Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'kariyer'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • FM Türkiye
    • Announcements
    • FMT Magazine
    • Interviews
    • For Members
  • Football Manager
    • FM 2019 News
    • FM 2019 General Discussions
    • FM 2019 Tactics
    • FM 2019 Database and Files
    • FM 2019 Player Sharing Area
    • FM 2019 Staff Sharing Area
    • FM 2019 League & Team Sharing Area
    • Football Manager Guides
    • FM 2019 Help & Support
    • FMDictionary
    • FM Archive
  • Career Stories
    • Career Stories
    • Legendary Careers
    • Finished Career Stories
    • Career Supplies
  • Graphic Packs
    • Facepacks
    • Logopacks
    • Kitpacks
    • Skins
    • Other Graphic Packs
  • FMT Tournaments & Rivalry
    • Tournaments
    • Rivalry
    • Sweepstakes

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Website URL


Skype


Facebook


Instagram


Twitter


Steam


Konum


İlgi Alanları


Favori Menajer

Found 116 results

  1. İnsan sinirleniyor tamam kazanmış olabilirizde adamların çektiği şut sayısı gol oranına bak.
  2. Arkadaşlar herkese merhaba, Öncelikle şunu belirtmeliyim, şuan kayıtlı oyunum 2020 yılının sezon sonunda kalmış vaziyette.Forumda yeni olduğumdan kayıtlı oyunuma başladığım zaman ile bugün arasında ki süreç hakkında detaylı olarak paylaşım yapamayacağım.Yani kariyer hikayeme detaylı olarak 2020 yılından itibaren başlayacağım.Çeşitli görseller ile destekleyeceğim ve hikaye tarzında bir anlatımla devam ettirmeyi planlıyorum kariyerimi.Başlangıç olarak hikaye bir iş görüşmesinde geçecek ve karakterimiz görüşeceği kulübün başkanına geçmiş başarılarını anlatıp görsellerle bunu destekleyerek kendisini işe kabul ettirmeye çalışıyor olacak.Bu görselleri ve arada geçen konuşmayı sizlere buradan aktaracağım tabii ki.Sonrasında gelişecek olaylar vb. klasik kariyer hikayeleri gibi oyunda ilerledikçe sizlere sunulacak.Umarım başarılı bir proje olur, bu benim ilk deneyimim olacak ve hedeflerim açıkçası büyük Kullanılan oyun sürümü Kış güncellemesi veritabanı ve bunun yanında Genişletilmiş Avrupa Birliği Yaması'nı kullanmaktayım. Küçük birkaç spoiler verelim ; 5 yıl nasıl geçti anlamamıştım.Önce Giresunspor ile yakaladığım başarı ve onca mali krize rağmen ligi 2.sırada bitirerek takımı üst turnuvaya terfi ettirmem, ardından zor günler geçiren Galatasaray'ın sözleşme teklifi.Elbette menajer olarak ilk yılım olmasının verdiği acemilikten ötürü popüler bir kulübü reddetmeyi düşünmek aklımın ucundan bile geçmemişti.Ancak bu popülaritenin getireceği baskıyı kaldırıp kaldıramayacağımı düşünmeden teklifi kabul etmek kariyerimin belki de en büyük hatasıydı.3.ayın sonunda istifamı vermem bunun bir göstergesi olmalıydı. Ahh Göztepe, kupa kaldırmanın tadına vardığım ilk kulüp.Başarıya doyumsuz oyuncularım ve benzersiz taraftarımızla önce üst lige çıkıp ardından gelen kupa zaferleri bizi sarhoş etmişti.Ziraat kupasını kaldırdığımız gece sabaha kadar tüm takım içip, kafaları bulmamızı unutamıyorum bile.Göztepe'de 2 yıl ve ardından İngiltere macerası. Premier Lig'in itibarı okyanusları bile aşıyorken orada bir takım çalıştırmanın hayalini kurmamak aptallık olurdu herhalde.Başarı olarak zor dönemler geçiren Sunderland'in başkanı bizzat kendisi kalkıp İzmir'e gelmişti görüşmek için.Elimin altına 120 milyon Türk Lirası verip, takımı üst sıralara taşı deyip, çekip gitmişti herif.Ortama alışmam çok uzun sürmemişti, lige de iyi başlamıştık.Fakat şehrin suçluluk oranı o kadar fazlaydı ki, sevgilimi memlekete göndermek zorunda kalmıştım.Bende kulübün güvenlik görevlilerinin koruduğu tesislerde yatıp kalkıyordum, başka işim mi vardı sanki.Ligi bütün zorluklara rağmen 5.sırada tamamlamıştık.Liverpool ve Chelsea ile evimizde yaptığımız maç hariç diğer tüm takımlara mağlup olmuştuk.Ulan ne şanssızlıktı be.Hele United'in Manchester'da bize 6 atmasını unutamıyorum bile.Sonra ki 3 günüm kabuslarla geçmişti. Bu şehirde daha fazla kalacağımı zannetmiyorum.Benim gibi eğlenceye düşkün bir adamın bu sıkıcı şehre daha fazla katlanması mümkün değil.Yurt dışına da gidebilirim, İngiltere'de de kalabilirim.Bunu şartlar belirleyecekti.Bunları düşündüğüm dönemde bir sabah spor sitesinde okuduğum haber beni bir an olsun umutlandırmıştı,"Liverpool başarısızlıklarının ardından Jürgen Klopp'u kovdu".Ertesi sabah birkaç spor gazetesi, ismimin Liverpool ile anıldığını manşetlere taşımıştı.Sevinçten havalara uçmuştum.Fakat hemen sonra aklıma Galatasaray faciası gelmiş ve sevincim kursağımda kalmıştı.Dünya çapında bir takım çalıştırmaya hazır mıydım ? Lanet olsun, kendimi hiç hazır hissetmiyordum.Şehrin büyüleyici atmosferi, Anfield'ın elli bin kapasiteli, korkutucu büyüklüğü karşısında adamların teklifini kabul etmek ne kadar da zor olacaktı kim bilir.Allah'a teklif gelmemesi için dua ediyordum. Ertesi gün telefonumun zil sesiyle uyanmıştım.Gelen çağrı Türkiye'dendi. "Alo." diyerek telefonu açtım. "Harun, evlat." boğuk bir sesti, kim olduğunu çıkartamamıştım. "Buyurun, benim." "Ben Fatih TERİM, birkaç dakikan varsa bir şeyler konuşacağım seninle." Aman Allah'ım, efsane teknik adam beni aramış ve o sabah onun sesiyle uyanmıştım.Kendimi son zamanlarda hiç bu kadar sevinçli hissetmemiştim. "Estağfurullah ağabey, buyur dinliyorum." "Evlat, adının Liverpool ile anıldığını duydum.Türk futbolunun geleceği parlak bir menajerisin, en azından ben böyle düşünüyorum.Zamanında bende yurt dışına çıkmıştım biliyorsundur, Milan falan filan.Büyük takımları çalıştırmak her baba yiğidin harcı değildir.Üzerinde ki baskı çok olur, beklentiler devasa boyutlarda olur, altında ezilip kalırsın.Yanlış anlama seni küçümsemiyorum, aynı şey benimde başıma gelmişti.Seninde aynı hüsranı yaşamanı istemiyorum.Bence nefsine mukayet ol, paranın kariyerinin önüne geçmesine izin verme.Ne kadar teklif ederlerse etsinler hiç bir şey mutluluğundan önemli değildir.Kendine iyi bak, bu tavsiyelerime de kulak ver.Kal sağlıcakla." Çağrının kapanma sesiyle kendimi yatağa geri bırakmam bir olmuştu.Lanet olsun diyerek telefonu duvara fırlattım.Liverpool işi gelecek senelere kalmalıydı. Ertesi sabah gerekli evrakları hazırlayarak Sunderland yönetimine istifamı sunmaya karar verdim.Haziran ayında kendime biraz izin verip gelecek iş görüşmelerini, Miami sahilinde kucağımda oturan Latin hatun ile buzlu kokteylimi yudumlarken yapacaktım.Hayattan zevk almıyorsanız, yaşamanın da bir anlamı olduğunu zannetmiyorum.Miami biletlerine bakmaya başlamıştım bile. Miami'de on beş günlük tatilin ardından mutlu bir şekilde İzmir'e dönmüştüm.Hayatımın en güzel yaz tatiliydi diyebilirim sizlere.Sörf yaparken beni yedi metre büyüklüğünde ki dalganın üzerinde görmeliydiniz.Bütün sahilde ki kızlar beni seyrediyordu, eh yakışıklı sayılırım sonuçta. İzmir'e döndükten iki gün sonra, Pazar günü sabahı sevgilime minik bir öpücük kondurduktan sonra yataktan kalkıp banyoya yöneldim.Her sabah olduğu gibi mutlu, huzurlu ve seksi görünüyordum.Ah şu aynalar yok mu ! Rutin şeylerden sonra bilgisayarım ve kahvemi alıp deniz manzaralı masama oturdum.İlk işim elektronik postamı kontrol etmekti. Gördüğüm mesajlarla şok olmuştum.Geçtiğimiz hafta sonlanan Dünya Şampiyonası sonrasında rezalet sonuçlar alan 5 takımdan iş görüşmesi teklifi aldığımı gördüm.Suratım bembeyaz olmuş, elimde ki kahve fincanını usulca yere düşürüp kırmıştım.Sesi duyan sevgilim yanıma koşup beni inceledikten sonra suratıma iki tokat patlatıp kendime gelmemi sağlamıştı. Elim ayağım titriyordu.Ne yapmalıydım ? Milli takım nasıl çalıştırılırdı ki ? Hiçbir şey bilmiyordum.Hiçbir şey düşünemiyordum.Tek yapmam gerekenin soğuk suyun altına girip nöronlarımın kendine gelmelerini sağlamak olduğunu varsayarak banyoya koştum.Soğuk bir 15 dakikanın ardından, koca ülkelerin sorumluluğu altında ezilip kalmaktan korktuğuma ve böyle bir işe kalkışmak için henüz çok erken olduğuna karar vermiştim.Bütün teklifleri usulca reddettim. 2 gün sonra, Premier Lig'e yeni terfi eden ve kadrosunda Wayne Rooney gibi usta bir isme sahip olan Bournemouth takımından bir iş görüşmesi teklifi almıştım.İngiltere'de tekrar bir takım çalıştırmak bana çok zor geliyordu.Ya orta sıralara layık bir takım alıp şampiyonluk kovalardım ya da İngiltere'ye adımımı bile atmazdım.Bu görüşmeyi de geri çevirmiştim. Ertesi gün İspanya'dan bir teklif almıştım.Lige yeni yükselen Eibar bir görüşme için randevu istiyordu fakat şehrin bulunduğu konum ve sahip olduğu imkanlar bana cazip gelmemişti.Görüşmeyi reddetmiştim. Aynı gün içinde iş pozisyonlarının arasında Athletic kulübünün ilanını gördüm.Aman Allah'ım inanılmaz bir fırsat doğmuştu.La Liga'da Real Madrid, Barcelona, Sevilla gibi dev takımlara karşı mücadele etmek oldukça çekici gelmişti.İşe başvuracaktım.Tek sorun tarihti.Temmuz ayının sonu, yani hazırlık dönemi falan olmayacaktı.Hızlı bir giriş yapmak zorundaydım ve eğer işi alırsam transfer için yaklaşık 25 günüm olacaktı.
  3. Tam İsim : Havre Athletic Club Takma İsimler : Le HAC Renkler : Mavi - Lacivert Stadyum : Stade Oceane, Le Havre Başkan : Jean-Pierre Louvel Teknik Direktör : Simeone Kloop Şimdi bu resme iyi bakalım ve kariyerin sonunda gelen başarılarla bir kez daha kıyaslayalım.Uzun sürecek bir kariyer düşünüyorum bakalım müzeye hangi kupaları getireceğiz
  4. Kulübümüz, Ziraat Bankası memuru İbrahim Yekta, Numune Mektebi öğretmeni İbrahim Bigam, Tahmil Tahliye memuru Edip Buran, memur İhsan Dağıstan, 23. Alay yaveri Üstteğmen Hasan Tahsin, ticarethane sahibi Hamit Abey, tüccar Hakkı Cemal Üçer, tüccar Hayri Güntekin, gümrük memuru Rauf Süleymaniyeli, gümrük memuru Sami İstanbullu, posta memuru Semih Can, tüccar Ömer Cevdet Türkmenelili, iskele memuru Asım Güler, tüccar Fevzi Serdengeçti, vapur kumpanyası sahibi Kazım Kırzade, Ticaret Odası memuru Lütfi Resimci, tüccar Muhammer Yeğin, 23. Alay İşae Subayı Mustafa Lütfü, Muhasip Muhip Batıbeki ve Gümrük memuru Necati Salim tarafından 16 Ağustos 1925 Perşembe günü Mersin’de kurulmuştur. İbrahim Yekta ve arkadaşlarının kulübü kurmalarındaki amaç Türk gençliğinin, fizik ve moral kabiliyetlerini ulusal ve inkılâpçı amaçlara yöneltmek, yurt müdafaası amaçlarını geliştirmek, beden terbiyesi ve spor yapmasını temin etmekti. Bu amaç doğrultusunda kurulan ve de etkinliğe geçen kulüp çevrede büyük ilgi uyandırmış ve kısa zamanda Mersin halkının sevgisini kazanmıştır. PROFESYONELLİĞE GEÇİŞ Kuruluşundan itibaren 1949 yılına kadar bölge birinciliğini kimseye kaptırmayan Mersin İdman Yurdu, 1944 yılında Ankara’da yapılan Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü olma başarısı göstermiştir. 1963-64 sezonunda şampiyon olarak 2. Lig’e çıkan Mersin İdman Yurdu, 2. Lig’deki üçüncü senesinde profesyonel bir kadro oluşturarak şampiyon olmuş ve de ilk defa o yıl (1966–67) Lefter Küçükandonyadis öncülüğünde Türkiye 1. Ligi’ne çıkmıştır. PROFESYONELLİK YILLARI Kulüp, tarihinin ilk anlamlı kupası olan Başbakanlık Kupası’nı da aynı yıl Amatör Küme şampiyonu olan İzmir Denizgücü’nü 2–0 yenerek dönemin başbakanı Bülent Ecevit’ten almıştır. 1967 yılından itibaren aralıksız 7 yıl süreyle 1. Lig’de oynayan Mersin İdman Yurdu’nun bu dönemdeki en büyük başarısı 1969-70 sezonunu evinde oynadığı maçlarda mağlubiyet yüzü görmeden ligi 4. sırada bitirmesidir. Takım 1973-74 sezonunda 2. Lig’e düşmüş, 1975-76 sezonunda ise tekrar yükseldiği 1. Lig’de toplam 11 sezon boyunca mücadele etmiştir. Mersin İdman Yurdu, 1982-83 sezonunda evinde oynadığı 17 maç da kalesinde sadece 1 gol görerek bir sezonda kendi evinde en az gol yiyen takım olmuştur. Kulübün tarihindeki en büyük başarılarından biri de Türkiye’yi Kupa Galipleri Kupası’nda temsil etmiş olmasıdır. 1982-83 yılında Türkiye Kupası finalde Fenerbahçe’ye elenerek kupayı alamamasına rağmen, Fenerbahçe’nin aynı yıl şampiyon olması ile Avrupa kupalarında mücadele hakkı kazanmıştır. Eleme maçında Spartak Varna takımına Mersin’de 0-0 ve deplasmanda 0-1’lik skorlarla elenen Mersin İdman Yurdu, o tarihten sonra düştüğü 2. Lig’den, 29 sene sonra 2010-11 1. Lig’i şampiyon tamamlayarak Süper Lig’e çıkmıştır, 2 sezonluk Süper Lig macerasından sonra 2012-13 Süper Lig’de ise 30.haftada Kardemir Karabükspor’a 1-0 mağlup olarak 1.Lig’e düşmüştür. Kırmızı-Lacivertli ekip yeni sezonla birlikte maçlarını 25 bin seyirci kapasiteli Mersin Arena Stadyumu’nda oynayacaktır. 2013-14 1. Lig Play-off finalinde Samsunspor’u Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda 2-0′lık skorla yenip adını 1 yıl sonra Süper Lige yazdırmıştır. RENKLER VE ARMA Mersin İdman Yurdu, ilk başta Mersin Gençlerbirliği adıyla, renkleri kırmızı-beyaz olarak kurulmasına rağmen daha sonraki yıllar kulübün ismi Mersin İdman Yurdu, renkleri ise kırmızı-lacivert olarak değiştirilmiştir. Kulübün arması ortada kırmızı zemin üzerine MİY harfleri, onun etrafında Mersin İdman Yurdu yazısı ile kuruluş yılı olan 1925 yılı bulunan, aynı oranda değişik ölçülerde yapılan armadır. Kulübün flaması, boyu eninin bir buçuk katı olan eşit ende ve yatay yönde ikisi üst ve alt kenarda, birisi ortada kırmızı ile iki lacivert şerit içerir. Gerektiğinde ölçüler yönetim kurulu kararı ile değiştirilebilmektedir. Bu sezon ki hedeflerimiz • Küme düşmemek • Alabildiğimiz kadar galibiyet alarak kasamıza para koymak. • Transfer yasağını iyi bir şekilde değerlendirmek (Gelecek sezon için oyunculara gözlemci yollayarak nokta atışı transfer yapmayı düşünüyorum)
  5. + Fenerbahçe Spor Kulübü Resmi Amblemi Kulüp Hakkında & Yeni Sezon Formalarımız Tarihçe & İstatistik Güncel Kadro Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı & Stadımız **************************************** Fenerbahçe, Mustafa Doğan Can ile anlaştığını bildirdi. Mustafa Doğan Can Kimdir? 17 Mayıs 1979 tarihinde İzmir'de doğdu. Karşıyaka, Denizlispor, Ankaragücü ve Rizespor gibi takımlarda menajer olarak görev aldı. 2015'in temmuzunda Fenerbahçe'ye imza attı. ***************************************************************** Uzun bir aradan sonra yeni bir kariyere başlıyorum. Uzun soluklu bir kariyer olmasını diliyorum. İki günde bir güncelleme yapmayı düşünüyorum. Şimdiden kariyerime göz atacak herkese teşekkürler. Sonra ki güncelleme: Hazırlık maçları, transfer, haberler...
  6. Club Atlético de Madrid, İspanya'nın başkenti Madrid'de kurulmuş spor kulübüdür. Futbol takımı La Liga'da mücadele eden Atletico Madrid, Real Madrid'le birlikte Madrid'in en önemli iki kulübü arasındadır. Atletico Madrid, geçmişi ve başarıları ile Barcelona ve Real Madrid'den sonra ülkenin en önemli kulüplerinden biri olarak kabul edilir. İç saha maçlarını Vicente Calderon Stadyumu'nda yapan kulübün Real Madrid'le oynadığı derbiler son derece çekişmeli geçer. Takım taraftarlarının büyük bir bölümü Kralın Takımı olarak gördükleri Real'e karşı muhalif olması nedeniyle Atletico'yu tutar. Zaten kulüp 26 Nisan 1903 günü dönemin İspanya yönetimine muhalif üç adet Bask'lı öğrenci tarafından kurulmuştur. Kurucuları kulübü Bask Bölgesi için bir spor kulübünden öte durumda olan Athletic Bilbao'nun bir kolu olarak kurmuşlardır. Kurulması ile birlikte Real Madrid'de bulunan tüm muhalif üyeler bu kulübe geçmiştir. 1921 yılında kadar Athletic Bilbao ile bağlı olan kulüp bu yılda ayrılmış ve iki yıl sonra ilk stadyumları Metropolitano'yu yapmıştır. Bugünkü stadyumları Vicente Calderón'a 1966'da geçmişlerdir. Kulüp, son olarak 1996 yılında hem La Liga şampiyonluğu hem de İspanya Kral Kupası'nı aynı sezon içinde kazanma başarısı göstermiştir. Ayrıca 2013 yılında İspanya Kral Kupası'nı finalde Real Madrid'i 2-1 mağlup ederek tarihinde 10.kez müzesine götürdü. Kulüp tarihinin en büyük başarıları ise 1974 yılında Toyota Kupası olarak da bilinen Kıtalararası Kupa şampiyonluğu, 1962 yılındaki Avrupa Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu, 2010 ve 2012 yıllarındaki UEFA Avrupa Ligi Şampiyonluğu, 2010 ve 2012 yıllarındaki UEFA Süper Kupa Şampiyonluğudur , ayrıca 2013-14 yılında oynadıkları ve en büyük rakibi olan Real Madrid'e kaybettikleri bir UEFA Şampiyonlar Ligi finali vardır. 2014 Yılında Atletico Madrid, deplasmanda Barcelona ile 1 - 1 berabere kalarak, 1996 yılından sonra şampiyonluğunu ilan etmiştir. Bu Şampiyonluk 18 Yıl aradan sonra gelen ilk şampiyonluktur ve Atletico Madrid'in La liga tarihindeki 10. şampiyonluğu olmuştur.
  7. Takım : Manchester United Lakap : Kırmızı Şeytanlar (Şeytanlar) Başkan : Joel & Avram Glazer Stadyum : Old Trafford Kulüp tarihi hakkında kısa yazı ; Manchester United takımı şuan ki adıyla Barclays Premier League liginin en başarılı takımlarından biridir.Müzesinde 20 BPL , 2 Championship League , 3 Uefa Şampiyonlar Ligi , 1 Uefa Kupa Galipleri kupası , 1 Süper Kupa , FA Charity/Community Shield 20 , Lig Kupası 4 , Federasyon kupası 11 , Kıtalararası Kupa 1 , FIFA Dünya Kulüpler Kupası 1.Bu büyük takımın müzesinde resmi kupalar toplamı olarak 64 kupası bulunmaktadır.En parlak dönemini Sir. Alex Ferguson |1986-2013| zamanında yaşamıştır.
  8. İsim:Somaspor Takma ad:Siyah İnciler Kuruluş:1985 Stad:Soma Atatürk Renkler:Siyah-Beyaz Formalarımız: Stadımız: Somaspor tarihi hakkında kısa bir özet : Bu sezonki fikstürümüz : Yapmayı planladıklarım: Altyapıya çok fazla önem verip,altyapıdan gelen oyunculara şans vermek istiyorum.Tabii ki 1 sezonda altyapı güçlenemez.Bir kaç sezonda altyapıyı güçlendirip,eğer PTT 1.Lig veya Süper Lig'e yükselirsem yabancı oyuncu oynatmamayı,Altınordu gibi bir transfer politikası izlemeyi düşünüyorum.Yani kısacası ilerideki sezonlarda altyapı temelli bir takım kuracağım.Ancak şuan öyle olmayacak. Altyapıya para harcayıp iyice geliştirdikten sonra,antrenman tesislerini geliştirmeyi ve kapasitesi fazla olan bir stad yaptırmayı düşünüyorum eğer üst liglere çıkabilirsem. Oyunumda kullandığım yamalar: 3.Lig,BAL,Süper Amatör Lig ve Yerel Amatör Lig Yaması,Kendi yaptığım Türkiye'deki neredeyse tüm takımları içeren logo paketi. Bol soluklu bir kariyer olmasını diliyorum,Umarım size de güzel bir kariyer sunabilirim.
  9. GÖZTEPE BAŞKANIMIZ: STADIMIZ: Merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır forumda kariyer paylaşmıyordum. Umarım hepimiz için güzel bir kariyer olur. Bu takımda uzun yıllar kalmak istiyorum. Süper lige çıkıp art arta şampiyonluklar almak istiyorum. İnşallah bu yolda hep birlikte oluruz... Hedeflerimiz: İlk sezonda ziraat türkiye kupasında gruplara kalmak Süper lige doğrudan çıkmak Genç oyuncuları kadromuza katıp gelişimlerinde rol oynamak GELECEK GÜNCELLEME: 1- Transferler 2- Hazırlık Maçları 3- Lig fikstürümüz
  10. LOGO BAŞKAN Massimiliano Santopadre STAD TARAFTARIMIZ HEDEFLERİMİZ Öncelikle Perugia ile SERİ A ya ulaşmak ve Avrupa kupalarında boy göstermek. Seri A da şampiyonluk Uzun soluklu kariyer olacağından Perugia bir basamak olarak görüp farklı liglerde lig şampiyonlukları yaşamak.(en az 5 farklı ligde lig şampiyonu olmak)
  11. "Başarı sabır ile gelir ama ben sabıra gelemem..." Yıl 1993 Temmuz Sıcağında hayata merhaba diyen zamanın en saf insanlarından olan bu futbola çok meraklı değildi. Futbolcu olmak istemedi, belki de olamazdı. Ama ta ki antrenörlük sınavlarına kadar.. Henüz yeni yetme antrenörümüz 2013 Aralık Ayında Brezilya'da eğitimini tamamladı ve artık ne yapacağı belliydi; Çalışmak! Bölgesel itibara sahip 20 yaşındaki genç teknik adam boşta! Bir an önce bir kulüp ile anlaşıp kendini ispatlamak istiyor. Kullanılan Data Editörü: *FMKolik v6 Kazasız belasız 2015'deki son oyunumuzu oynuyoruz İnşaallah..
  12. FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ Kulüp Başkanı: Aziz YILDIRIM Kulüp Stadı: Şükrü Saraçoğlu Stadyumu FENERBAHÇE BASIN DUYURUSU Kulübümüz İsmail Kartal ile yollarını ayırmış bulunup yeni teknik adamlığa Mustafa Doğan Can'ı getirmiştir. İmza töreni bugün saat 14:30'da Şükrü Saraçoğlu'nda gerçekleştirilecektir. İmza töreni basına ve halka açık yapılacaktır. FENERBAHÇE 2015-2016 SEZONU FUTBOLCU KADROSU Veri tabanında transfer ve yabancı kuralında değişiklik yaptım. Diğer değerlerin hepsi olduğu gibidir. Öncelikle herkese selam olsun arkadaşlar. Yarın öğle saatlerinde güncelleme yapmayı düşünüyorum. Ardından hızlı bir şekilde devam edeceğim.
  13. Öncelikle herkese merhaba, Şu anda başlamış olduğum yazı benim ilk kariyer hikayem olacak. Son hafta boyunca yerli yabancı bir çok forumdan kariyer hikayeleri okudum ve bir tane de ben yazmak istedim. Bu yazı benim ilk tecrübem olduğu için elbette hatalarım, yanlışlarım olacaktır. Şimdiden affola. FM04'ten beri sürekli olmasa da fırsat buldukça bu oyunun içinde oldum. Oyunun bir çok özelliğini kullanıyorum fakat kendimi "Bu oyunu çok iyi oynuyorum." diye tanımlayamam. Bu süreçte siz diğer üyeler de yorum ve önerilerinizle yanımda olursanız hep beraber eğlenceli bir süre geçirir, birbirimizden bir şeyler öğrenebiliriz diye düşünüyorum. Şimdi oyuna başlayalım. Büyük bir takım seçerek başarılı olma niyetinde değildim ve Almanya 2. Lig ekiplerine göz attım. Seçeceğim takım Bochum'du. Hep beraber Bochum'a bir göz atalım. Kulüp logomuz bu şekilde. Kulübümüz 1848 yılında Bochum şehrinde bir atletizm kulübü olarak kurulmuş. 1911 yılından beri de futbolun içindeyiz. Forma renklerimiz de logomuz gibi mavi beyaz. Kulübün en kötü özelliği kendisine ait bir stadyumu olmaması. Umarım önümüzdeki yıllarda elde edeceğimiz başarılar vesilesiyle bir stadyuma sahip olabiliriz. Takım seçimi yaparken Bochum'u seçme sebebim altyapı ve antrenman tesislerinin bulunduğu lige göre daha iyi olması ve kulübün borç batağında olmamasıydı. Medya tahminlerine göre kulübün yılı 8. sırada bitirmesi bekleniyor. 18 takımın yer aldığı ligde kulüp yönetiminin hedefi ise ligi yukarı yarıda yani ilk 9'da tamamlamak oldu. Alt lig takımlarına pek de aşina olmayan biri olarak takıma göz attığımda oyuncuların tahminimin epey üstünde olduğunu gördüm. Alman kulübü, altyapı vesaire sebeplere bağlıyorum durumu. Ligdeki diğer takımlara da biraz göz attığımda olayı iyice netleştiririz.
  14. Logo; Mabedimiz; Başkan; Kadro; İyi veya kötü her türlü yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar. Kullandığım yamalar; pr0 (3.9.2015) Tema; FMTema v2.1 Gelecek güncelleme; ● Transferler ● Hazırlık Maçları
  15. Barrow Association Football Club Logomuz; Mabedimiz; Kadromuz; Amacımız; Her sezon lig çıkarak Premier Lig'e ulaşmak. Kariyer kurallarını okudum ve onaylıyorum.
  16. Herkese Merhaba Arkadaslar. Öncelikle Bu Benim İlk Kariyer Hikayem. Biraz Acemice Olmus Olabilir. Uzun Soluklu Bir İnter Kariyer Baslamıs Bulunuyoruz. Tarihimiz Formalarımız Stadyum Kullanacağımız İlk 11 Direktifler Yapıcağımız İlk 8 Hazırlık Maçı
  17. ÜLKE: SLOVAKYA KULÜP:AS TRENCİN STADYUM:Na Sihoti Na Sihoti toplamda 16 bin kişilik kapasiteye sahip olup Slovakya'nın en büyük 3.Stadyumudur. Kuruluş Yılı: 1992 Hedefler: 1-Ligin en iyi takımı haline gelmek 2-Ekonomiyi güçlendirmek 3-Genç yetiştirme konusunda bir marka yaratmak. 4-Avrupa'da başarılar kazanıp ligde adımızı duyurmak. Antrenörlük Diplomasız-Milli Futbolcu Statüsünde başladım. Umarım sizde benim kadar keyif alırsınız :) Öncelikle taktiğimizi pas ve oyun hakimiyeti üzerine kurduk.Ve bunu 2 alternatif hücuma dayandırdık; 1-Oyunun beklerin desteği ile kanatlara taşınması 2-Sahanın orta bölgeye garanti paslarla ulaştırılıp Sahanın 3.bölgesinde topun yaratıcı oyunculara ulaşması(Kanatlar-OOS) Oyun Felsefemiz ne olursa olsun akıcı bir şekilde pas yaparak hücuma dayalı oynamak.
  18. Merhabalar, iyi akşamlar arkadaşlar. Umarım iyi bir kariyer yapacağım, bu seri için son kariyerim olacaktır. Bestemiz! Tarihimiz Bütçemiz Kadromuz
  19. KULÜP HAKKINDA BAŞAKŞEHİR FATİH TERİM STADYUMU KADRO Veritabanı Değişiklikleri - FmKolik15 Yaz Transfer Yaması v6 - Türk Vatandaşlığına geçme süresi 5 yıla indirildi. Mevcut Sezon Hedefleri - Taraftarın ve Yönetimin Güvenini Kazanmak - Süper Lig'de İlk 4'e Kalmak - Türkiye Kupası'nda Finale Çıkmak - Avrupa Ligi'nde Gruplara Kalmak.
  20. Türkiye Millî Futbol Takımı, Türkiye'yi uluslararası turnuva ve maçlarda temsîl eden futbol takımıdır. İlk maçını 26 Ekim 1923 tarihine oynayan takım; FIFA Dünya Kupası 1950, 1954 ve 2002 olmak üzere 3 defa hak kazanmış; ancak 1950 FIFA Dünya Kupası'na finansal sorunlar yüzünden katılamamıştır. Türk Millî Takımı ulusal karşılaşmalara Avrupa elemelerinden katılmaktadır. 2002 Dünya Kupası'nda Şenol Güneş yönetiminde aldığı üçüncülük, Fatih Terim yönetiminde Euro 2008'de aldığı üçüncülük tarihindeki en büyük başarılarıdır ve Şenol Güneş yönetiminde gençleştirilmiş kadrosuyla 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da üçüncülüğü vardır. Tarihinde 2 kez FIFA Dünya Kupası'na katılma başarısı göstermiş olan Türk Millî Takımı'nda Ermenistan maçı itibariyle en fazla formayı 120 kez Rüştü Reçber giymiş, millî forma altında en fazla golü ise 51 kez ile Hakan Şükür atmıştır. Millî takımın kullandığı formalar ise iç sahada Türk bayrağının renklerinden alan klasik kırmızı-beyaz formadır. Dış sahada kullanılan forma ise yeni dizayn edilmiştir; Türk bayrağı rengi kırmızı ile beyaz renkten oluşmaktadır. Avusturya-İsviçre'nin ortaklaşa düzenlediği Euro 2008'de sakatlıklara rağmen (Almanya maçında toplam 14 oyuncu vardı ve bunların 2'si kaleciydi) Almanya ile yarı final oynadı ve son dakika golüyle elendi. Türkiye, 3 Eylül 2015'te açıklanan FIFA Dünya Sıralaması'nda 635 puanla 46. sırada yer aldı. Takım Bilgisi Kadromuz(Şimdilik) Taktiğimiz Fikstür Takipte ve Esen kalın İyi Forumlar... Yorumlarınızı bekliyorum
  21. Tottenham Hotspur Football Club, daha çok Spurs olarak bilinir. Günümüzde FA Premier League'de oynayan Tottenham, Kuzey Londra'da kurulmuş profesyonel bir İngiliz futbol kulübüdür. Kulübün stadı White Hart Lane'dir. Tottenham, İngiltere'de 20. yüzyılın içinde 1960-61 sezonunda, hem ligi, hem kupayı kazanmayı başarmış ilk takımdır. 1963 yılında da Kupa Galipleri Kupası'nı kazanarak Avrupa'da kupa kazanan ilk İngiliz takımı olmuştur. 1970'lerde iki kez İngiltere Lig Kupası'nı ve 1972'de de yeni adıyla ilk UEFA Kupası'nı kazanmışlardır. 1980'lerde Spurs, birçok kupa kazanmıştır; iki kez FA Cup, bir kez FA Community Shield ve 1983-84 sezonunda UEFA Kupası'nı kazanmışlardır. 1990'larda FA Cup ve Lig Kupası'nı kazanmışlardır. 2008'de Lig Kupası'nı bir kez daha kazanmışlardır; böylece her on yılda en az bir kez bu kupayı kazanmış oldular. Bu, sadece Manchester United tarafından gerçekleştirilmiş bir başarıydı. Kulübün Latince motto'su Audere est Facere'dir; (anlamı: "Cesaret etmek yapmaktır.") Amblemi bir futbol topuna tünemiş horozdur. Kulüp, yakın komşusu olan Arsenal ile uzun bir tarihe sahip olan bir rekabet içindedir, bu iki takım arasındaki maçlar Kuzey Londra Derbisi olarak bilinir. MABEDİMİZ EFSANE BAŞKANIMIZ DANİEL LEVY'NİN ÇEŞİTLİ HAL VE DURUMLARDA Kİ GÖRSELLERİ BAŞKANIMIZ ENDİŞELİYKEN O gün bombayı BBC Sports bırakmıştı. Manşetlerinde Tottenham'ın menajeri değişti başlığı ile herkesi hazırlıksız yakalamışlardı. ####ŞOK#### Tottenham takımın başına tecrübesiz menajer Fettah Yıldız'ı getirdi. Açıkcası otoriteler tarafından ilk defa duyulan Fettah Yıldız'ı kim nereden buldu bilmiyoruz. Tottenham büyük hedefleri olan bir takım, o yüzden kendini ispatlamamış birisi ile yürümelerini anlayamıyoruz. Umarım ligimizde başarılı olur fakat ben pek zannetmiyorum diyordu spor yorumcuları. Fakat hedef büyük idi, kendime güveniyordum. Bu iş için biçilmiş kaftandım Öncelikle takım ile ilgili bilgi vermem lazım. Fm 14 oynuyorum ve 2013 yazından başladım. Biliyorsunuz Daniel başkanımız Gareth Bale satışı ile eşek yükü ile para kaldırdı ve ordan gelen hazine ile harika bir takım oluşumuna girmişler. Çok genç ve yüksek derece potansiyelli yıldızlar gelmiş. Christian Eriksen, Erik Lamela gibi. Tabi ki çer çöp bu takımda fazla çünkü orta halli bir takımdı Tottenham ama hedefler büyük. Bu elemanları parlatıp bir süper yıldız yapmalıyım. Derinliği yüksek bir kadro kurmalıyım zira çok fazla maça çıkıcaz. Ff cup olsun Capital One Cup olsun, ilk sezonumuzda UEFA Avrupa Ligindeyiz. Orda da kupayı kazanmayı planlıyordum ama işler pek istediğim gibi gitmedi. İlk sezon için Valon Behrami yi 9.5 M den Napoli'den, Ben Davies'i 11.5 M ile Swansea'dan almıştım. Orta sahamda Sandro, Paulinho, Etiene Copue, Lewis Holtby, Mousa Dembele gibi güçlü oyuncular mevcuttu fakat Behrami ilerde sezonu kurtaran adam olucak. İlk sezonda bek sıkıntısı var biraz, Danny Rose sürati yüzünden çok rakip defansı mundar etmiştir fakat defansif özellikleri çok düşük, Benait Asou-Ekotto'da kiralık gitmiş. Sağ bekim Kyle Walker işe yarar, potansiyeli yüksek ve istediğim özelliklere sahip. Üçüncü bek adayı Kyle Naughton. Açıkçası sağ bek Kyle Walker garanti fakat sol bek de bu ikisinden de istediğimi alamayacağımı düşündüm. ( Bu kadro bir sonraki sene için, kadroya pek bakmayın) Böyle bir taktik düşünüyordum, açıklamak gerekirse İngiltere'de yaratıcılığı ve teknik özellikleri yüksek ve süratli kanat oyuncuları bol. Benim stoperlerim de çok süratli olmadıkları için defans çizgisini en geride kurmak şuan için en mantıklısı idi. Lamela ve Chadli sağ ve sol kanatta oynayabiliyorlar, onları markajdan kaçırıp tehlike oluşturmaları amacıyla yer değiştirmelerine izin verdim. Kanatlar ve forvetim süratli oyuncular bu yüzden koşu yoluna pas uygundu. Beklerimin hücum özellikleri gayet iyi, hücum varyasyonların da onların yardımı bize oyunu açmak için iyi fırsatlar sunabilir, bekleri çıkart dedim. Topa sahip olma önemli ve ilk oyunlarda hep düşük kaldı, bu yüzden düşük tempo seçtim, kararlı ve istikrarlı bir pas oyunu istiyordum, ne yaptığını bilmeyen amatör bir takım değil. Emmanuel Adebayor hazırlık maçlarında çok kötü performans gösterdi, afra tafra yaptı ve yüksek bir maaşı vardı. Fiorentinaya 6.5M ya sattım fakat maaş desteği istedi. Mecbur kabul ettim. İlk 11 de düşünmüyordum. Kafam da 4-2-3-1 vardı ve kadro çok uygundu. İstediğim oyun topa sahip olan, akışkan, kısa pas ve sürekli hücumu düşünen, karşı savunmacılara zorlu dakikalar yaşatmayı planlıyordum. İlk sezon hazırlık maçları istediğim gibi gitmedi. Tottenham 21 yaş altı ile ilk maçım kolay geçti. 6/0 gibi bir skorla geçtim. Lokomotif Moskova ve Angers SCO takımlarına deplasman da 2/0 ve 6/5 gibi ilginç skorla yenildim. Kaiser Chefs, San Jose ve Real Madrid ile 1/1 0/0 1/1 skorlarıyla berabere kalmıştım. Real Madrid maçı sadece hoşuma gitmişti. Avrupa Ligi eleme maçlarında FC Utrecht ile eşleştim. Kolay bir karşılaşmaydı. 3/1 2/1 skorlarıyla geçtim. Fakat savunmam ilk sinyalleri vermeye başlamıştı. Gol yemediğim maç neredeyse yoktu. Younes KAboul yüksek boyu ve hızı ile savunmanın değişmez asıydı. Fakat yanına teknik Jan Vertoghnen ile aynı dili konuşamamanın da etkisi ile pek uyum yakalayamadılar başlarda. Vlad Chiricheş ve Dawson da istediğim özelliklere sahip değildi. Sadece yedek olabilirlerdi. Bu sezon için yapacak bir şey yok. İstediğim oyunu oynatabilmeme karşın ligin daha ikinci haftasında evimizde Cardiff ile 1-1 berabere kaldık. İki maç kazanıp evimizde West Brom a kötü bir oyun ile 2-0 yenildik. Bazı şeyler istediğim gibi gitmiyordu. Fakat Manchester City deplasmanında 4-3 gibi bir skorla galip gelmeyi bildik ve bu takımın morallerini yükseltmeye yetti. Takım artık zafer istiyordu. Avrupa'da da gruplar belli olmuştu. Spartak Moskova, aaB, Tel-Aviv. Nispeten kolay bir grup oldu ve lider olarak çıktım. Gruptan namağlup olarak çıktım. İlk eleme turu OM ile idi. Fransa'da 2-2 ye göz yumduk ve darbeyi İngiltere'ye bekletiyorduk fakat sakin bir maç geçti. 1-0 ile turu geçmeyi bildik. İkinci eleme de Valencia ile eşleştik. Zor bir eşleşme, ne olacağını kestirmek zor ve İngiltere'de kötü bir futbol ile 2-1 yenildik. Eşleşme çok zora girmişti, ama bu kupayı takım çok istiyordu. Amaçlarını hatırlattım. Soldado ve Lamela'nın insanüstü performanslarıyla İspanya'da 3-0 galip gelmeyi bildik. Taraftar çıldırmıştı, böyle bol pozisyonlu bir maç onları tatmin etmişti açıkçası ama FF Cup da 5. Tur da Chelsea ile eşleşmiştik. Çok zor bir eşleşme, zaten Chelsea ligde herkezi harcıyor, rakip farkı etmiyordu. Ligde 1 mağlubiyet ile liderdi ve 3 puan ardıncan Man U geliyordu. Bu devlerin ardından gelmek çok zordu nitekim ligde bu ikisi ayrıldı. Man City, Arsenal, Liverpool, Newcastle ve Tottenham arasında 3.lük savaşı kıran kırana geçiyordu. Man City ve Arsenal'in çok iyi kadroları vardı. City'yi deplasmanda 4-2 yenmiştik ama evimizde taraftarımıza kötü bir sürpriz yaptık. 2-1 yenildik. Arsenal daha zordu. North London derbisi hem taraftar için hem de oyuncular için çok gergin geçiyordu. Böyle durumları oyuncularıma alıştırmak benim görevimdi ve elimden geldiğince yaptım. Deplasmanda 1-0 yenmiştim ve taraftarı çıldırmıştı ama Nisan ayında evimizde taraftarımızda unutamayacağımız bir yara bırakmıştık. Kötü bir futbol ile 2-0 yenilmiştik. Arsenal'li ler sevinç çığlıkları atarken The Yids, taraftarımızı sükûnete çağırıyor, Fettah Yıldız'a güvenmemiz gerektiğinden bahsediyordu. Böyle heyecan dolu bir ligde deneyimsiz menajer Fettah Yıldız hatalar yapa yapa ders çıkarıyordu ama bazı hataların geri dönüşü olmuyordu. Şampiyonluk yarışından çoktan kopmuştuk çünkü Chelsea affetmiyordu. Arkamızdakilerle aramızdaki farkı da açamıyorduk bir türlü. 3. Liverpool'un 48 puanı, 4. Tottenham'ın 47 puanı, 5. Arsenal'ın 45 puanı, 6. Man City'nin 45 puanı, 7. Newcastle in 44 puanı vardı. Böyle acaip bir lig vardı, kıran kırana geçiyordu, kaybettiğimiz en ufak puan bizi çok gerilere düşürebilirdi. O zamanlarda takımım olağanüstü bir azim ve motivasyon örneği gösterdiler. Bu durum son haftalara kadar böyle geldi. Liverpool ile yakınız, bir o geçiyor bir ben geçiyorum fakat fikstüre baktığımda beynime kan sıçradı. Ligde ki son 5 maç şöyle idi; evimizde Man U ile evimizde Arsenal ile evimizde Newcastle ile deplasmanda Liverpool ile son maçta evimizde Southampton ile. Avrupa da tabi ki devam ediyordu Valencia'yı eleyip çeyrek finallerine vizemizi almıştık. Fiorentina ile eşleştik, çok güçlü kadroları vardı. İyi transferler yapmışlardı ve çeyrek finale kadar temiz skorlarla yendiler. İlk maçı İtalya'da 4-2 kaybettik. Savunmamız çok büyük uyarılar veriyordu çünkü ara toplar çok büyük tehlike oluşturuyordu. Fransa mill takım kalecisi Lloris kalesinde devleşmese çok daha büyük farklar yiyebilirdik, şükür Lloris'in konstantrasyonu üst seviye idi. Evimizde muhakkak ki kazanmalıydık, başka bir ihtimal yoktu. Taraftar da benimle aynı düşünüyordu fakat pek bir beklentileri de yoktu benden çünkü bu adamın oyuncu hayatı bile çok amatördü. Onlara yanlış olduklarını ispatlamam gerekiyordu. Maç başlamıştı, İtalyan ekibi resmen neye uğradığını şaşırmıştı. Taraftarımızın doksan dakika susmayan tezahüratlarıyla resmen cehenneme çevirmiştik Fiorentina için. O maçta Christian Eriksen ve Soldado'nun müthiş performansı, taraftar ile birleşince 6-0 gibi bir sonuç çıkmıştı. Takım darmaduman etmişti Fiorentina'yı. Ertesi gün başlıklarda Tottenham başarısı yazıyordu çünkü Fiorentine çok iyi bir takımdı ve 4-2 gibi bir sonuçla yenilmiştik. Bu sonuç harika idi. Yarı finalde milli gururumuz Bursa ile eşleştik. Kolay bir eşleşme zannediyordum fakat bu düşüncemi bana yedirdiler. Türkiye'de Bursa taraftarı müthişti, takım iki pas bile yapamıyordu ama Bursa'nın da hücum gücü zayıftı. Lloris yine bizi kurtarıyordu ve 1-1 e boyun eğdik. Türkiye'de kesin kazanmalıydık. İki hafta sonra dakikalar 90 u gösterirken 1-1 idi maç. Uzatmalara gitmesini istemiyordum çünkü kondisyonumuz çok zayıflamıştı takımımın ama 90+4 de ara topa atılan topa sol bekim Danny Rose çok geç uyandı ve yetişemedi rakip forvete, rakip forvette büyük bir soğukkanlılık gösterek bütün White Hart Lane Stadyumunu susturan golü atmıştı. Evet, Bursaspor'a elenmiştik, finale gidemedik. Finalede Juventus ile eşleşti ve Juventus 5 attı. Ligde mecbur başarılı olmalıydık, avrupa liginde beklenilmeyen bir Bursa mağlubiyetinden sonra bu son 5 maçın altından alnımızın akıyla kalkmalıydık. Son maçlar böyle geçtikten sonra ligi 3. bitirdik. Hedefleri tam anlamıyla karşılamıştık diyebilirim, FF Cup'ta sadece bekleneni karşılayamadık ama takım umut veriyordu. Yeni sezonda hedef şampiyonluktu, bakalım zaman bize neleri göstericek. 2014/2015 Transfer Sezonu GELENLER: Leighton Baines: Takımın 3 yıl boyunca sol bek açığını kapatabilecek yetenekte bir insan. Çok kaliteli bir profili var ve büyük maçları çıkarabilecek bir tecrübeye sahip. 14 M+ 3M 36 AY Gino Peruzzi: Müthiş bir sağ bek, çok genç, güzel bir profil ve çok yüksek bir potansiyel. 6 7 yıl takımımda kalır. Pahalıya mal oldu, 20 M, nakit. Eder Alvarez Balanta: Genç başka bir yetenek, harika bir profil ve yüksek potansiyel. Takımın 6 7 yıl boyunca tandemini oluşturacak bir isim. 7 M Euro çıktı cebimden Facundo Ferreyra: Defoe ve Adebayorun ayırlmasından dolayı mecburen forvet hattına bir transfer lazımdı. 12 M € istedi Shaktar. Genç başka bir yetenek Lucas Romero: Takip edenler bilir, Arjantinlilerin en büyük potansiyel içeren orta sahalarından biri, şuan ahım şahım değil ama ilerde çok faydalı olacak, rotasyon için de güzel bir tercih.3 M € mal oldu. Maxym Koval: Neredeyse ölmüş Brad Friedel ve Gomesi 600 K € 'ya sattıktan sonra yedek kalecimiz yoktu. 10 yıl kalır takımda, o derece iyi bir yetenek. Mario Solferino: Harika bir regen, harika bir Arjantin klasiği. Müthiş bir profil. Bekleyip görecez bu çocuk ne olacak GİDENLER: Takımımda 18'e bile giremeyen, çer çöpü yollama vaktiydi artık. İlk sezonumda yollayamadım fakat şimdi alıcılar bulabildim. Lewis Holtby: Machester City'e 17 M € Kyle Walker: PSG'ye 16 M € Etienne Copué: Liverpool'a 4 M € Jake Livermore: Norwich'e 4 M € Gylfi Sigurdson: Southampton'a 4.5 M € Paulinho: Dortmund'a 14 M € Vlad Chiriceş: R.Sociedad'a 10.25 M € Danny Rose: Liverpool'a 7 M € Jermain Defoe: Q.P.R 1.5 M € Güzel bir transfer sezonu geçirdiğime inanıyorum. Kullanamadıklarımı iyi fiyata sattım.
  22. Başkanımız - Dursun COŞKUN Stadımız - Pendik Erdoğan Demirören Stadı Tarihçemiz Tarihi 1927’e kadar uzanan Pendikspor, 1950 yılına kadar resmî prosedürlere bağlı olmaksızın faaliyetlerini sürdürmüştür. 1950 öncesinde “Pendik Gençlerbirliği” adıyla Fenerbahçe, Beşiktaş ve Vefa kulüplerini mağlup etmiştir. 1950 yılında kurulan kulüp, 1982 – 1983 sezonuna kadar İstanbul amatör kümelerinde mücadele etmiştir. 1983 – 1984 sezonunda 3.lig’in kurulması ile profesyonel statü kazanan kulüp 1998 yılına kadar 3. ligde yer almıştır. 1997 – 1998 sezonunda 3. Lig’de şampiyon olarak 2. Lige çıkmış, bu ligde 2 sezon mücadele etmiş daha sonra 1999 – 2000 sezonunda tekrar 3. Lig’e düşmüştür. Kulüp 3 sene sonra 2003 – 2004 sezonunda 3. Lig 4. Grupta şampiyon olarak Lig B’ye yükselmiştir. 2005 – 2006’da Lig A’ya çıkacak 3. takımın belli olacağı play-off’lara kalmış ancak final maçında Eskişehirspor’a elenmişlerdir. 2014-2015 sezonu itibariyle Spor Toto 2.Lig Beyaz Grup'ta mücadele etmektedir.
  23. KAYSERİSPOR BAŞKANIMIZ HİLMİ DERİNEL KAYSERİ KADİR HAS STADYUMU KAYSERİSPOR 2014/15 KADROSU TAKIM İLK 11'İ TAKIMIN BAŞINA AKIN DAĞDELEN GETİRİLDİ
  24. Kulübün Logosu Kulübün Formaları Kulübün Tarihi (Kaynak: Wikipedia) 12 Ağustos 1970 tarihinde Paris FC ve Stade Saint-Germain takımlarının birleşmesi sonucu kurulmuştur. 1974 yılından itibaren Ligue 1'de oynamaya başlamıştır. Kulübün ülke içinde 4 Ligue 1, 8 Fransa Kupası, 4 Fransa Lig Kupası, 4 Fransa Süper Kupası şampiyonluğu bulunurken, Avrupa'daki en önemli başarısı ise 1996 senesinde kazandığı UEFA Kupa Galipleri Kupası olarak dikkat çekmektedir. Paris Saint-Germain, Marsilya şehrinin takımı Olympique de Marseille ile ezeli bir rekabet içerisindedir iki kulübün maçları ülkenin en ünlü futbol maçı olma niteliğini taşır ve ülkede Le Classique diye anılır. 2012 yılında Katarlı yatırım şirketi Qatar Investment Authority tarafından satın alınarak dünyanın en zengin futbol kulüplerinden birisi haline gelmiştir. PSG ezeli rakibi Olympique de Marseille'dan sonra en çok taraftara sahip ikinci Fransız kulübüdür. Kulüp Başkanı Teknik Direktör 2007 yılında, AS Monaco'ya giden Ricardo'nun yerine FC Girondins de Bordeaux'ya Teknik direktör olarak gelmiştir. Takımını, henüz ilk sezonunda Lyon'un ardından 2. sıraya yükseltmeyi başarmıştır.Bu başarının ardından Raymond Domenech'in yerine Fransa Milli Futbol Takımı teknik direktörlüğüne getirildi.2010 senesinde Ligue 1'in en iyi Teknik direktörü seçilmiştir2008-2009 Bordeaux'yla Ligue 1 şampiyonu olmuştur. 2010 FIFA Dünya Kupası sonu itibarı ile Fransa milli futbol takımının başına geçmiştir. 2011 Mayıs başlarında patlak veren ırkçılık suçlarından ötürü Milli Takımlar Teknik Direktörlüğü görevinden alınmıştır. Laurent Blanc'in istifasının ardından yerine geçen taze ve Türk bir menejer Transfer Bütçesi: £47.54M Kadro En Değerli Oyuncu Kariyer Kurallarını Okudum ve Kabul Ediyorum.
×
×
  • Create New...