'dan esinlenerek koymuşlar onlara göre I. Robert'ın soyundan geliyoruz ve bundan gurur duyuyorlar ben ise tam tersi gurur duyduğum tek şey dünyaya çikolata ve viskimizle tanınmamız neyse ismimin genel olarak açıklaması bu, peki bir şey dikkatinizi çekti mi Ferguson? evet babam nam-ı diğer Sir Alex Ferguson kendisi hakkında diyecek pek bir şey yok her şey ortada açıp wiki den okuyabilirsiniz, benimle beraber dört kardeşiz en küçük kardeş benim. Bilenler bilir Darren Ferguson diğer en büyük kardeşimden 4 ay büyüktür ve bununla beraber bize abilik taslar kendisi Doncaster Rovers FC takımını çalıştırmaktadır diğer iki kardeşim ise aile kurmuş kendi işleriyle uğraşmaktadırlar. Ben ise henüz genç yaşta (27) aile de ki fikir uyuşmazlığı nedeniyle aile den ayrılma kararı almışımdır İskoç biri hangi geri zekalı Ferguson ailesinden ayrılır ki diye söylenebilir haklılar da soylu bir aileyiz fakat benim para da şöhrette gözüm yok benim eskiden beri başına geçmek istediğim bunun hayallerini kurduğum Glasgow Rangers var şuan ki adı Rangers FC olabilir ama ben Glasgow Rangers iken aşık oldum bu yüzden Glasgow Rangers diye hitap edeceğim. Umarım bir gün Rangers yetkilileri bana bu şansı tanırlar. My House My Whisky! Ailem den ayrıldık dan sonra bulabildiğim en temiz ve en ucuz eve yerleştim tabii size göre pek temiz sayılmaz (Sağdan üst deki daire). Şuan da Livingston FC alt yapı antrenörüyüm aylık maaşım 950 sterlin antrenörlük kurslarıyla uğraştığım için maaşımın büyük bir kısmı oraya gidiyor ve ne yazık ki Livingston FC antrenörlük diplomam için para ayıracak bir mali duruma sahip değil. Amacım bir an önce Uluslararası Pro Lisans sahibi olmak ve Rangers yetkililerine iş başvurusunda bulunmak. 7 AY SONRA Bunca zamandır beklediğim o gün geldi ve sonunda Uluslararası Pro Lisans ünvanına eriştim hemen sonra yağmurlu aynı zaman da ayaz bir Glasgow sabahı otobüse binerek üç saatlik bir yol sonucunda Livingston FC şirket binasına ulaştım ve sözleşmemin karşılıklı olarak fesh edilmesini istedim tabii durumu onlara da açıkladım, anlayışla karşıladılar. İki taraf için de dostane bir ayrılık oldu. Şirketten ayrıldım ve Glasgow'a giden ilk otobüs için bilet kaptım ve Glasgow'a ulaştım daha sonra kendimi direkt eve attım derin bir uykuya daldım. Ertesi günün sabahı sütlü çayımı yudumlarken gazeteler de ''Rangers FC kötü gidişattan sonra Mark Warburton ile yolları ayırıyor mu?'' başlığını gördüm ve direkt iş ilanı ile ilgilendiğimi belirtmek için Rangers yetkilisi Andrew Dickson ve diğer direktörlerle iletişime geçtim onlara adımı, yaşımı ve daha önce alt yapı antrenörlüğü yaptığımı herhangi bir menajerlik tecrübem olmadığını söyledim onlar ise kulübün başına benim geçeceğimin zor olduğunu diğer adayları da değerlendirdik den sonra bana döneceklerini söylediler bende bu kadar uğraştan sonra çöktüm ve pes ettim genel de böyle şeyler deyip dönmeyeceklerini biliyordum evimin yolunu tuttum. Ertesi sabah saat 6 civarı telefonum çaldı ve Andrew Dickson kulübü başarıya, zafere, zirveye taşıyacak kişinin ben olduğumu bugün saat 15.30 da kulüp binasında başkanın odasında olmam gerektiğini belirtti o an telefonda neye uğradığımı şaşırdım ve heyecanlı bir ses biçimiyle ona minnettarlığımı sundum daha sonra hızlıca kahvaltımı yapıp dolaptaki meyve suyun dan bir yudum aldım, acele halde ayakkabı bağcıklarımı elim titreyerek bağladım bisikletime bindim ve kendimi sokağa attım önüme gelen ilk mağazaya girdim, kendime göze güzel gelen fakat ucuz bir takım seçtim. Şirket binasının yakınlarına ulaştım Andrew Dickson beni almaya başkanın yanına götürmeye geldiğini söyledi daha sonra yola koyulup başkanın yanına ulaştık, başkanla el sıkışıp biraz konuştuk daha sonra önüme sözleşme kağıdını uzattı bende zevkle imzaladım. Başkan beni yanına alıp kulüp binasını gezdirdi tesislere bir göz attık tesisler bana göre fazlasıyla yeterliydi bir an önce oyuncularla tanışıp mesai yapmak için sabırsızlanıyordum... Gelecek Güncelleme -Kulüp hakkında bilgiler ve görseller. Umarım kariyerin bu kısmına kadar okurken zevk almışsınızdır gelecek güncellemede kulübü tanıtıp daha sonra ki güncellemede ise oyuna geçiş yapacağım okuduğunuz için teşekkürler yorumlarınızı bekliyorum..
  7. Neler Oluyor Semih bir Türk genci olarak çok zeki bir çocuktu.Ve bu zekası onu uzaklara ülkesinden kopartarak İngiltere’ye Sheffield şehrine götürmüştü.Semih bu şehre okumaya gelmiş istememesine rağmen ailesinin zoru ile Sheffield Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde okuyordu. Semih futbol ile ilgilenen birisiydi.Ama futbol oynayamazdı.Genelde izler sürekli yetenekli ve genç oyuncuları not alırdı.Hatta arkadaşları ile buluşmasında bile konuyu ne yapıp eder futbola çevirirdi.İngiltere’ye gittiği vakit ailesinden habersiz aynı zamanda antrenörlük kursuna yazıldı bunun vakit geçirmek için çok iyi bir seçenek olabileceğini düşündü.Semih üniversite’de ilk seneden baya zorlanmıştı.Bunun nedeni bölge takımı olan Sheffield United’ın bütün antrenman ve maçlarına gitmesiydi.Evine yakın bir yerde takımın antrenman sahası bulunuyordu.Semih sürekli hocaların yanında dolaşır onlardan aldığı birkaç fikri geliştirerek antrenörlük için kendi defterine not ederdi.Semih yine bir gün antrenman sahasına gittiği sırada 19 yaş altı antrenörünün hızla gittiğini gördü.Bu saatte onun takımının antrenmanı vardı ve o yerinde değildi.Semih acil bir işi olacağını düşünürken tesislere varmıştı.Tesislerin girişine doğru baktığında çok şaşırdı.Gözlerini ovalayıp tekrar baktığında kulüp başkanı Jim Phipps oradaydı.Başkanın yanında İngiltere’ye geldiğinden beri en yakın arkadaşı olan as takım asistan menajeri duruyordu.Semih lisansını alalı bir ay olmuş ve almasında en büyük desteği asistan menajer Andy Crosby olmuştu.Andy ile çok iyi geçinirler,fikir alışverişinde dahi bulunurlardı.Tam antrenman sahasını gören koltuklara oturacağı zaman Andy seslendi ve Semih’i yanına çağırdı.Çağırdığı sırada başkan yanından ayrılıyor Semih hala olduğu yerde duruyordu.Andy ikinci kez bağırdığında Semih irkilmiş ve sonra Andy’ye doğru yürümeye başlamıştı.Andy az önce başkanla konuştuğunu bugün antrenman olmayacağını söylemişti.Semih o kadar yolu yürümüş şimdi içten içe sinirlenmişti.Sinirini atan Semih 19 yaş altı antrenörüne ne olduğunu sordu.Andy onun kovulduğunu ve şuanda 19 yaş altı takımının başı boş olduğunu söyledi.Ve devam etti; -Semih,başkan 19 yaş altından oyuncu çıkartamadığı yeni oyuncu keşifleri yapmayıp takıma bir başarı getiremediği için onu kovdu.Şimdi bana bir görev verdi ve 19 yaş altı takımına bir antrenör bulmamı istedi. -Ee kimi düşünüyorsun antrenmanlar zevkli geçmeyecek ise hiç gelmeyeyim. -Aslında senden hergün burada olmanı ve takımı çalıştırmanı istiyorum yani takımın başına geçmeni istiyorum Semih. -Ama..Şey…Ben yapa- -Yaparsın Semih ben sana güveniyorum.Bu konudaki yeteneklerin yetersiz sayılamaz.Şimdi içeri gelde sözleşme imzalayalım. -(Çok şaşırmıştım ama hep hayal ettiğim birşeydi ve bende antrenman binasından içeri girdim) Geldim geldim de Andy hala eminmisin? -Hiç olmadığım kadar hadi imzala şunu. -Peki. -Tamam antrenman saatlerini zaten biliyorsun.Yarın gel başla (gülerek). -Olur (gülerek). Binadan çıkıp heyecanla eve doğru koşmaya başladım antrenman sahası ile ev arası 5 dakika idi.Hızlıca eve gelip kendimi yatağa attım bir anlık heyecanla takımın başına geçmiştim.Ama üstümdeki yükü daha yeni farkediyordum.Ya şampiyon olup as takıma yeni oyuncular gönderecektim yada önceki antrenör gibi kovulacaktım.Birini seçmeliydim.Tabii ki de benim fikrim ilkinden yanaydı.Ailemi arayıp haber vermek isterdim ama korktum açıkçası buraya sonuçta okumaya gelmiştim.Daha lisans aldığımdan bile haberleri yoktu.en iyisi bu durum biraz devam etsin diye düşündüğüm sırada uyuya kalmışım.Sabah öten korna sesleri ile uyandım.Kalabalığı ve gürültüyü sevmezdim o yüzden bu evi hiç istemedim ama yapacak birşeyim yoktu.Saatimi kontrol ettim.Saat 7’ydi.Önce duş aldım sonra güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra antrenmana gitmek için hazırlandım.Ama bir dakika okul ne olacak?
  8. Fleetwood Fleetwood, Birleşik Krallık'a bağlı İngiltere'nin Kuzey-Batı İngiltere bölgesinde idari bakımdan birinci seviyeli yerel idare olan Lancashire kontluğuna bağlı olan Wyre ikinci seviyeli metropoliten-olmayan yerel idare bölgesinde bulunan bir küçük kasabadır. Fleetwood'un Nüfusu 2001 verilerine göre 26.840 kişidir. Fleetwood Town Fleetwood Town İngiltere'nin Kuzey-Batısında bulunan Lancashire bölgesinde Fleetwood Kasabasında 1908 yılında kurulan İngiliz Profesyonel Futbol kulübüdür. FT, Maçlarını 5327 Kişi kapasiteli Highbury Stadında oynamaktadır. Klüp, İstikrarın ilk adımını 2005 yılında İngiltere Kuzey Batı Şehirleri Premier Lig'i Kazanmasıyla atmış. Daha sonra ise başarılı çıkışını her sene sürdürmüştür. 2008 Yılında İngiltere Klasmanla ligini kazanan kulüp, 2012 yılında ise Vanarama Ulusal Ligini Kazanarak SkyBet 2. Lige yükselmiştir. Burada ilk sezonlarını 13. Sırada tamamlayan kulüp, 2. sezon ise tarihinin en iyi dönemini yaşadığı SkyBet 1. Lige 4. olarak Play-offlarda yükselmiştir. FT, 2015-2016 Sezonunda SkyBet 1. Ligde Mücadele Etmektedir. Seçili Ligler Fifa 2012'de Keşfettiğim bir kulüp. Çok Zevkli geçeceğine inanıyorum umarım tatmin edici bir ilgi ve zevk ile FM 2016 Serimize böylece başlamış oluruz. Yorumlarınızı esirgemeyiniz Lütfen.
  9. Bu yepyeni eve hiçbir şekilde uymayan odada elimde sigaram ile duvardaki formalarıma bakıp geçmişi düşünüyordum. Göztepe altyapısından 16 yaşında A takıma alınmam,çıktığım ilk maçta stoper oynamama rağmen gol atmam, bunların hepsini 30 numaralı Göztepe formama bakınca hatırlıyorum. Onun hemen yanında aynı numaralı Fenerbahçe formam var. 22 yaşında transfer olmuştum, o dönem ilk defa Türkiye formasını da sırtıma geçirmiştim,hayat güzeldi ve mutluydum. Fenerbahçe tuttuğum takımdı oynamak için sabırsızlanıyordum. Ama sezon öncesinde dizimden bir sakatlık geçirdim ve ameliyat oldum. Sezonun sonlarına doğru döndüm ve bir maçta sonradan oyuna girmişken 5 dakika sonra sakatlığım nüksetti ve sezonu kapattım. O yaz yurt dışından doktorlar ile de görüştüm ama kimse dizime tam olarak ne olduğunu açıklayamıyordu. Fenerbahçe ile sözleşmemi karşılıklı olarak fesh ettik ve bende Antalyaspor'a imza attım,doğduğum şehire. Ama dizim orada da rahat bırakmadı ve koca bir sezon boyunca sadece 3 maçta forma giyebildim ve 24 yaşında aktif futbol hayatımı noktalamak zorunda kaldım. Büyük bir boşluğa düştüm,sigaraya ve alkole bulaştım. 2 yıl boyunca sefilleri oynadım ve gittikçe toplumdan dışlanmaya başladım. Haberlerde artık adım yoktu,önemsiz sıradan bir insandım ve bunu kabullenmek zor geliyordu. 27 yaşındaydım ve artık bunlara bir son vermem gerektiğini biliyordum,ne iş yaparsam yapayım dünyadaki en iyilerden olmalıydım. Eski tanıdıklarımla görüştüm,yurt dışına çıktım ve Fransa'da FIFA destekli eski futbolcular için açılan antrenörlük kurslarına gitmeye başladım. Artık yavaştan futbol aleminin içine giriyordum. Fenerbahçe'de Aziz Yıldırımın desteğiyle U19 takımının yardımcı antrenörü oldum, 2 sene sonra da başına geçtim ve gençlere altyapıda maç kazanmaktan çok daha önemli şeyler öğretmeye çalıştım ve şampiyon olamayınca da Fenerbahçe klübü ile sözleşmem fesh edildi,tekrardan başa dönmüş elimde hiçbir şey yokmuş gibi hissediyordum. Hala da hissediyorum,yoksa bu duvarın karşısına geçmiş eski formalarıma bakıp iç çekmezdim. O sırada telefonum çaldı,açmadım ve sessize aldım. Yatağıma gittim ve futboldan uzak geçirdiğim bir günün daha boşluğuyla uykuya daldım. Ertesi sabah uyandığımda telefonumda 23 cevapsız arama ve 1 tane de mesaj gördüm. Mesaj çok netti 'Açsana lan şu telefonu!'. Kim lan bu dallama diye düşündüm ve sarıldım telefona,günüme heyecan gelmişti en azından. 2. çalışında telefona cevap verildi. Umut Kaan : Sen kimsin de arıyorsun arıyorsun sonra tehdit ediyorsun lan ? Mehmet Sepil : Sakin ol Umut, ben Mehmet Sepil. UK : Hadi canım ben de Jose Mourinho o zaman! MS : İnanıp inanmaman umrumda değil. Bu sene PTT 1. ligde mücadele edeceğiz seninde bildiğin üzere ve takımı kendi bünyemiz içinden birine emanet etmek istiyoruz. Senin de bu altyapıdan çıkıp milli takımda oynayarak hepimizi gururlandığını biliyoruz. Uzun süredir futboldan uzaksın antrenör olmak istediğine dair duyumlar aldım. Metin özel problemlerinden dolayı takımdan ayrılmak durumunda kaldı. Eğer ilgileniyorsan yarın saat 11de tesislerde hazır ol ve görüşmemizi yapalım. UK : P-pp-peki ,görüşmek üzere. Neler oluyor? Göztepe başkanı benim teknik direktör olmamı mı istiyor? Alt yapısından çıktığım klübü tabi ki takip ediyordum ve kadrolarının iyi olduğunu ve takımın başında Metin Diyadin'in olduğunu biliyordum. Demek Metin takımdan ayrılmıştı. Sonunda tekrar futbol dünyasına girebilecektim. Kadromuzun iyi olduğunun bilincindeyim ve antrenör olarak ilk sınavıma çıkmaya kendimi hazır hissediyorum. 2 haftadır çıkmadığım evimden çıktım ve yüzümde bir gülümseme ile bir şeyler yemeye gittim. 38 yaşına gelmiştim 14 senedir profesyonel futboldan uzaktım,sadece takip ediyordum. Ama sonunda benim de zamanım geldi ve bunu değerlendireceğim. http://i.hizliresim.com/p82doz.jpg Kadromuz
  10. Yaşım 40.Yolun yarısını geçeli 5 yıl olmuş.Geçmişte futbol direktörlüğü, asistan menajerlik falan yapsam da şuan fabrikada asgari ücretten biraz daha fazla bir ücretle çalışıyorum.Antrenör lisansım var, ama bir işe yaramıyordu.Bu hayattan gerçekten sıkılmaya başlamıştım.Her günüm o kadar yoğun geçiyordu ki, tahmin bile edemezsiniz.Hele bu yaz sıcağında Mersin'de bir fabrikada çalışmak hiç güzel değildi. Bir arkadaşım vardı.Adı Bülent.Biz arkadaş grubumuz arasında ona deli derdik.İddaa oynayarak geçinmeye çalışırdı.Futbola adeta bağlıydı.Cumartesi mesaiyi bitirmiş eve geldiğimde dinlenirken beni aradı. Bülent : Nasılsın Burak ? Burak : İyiyim Bülent, sen nasılsın ? Bülent : Ne olsun işte, aynı.Sana sevineceğin bir şey söyleyeceğim. Burak : Neymiş o bakalım merak ettim. Bülent : Mersin İdman Yurdu hala menajer arıyor ve aday olarak hiç kimse yok.Kimse bu yükün altına girmek istemiyor.Kariyerini riske atmak istemiyor.Senin zaten öyle iyi bir menajerlik kariyerin yok.Ne dersin ? İster misin Mersin İdman Yurdu menajeri olmak ? Öyle kötü para vermezler, korkma.En azından şimdi çalıştığın işten çok daha iyi alırsın. Burak : Ben bir düşüneyim de bakarız. Aslında aklıma yatmıştı.Sezon sonuna kadar transfer yapamayacaktık.Çünkü transfer yasağı vardı.Kulübün borçları da çoktu.Ama zaten kariyerim falan yoktu benim.Kaybedeceğim hiçbir şey yok yani.Ertesi gün gittim başvuruda bulundum.Başkan beni hemen kulüp binasına çağırdı.Kısa bir toplantıdan sonra tek aday olarak teknik direktör oldum.Başkan resmen bana "Bizi bu durumdan kurtar" diye yalvarıyordu.Elimden geleni yapacaktım.Benim memleketimin takımı bu hallerde olmaması lazımdı.Bu takımı bu hallere düşürenlerden hesabı sorulmalıydı. Not : FM 2016'da ilk kariyerime Mersin İdman Yurdu ile başlıyorum.Taktik bakımından ilk haftalarda biraz sıkıntılar olabilir fakat sezonu iyi bir yerde bitirebileceğimizi düşünüyorum.Kariyere hikayeli şekilde devam edeceğim.Bu sefer sade bir başlangıç yaptım fakat güncellemeler son derece renkli ve eğlenceli olacak.
×
×
  • Create New...