Jump to content

Length

FMT Üye
  • Content Count

    47
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    1

Length last won the day on July 14 2017

Length had the most liked content!

Community Reputation

9 Normal

About Length

  • Rank
    Ulusal C Lisansı
  • Birthday 05/09/1999

Contact Methods

  • Facebook
    https://www.facebook.com/vlknylmztr

Profile Information

  • Cinsiyet
    Bay
  • Konum
    İzmir

Recent Profile Visitors

384 profile views
  1. Fm 17'den 18'e geçeceğim için kapatılmasını istiyorum.
  2. Teşekkür ederim ? İşte dipteydim. Dip neydi? Bir kariyerde dibi görmek nasıl olurdu? İtibarı en düşük takıma mı gitmek yoksa o takımla beraber başarısız olmak mı? Nazilli'yi düşürdükten sonra fazla felsefiydim. Acaba tribünde yaşadığım heyecanı sahada bulamamış mıydım? Yok yok, tribündekinden çok daha heyecanlı zamanlarım oluyordu. Peki sorunum neydi? Bence tribünden eleştirdiğim başarısız teknik direktörlerden biri olmamdı. Anadolu Üsküdar ile bu profili kırıp az imkanla çok iş yapacaktım. Evet evet, benim eksik parçam, ruhumu karartan şey buydu. Başkanla bir görüşme yaptım. Başkan: Volkan, sözleşmeyi imzalamadan konuştuğumuz gibi kulübün imkanları çok kısıtlı. Senden mucize beklemiyoruz, bize karanlığı gösterme yeter. Kötü bir başlangıç yaptın kariyerine ve buna rağmen senle anlaştık. Senin potansiyeline güveniyoruz. Volkan: Başkanım öncelikle bana güvenmeniz ne kadar önemli tarif edilemez. Nazilli ile yaşadığım zor bir süreçti. Şimdi bu kulüpte belki oradaki taraftar desteğini göremeyeceğim ancak az sayıdaki taraftarımıza takımı sevdireceğim. Tribünle iç içe olan takım bir üst lige çıkar. Bunun için de sizden isteğim futbolculara maaşların zamanında yatması. Geri kalanını ben halledeceğim. Bir de başkanım kardeş kulüp..... Başkan: Sivasspor ile bir anlaşmamız var zaten. Şu aşamada başka kulüp istemiyoruz. Tartışmaya kapalı. Bir de haber vereyim, senin antrenörlük kursunu kulüp karşılayacak. Volkan: Peki başkanım. Teşekkürler. Umarım bir sonraki toplantımız takımın ne kadar iyi gittiği hakkında olur. Mutlu olduğum yerde değildim. Taraftarı az bir kulüp beni mutlu edemezdi ancak benim işim zaten mutlu olmak değil eldeki taraftarı mutlu etmek. Kısa sürede yeteneksiz gözlemci ekibimle transferi bitirdik Transferler; Şöyle bir özetlemek gerekirse, ligi tanıyan isimlerle anlaştım. Eski takımım Nazilli'de kullanmadığım kaleci Metin'i getirdim. Erdi Kasapoğlu yıllarca Karşıyaka formasını terletmiş bir isim bize katkısı çok olacaktır. Kubilay Aktaş ligin en iyi oyuncularından diyebilirim. Diğer isimler alternatif olarak alındı. Hazırlık kampımızdan gayet memnundum. İstediğim oyunu görebilmiştim; Ziraat Türkiye Kupası Eleme Maçı; Rahat geçmemiz gereken maçı rahat geçtik. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 1. Maç Lan noluyor gene mi düşeceğiz dediğimiz bir başlangıç oldu. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 2. Maç Üst ligden yeni düşmüş bir takım olduğunu düşünürsek bize umut veren bir maç oldu. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 3. Maç Çok rahat ve huzurlu. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 4. Maç Penaltıyı kurtaran kaleci Metin'e çok şey borçlu olduğumuz bir 3 puan. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 5. Maç Geçen sene beni Nazilli ile düşmeye mahkum eden Buca'dan intikam niteliğinde maç. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 6. Maç 2. Yarıda ecel terleri döktürdüğümüz, tribünde taraftarın ömründen 10 yıl çaldığımız bir hafta. Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup | 7. Maç Yenebileceğimiz bir maçı verdik. 7 hafta sonunda lig tablosu; Oyuncu İstatisliklerimiz; Harika diyebileceğimiz bir başlangıç oldu. Bütün sezona yayarsak bu performans ile şampiyon oluruz.
  3. Youtube Hesabım; https://www.youtube.com/channel/UCZKmWWeB840rKPRF10QAi2w Twitter Hesabım; https://twitter.com/vlknylmzqq
  4. Link; http://fmturkiye.net/forum/topic/18855-tribünden-sahaya/ Yeni başlık; Sahanın İçi ve Dibi | 2. Sezon
  5. Utandırdık... Bölüm 3: Utandırdık 30. Hafta Çok kritik bir maçta İzmir ekibine ağır şekilde mağlup olduk. Umutlarımız biraz daha tükendi. 31. Hafta Mutlak yenmemiz gereken bir diğer maçı da berabere bitirerek kendi topuğumuza sıktık. 32. Hafta Maraş galibiyeti ile umutlarımızı son 2 haftaya taşıdık. 33. Hafta Ve son. Ligin güçlü ekibi ve şampiyonluğa oynayan ismi Amedspor'u geçemedik. Kendi evlerinde 2-1lik skorla bizi bir alt kümeye uğurladılar. Lig Tablosu; Yarı dönemde topladığımız puan; Gayet olumlu puan topladık ancak ölüyü diriltmeye yetmedi. Ve korktuğum başıma gelmişti. İlk tecrübemde takımımı küme düşürmüştüm. Deplasmandaki az sayıdaki taraftarımız tarafından yuhalanıyor, bir kabusu yaşıyordum. Soyunma odasına indim. Bir sessizlik, bir kasvet vardı soyunma odasında. Futbolcular ağzıma bakıyor, çıkacak kelimeleri düşünüyorlardı. Sinirli miydim? Aslında hayır. Üzgün müydüm? Sonuna kadar. Derin bir nefes çektim ve; -Olmadı. Daha iyisini yapamadık. Emeklerinize sağlık. Umarım her biriniz gelecekte başarılı olursunuz. dedim. Futbolcularla vedalaştım zira Nazilli'ye döndüğümüzde tazminatımı alıp çıkacaktım kulüpten. Bir de yerel basına röportaj vermek istiyordum. Taraftar ile dargın ayrılmak istemediğim bir şeydi. Takımın bu deplasman için ayarlanmış özel uçağı ile Aydın Çıldır Havalimanı'na iniş yaptık. Direkt eve gitmek istiyordum. Havalimanından çıkış yaptığımız an beklenmedik bir tepkiyle karşılaştık. Taraftarlar küfrediyor, rezil ettiniz diyorlardı. Başım önde hızla uzaklaştım. Eve vardığımda kendimi koltuğun üzerine attım. Farklı bir yol beni bekliyordu. İlk başarısızlığı tatmış ne kadar kötü bir duygu olduğunu anlamıştım. Bunu tekrar tadacak mıydım? Zaman gösterecek. Bir sonraki gün kulüpten tazminatımı aldım ve ayrıldım. Yerel basına verdiğim röportajda tüm samimiyetimle özür diledim. Sosyal medyada gördüğüm tablo iç karartıcı değildi. Taraftarın bir çoğu benim elimden geleni yaptığımı, ruhsuz topçuların ilk yarıda sadece 8 puan toplamasının sebep olduğunu yazıyorlardı. Ben bunu kabul etmedim. Bu kulübe kümede kalma sözüyle gelmiş bir teknik direktörün sözünde durmaması büyük bir ayıptı. Şimdi önümde bir yaz tatili vardı. Denizli'ye döndüğümde beni görenler sık sık takılıyordu. Ciddi konuşmalarda ise umut vaat ettiğimi de belirtmişlerdi. Önümdeki yolların birinde 1 yıl daha işsiz kalma tehlikesi vardı ve benim bu yola girmeye hiç niyetim yoktu. Yaz döneminin ortasında başladığım kulüp arama çalışmaları ilkinden daha iyi şekilde ilerliyordu. Elimdeki veriler, kısa dönemde topladığım puanlar etkileyiciydi bir çok kulüp için. Sonunda bir kulüp bulmuştum kendime. Sivasspor'un bir nevi paf takımı olarak kullandığı tarihin en eski spor kulüplerinden Anadolu Üsküdarspor ile anlaşmıştım. Gelecek yıllarda Bağcılar SK ile birleşmesi söz konusu olan bir kulüptü. 2. Ligden, tekrar 0'dan, acı bir tecrübenin verdiği kırıklıkla yükselmeye çalışacaktım.
  6. Hocam takımın başına geçebildiğimiz zaman kim olur kim olmaz bilmiyorum artık ? Çok teşekkür ederim ? İşe başlamak için muhteşem bir istek vardı içimde. Aynı zamanda bunu kısa sürede yapamayacağımı da biliyordum. Sezon başından itibaren alt ligleri takip etmeye başladım. Türkiye'den BAL ligi, İspanya'nın amatör ligleri gibi. Ben kendim için başlangıcı orada seçmiştim. Tribünden kimseye bahsetmemiş, şu an bu hedefimi tek bilen ben ve ailemdi. Ailem hafife almıştı bu isteğimi ve önemsememişlerdi. Sonuçta 20 yaşında tribünün içindeki bir gencin böyle bir şey başarabilmesi mümkün görünmüyordu. Bu sırada bu isteğimi diğer kişilere açmaya devam ettim ve hatrı sayılır sayıda tanıdık bulmuştum futbol camiasından. Bu isimlerin aracılığıyla hem yurt içinden hem de yurt dışından bir çok kulüp ile görüşmüştüm ancak olumlu sonuç alamadım. Umutlarımı yitirmemeyi tribün çok iyi öğretmişti bana. Ve hayallerimin gerçekleştiği o an geldi. Nazilli Bld. takımı ile görüşmem olumlu sonuçlanmıştı. Tanıdık aracılığıyla kabul edilmiştim. Bu aşamadan sonrasında hayat artık sadece benim hayatım değil aynı zamanda futbolun ve tribündeki taraftarın da hayatı olacaktı. Nazilli Belediyespor Logosu; Ligdeki durum(Gerçekten vahim); Takım ayrıca Ziraat Türkiye Kupasında gruplara kalmıştı. Grubunda Fenerbahçe-Karabükspor-Gençlerbirliği vardı. Sezon arasında gelmiştim ve önümdeki ZTK maçlarını bitirecektim önce. Kimsenin bu turnuvadan beklentisi yoktu. ZTK 3. Hafta ZTK 4. Hafta ZTK 5. Hafta ZTK 6. Hafta Gruplarda aldığımız Gençlerbirliği galibiyeti bize umut vermişti. Bu takım büyük işler başaracaktı inanmıştım. 19. Hafta Acı galibiyeti tatmıştık, bizi rüyadan uyandırdılar. Büyük takımların baskı oyununa kontra ile cevap vermeye benzemiyor demişlerdi. 20. Hafta Rüyadan uyanan biz lider Pendik'i kendi evinde siz misiniz bizi rüyadan uyandıran edasıyla yenmiştik. 21. Hafta Aşırı sıkıcı bir maç oynandı. Hakemin 2 penaltı kararı dışında önemli bir an bile olmamıştı. 22. Hafta Fethiye bize acımadı gerçekten. Kötü oyuna rağmen bir gol attığımıza sevinmeli miyiz bilemiyorum. 23. Hafta Orta sıra takımlarından biriydi Keçiören. Erken öne geçtik ama 2. golü bulamayınca ayağımıza çelmeyi taktılar. 24. Hafta Kendi evimizde can suyumuzu aldık. 25. Hafta Sivas Bld. maçından sonra tam ulan gene mi pozisyonsuz maç derken, umutsuzca oyuna aldığım Abdulkadir'in golüyle 3 puanı kazandık. 26. Hafta Kocaeli temsilcisini yoğun baskımızla bunaltmıştık ama golü bulamadık. Kırmızı karttan sonra daha da defansif oynayan Kocaeli'ni geçecek yetenekte olmadığımızı gördük. 27. Hafta Geçen haftanın moral bozukluğu bu haftaya taşınınca sonuç kaçınılmazdı. 28. Hafta Sezonun en önemli maçlarından biriydi bizim için. Geriye düştük ve ilk yarıyı geride kapattık. Yılmadık kazandık. 2. can suyumuzdu bu maç. 29. Hafta Ligin önemli ekiplerinden birini de deplasmanda yenerek Ofspor'un ardından morallerimizi yükseltmiştik. 29 Hafta sonunda Lig Tablosu; Taraftar takımdaki değişimi görmüştü. 18 haftada 8 puan toplayan takım 11 haftada 18 puan toplamayı başarmıştı. Özellikle Ofspor maçından çıkarken bir taraftarın, ''Hocam umutlandırdınız, utandırmayın'' değişi aklımda kalmıştı. Bu taraftarı mutlu etmek, kulübü sevdirmek hepimizin elindeydi. Bir sonraki güncellemede; Son 5 hafta Hikayenin ilerleyişi için hikaye odaklı bir bölüm.
  7. Futbol... Bazılarına göre 22 adam ve 1 top ile oynanan bir takım sporu. Benim gibiler için sahada olduğu kadar tribünde de oynanan, 45'er dakikadan 2 yarı tribünde çalışan tribün işçilerinin sporu. Ben, İzmir doğumlu olarak İzmir takımlarına ısınamamış bu yüzden İstanbul'un 3 büyük takımlarından Galatasaray'ın şahşahsına yenik düşmüş ancak üniversite ile birlikte Denizlispor tribünlerine giren bir gencim. Bir klişe vardır tribünde. Tribünün havasını soluyan vazgeçemez derler. Bu benim için dolaylı yoldan gerçekleşmişti. Yeşil Cephe taraftar grubunun içinde kendimi bulmuştum. İzmir ve Samsun deplasmanlarına gitmiş, içerdeki ceza yemediğim maçları da kaçırmamıştım. Takım ligde kalmıştı. Ancak tribünde olmak kesmiyordu beni. Bu taraftarı heyecanlandıran isimlerden biri neden değildim? Daha çok gençtim. Önümde uzun bir yol vardı. Bir şekilde sahaya adım atmalıydım ancak bunu futbolcu olarak yapamayacak kadar da tembeldim. Bunu saha kenarında zekam ile yapacaktım. Kariyerime işsiz ve hiçbir lisansım olmadan başlayacağım. Bu süreçte hikaye bazlı bir yol izleyeceğim. Daha önce yaptığım ''Bu bir başarısızlık hikayesi'' isimli kariyerimden farklı olarak bu kariyer bireysel başarı değil, taraftar memnun etme yolunda gidecek. Kariyer Hedeflerim; Mümkün olduğunca çabuk bir şekilde takım bulmak. Başarılar ve lisanslarla itibar yükseltmek. Denizlispor'un başına geçip, onu ait olduğu yere yani Süper Lig'e çıkarmak. Bu hedefleri başardıktan sonra içimdeki isteğe de bağlı olarak yeni hedeflerle ilerleyebilirim. Açık Ligler; Profilim; Ve hikaye içinde de ara ara kullanacağım resimlerden biri (Samsun deplasmanı öncesi, en sağdaki benim); Kuralları okudum ve kabul ediyorum (x)
  8. Galatasaray dışında belirli takım yok. Genelde de zaten kariyerlerimde spontane hareket eder, bir kulübe bağlı kalmam. Bu zamana kadar aynı kariyerde bile bir çok ligte oynamışımdır en çok zevk veren ligler; İngiltere, İspanya ve sanırım Türk olduğumdan Türkiye. Takım olarak Manisaspor belki sayabilirim 2-3 sefer yaptım ve çok zevk almıştım.
  9. Vallahi aday gösterilmek bile çok güzel ancak maalesef uzun süreli devam edemedim kariyere. Burada @Luna Koa hocam çok daha fazla hakediyor. İnanın uzun süreli devam etmek, emek harcamak takdir edilesi.
  10. Kariyer Linki : Kapatma Sebebiniz : 1 Haftalık vermek zorunda olduğum ara sonrasında hem isteğimi kaybetmem hem de gelecek süreçte zaman bulmakta sıkıntı yaşayacak olmam.
  11. Bu arada belirtmeyi unutmuşum. 1 hafta Ankara'ya gideceğim. Bu süre zarfında güncelleme gelemeyecek büyük ihtimalle. Ama döndüğümüzde hikayenin üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Teşekkür ediyorum sabrınız için şimdiden.
  12. Teşekkür ederim. Antreman tesislerine giriş yapmıştım. Cennet gibiydi. Bairo’dan sonra gerçek bir takım olduğunu hissetiriyordu. Ama bir sıkıntı vardı ki başkanla daha hiç görüşmemiştim. Sözleşmemi bile sekreteri ile imzalamıştım. Basın toplantısını başkan ile beraber değil futbol direktörü ile yapmıştım. Demek ki Almanya’da işler böyle işliyor. Futbolculara kendimi tanıttıktan sonra hedeflerimden bahsettim. Bu sene küme düşme mücadelesinden uzak dursak yeter dedim. Hepsi gayet olumlu tepkiler verdi. Bairo’daki odunlar nerde bunlar nerdeydi. Adamlar gerçek profesyonel. İlk günün hatrına 3 saat sürmesi gereken antremanı 5 saat yaptık. Takım antreman seviyesi olarak gayet yeterliydi. Antremandan sonra personel listesini aldım elime. Antrenör konusunda yeterli değildik. Kondisyon antrenörü için başkanla konuşmam gerekiyordu. Sekreterini aradım. Durumu izah ettim. Gene başkan ile görüşemeden izin almıştım. Başkanın verdiği talimata göre antrenör konusunda son derece esnek davranıyorlardı. Öldüm de cennete mi geldim acaba diye düşündüm. Gözlemcimizin yanına gittim ki gayet gözleri vardı. Kısa bir araştırmadan sonra devre arasında para harcayarak transfer yapmanın mantıklı olmayacağında karar kıldık. Kiralık isimlere yöneldik ki gayet önü açık isimlerle opsiyonlu bedelleri uygun bir şekilde anlaştık. Gelenler Giden Oyuncu profilleri; Bir sorun daha vardı. Başkan ile kardeş kulüp hakkında görüşmem gerekiyordu. Eğer gene bir şeyler ayarlayabilirsek çok rahat edecektik. Aradım sekreterini. V: Merhaba Lukas. Başkan ile görüşmem gereken bir konu var. Müsait olabileceği bir zaman söyleyebilir misin? LG: Konuyu söylersen daha iyi yardımcı olabilirim. V: Kardeş kulüp hakkında konuşmak istiyorum. Kısa bir bekletmeden sonra LG: Başkan yarın sabah seni 9’da odasına bekliyor. V: Teşekkür ederim Lukas. İyi günler. LG: Rica ederim. ---------------------------------1 Gün sonra--------------------------------- *knock* *knock* JM: Buyrun. V: Başkanım günaydın. JM: Geç bakalım Volkan. Fazla vaktim yok. Kardeş kulüp hakkında görüşmek istemişsin. V: Başkanım eğer kaliteli bir ekip bulabilirsek çok ucuza genç yetenekleri kiralayabiliriz. Eğer kiralıklar üzerine takım kurmada endişeniz var ise orasını bana bırakın. Oyuncularımla iletişimim her zaman çok iyi olmuştur. Onları kulüpte kalmayı ikna edebilirim. Bu şekilde de mutsuz oyuncuyu elinden çıkarmak için ucuza alabiliriz. JM: Güzel söylüyorsun. Ama bir sıkıntı var. Önceki teknik adamımıza böyle bir teklifle gitmiştik. Kendisi kardeş kulübün yararlı olmayacağını düşünüyordu. V: Başkanım takımı ne halde bıraktığı ortada. Lütfen güvenin bana. Rakiplerimizi bu şekilde geride bırakacağız. Bu sezon hedeflerimizi tamamladıktan sonra gelecek sezon planlamasında kardeş kulübün büyük yararı olacaktır. JM: Peki Volkan. Aramalara başlıyorum. 2-3 gün içinde sana 1 ya da 2 kulüp önereceğim. Aralarından hangisini istediğini bana mail yoluyla ulaşırsın. V: Teşekkürler başkanım. İzninizle antremana gitmem gerekiyor. JM: Tabi Volkan. İyi şanslar. -------------------------------------2 Gün Sonra------------------------------------- Mail gelmişti. Gördüğüme şok oldum gerçekten. Başkan ya Mönchengladbach ya da Bayern Münih’i seçmemi istiyordu. Tereddütsüz Bayern’i önerdim başkana. Gerçekten hayatımın en mutlu dönemini yaşıyordum. Başkan tam bir profesyoneldi. Ayrıca antrenörlük kursu masrafımı sorduğumda, benim onlara bu dönem için tam verimli çalışmam gerekli olduğunu söyledi. Sezon sonunda tekrar görüşecektim. Gayet geçerli bir sebepti. Artık lig arası bitmişti ve lige girmiştik. Muhteşem bir form ile kümeden hızlıca uzaklaştık Lig Tablosu; Kalan Maçlarımız;
  13. Vallahi hocam dua etsinler bana. Yoksa onlar hayatta takım bulamazlardı. O başkana müstehak. Türkiye’ye dönmüştüm. Ailem bu duruma çok sevinmişti haliyle. Ama ben vazgeçmeyecektim. Başvurularıma başlamıştım. Michelle ile de konuşmayı kesmiştim. Zira olaylı ayrıldığım bir kulüp başkanının kızıyla konuşmak doğru gelmiyordu. Evde boş oturuyordum. Zamanımı internette geçiriyordum. 3 aylık süreçte bir çok ülkeye gittim iş görüşmesi için. Programım o kadar yoğundu ki İtalya’dan İspanya’ya ordan Almanya’ya geçtiğim zamanlar oluyordu. Bazen haftalarca Türkiye’ye uğrayamıyordum. 23 Aralık’ta telefonum çaldı. V: Alo --: Merhaba ben Sandhausen kulüp sekreteri Lukas Gaus. Volkan Yılmaz ile görüşüyorum değil mi? V: Evet benim. LG: Bay Yılmaz sizinle yaptığımız görüşmeden sonra sizin takımımız için en iyi seçim olacağını düşündük. Yarın Almanya saati ile 09.00’da Almanya’ya bekliyoruz. Sözleşme imzalayıp bir an önce takımın başına geçmenizi istiyoruz. V: Tabi. Teşekkür ederim. Evet . Takımımı bulmuştum. Mali durumu ortalama düzeyde olan ama kadrosu yeterince güçlü olan bir ekipti Sandhausen kulübü. Emindim. Başaracaktım. Başka bir ülke ve başka bir fırsat. Bu fırsatı iyi değerlendirmek zorundaydım. Türk asıllı Alman isim Kenan Kocak yerine getirilmiştim. Takımın Ligteki durumu; Takım Logosu; Kulüp başkanımız; (Kendisi gayet profesyonel biri gibi duruyor. Eminim iyi anlaşacağız.)
  14. Olmadı başaramadık :( KISA GÜNCELLEME 3. Hafta 4. Hafta 5. Hafta Lig Kupası; Üst üste mağlubiyetler almıştık. Ligte 5 maçta sadece 3 puan toplayabildik. Bu durumda benim suçum olduğunu düşünmüyordum. 2. Lige çıkmış bir kulüp bu denli kötü bir bütçe sağlamamalıydı. Ligteki rakiplerimizde Valbuena gibi isimler varken biz İbrahim Kaş ile oynuyorduk. 5 maç sonunda başkan beni yanına çağırdı. B: Takımın bu hali ne? 5 maçta 3 puan ne demek? V: Başkanım bi.... B: Başlatma şimdi başkanından. Bir sürü para harcadın bu sezon. Bu takımın en kötü orta sıralarda olması gerekiyordu. V: Yeter artık. Geçen sezondan beri hiçbir şeyi kabul etmediniz. Kardeş kulüp istedim ki iyi oyuncular kiralayalım para gitmesin diye ona karşı çıktınız. Başkanım dedim maaş bütçesine ayar çekelim ona da karşı çıktınız. Bu takımı çok daha iyi yere getirecek elemanı bulun getirin o zaman. Ben istifamı veriyorum. Yarın elinizde olur kağıt. Bundan sonra köle gibi çalıştırdığınız dönem bitti. Aç kalırım gene de yanınızda kalmam. B: Bir dur konuşalım. Anlık sinirle hareket etme. V: Konuşacak bir şey yok. Ben çıkıyorum. Geri kalan hayatınızda başarılar dilerim. Umarım kulüp istediğiniz noktaya gelir. Kapıyı çarpıp çıkmıştım. Geçen sezon yaşadığımız başarılara rağmen bu kadar erken tepki göstermesi beni çıldırtmıştı. Bavullarımı topladım. Şehirde olan arkadaşlarımla vedalaştım. Şehire o kadar laf etmiştim ama küçük yer olduğu için hemen duyulmuştu. Şehrin çoğu beni uğurlamaya gelmişti. Kısa bir konuşma yaptım. V: Hepinize ilk sene vermediğiniz destek için teşekkür ediyorum. O yarım dönemde vermediğiniz destek beni daha da kamçıladı. 2. Sezonumda ise gerçekten beklemediğim bir destek gördüm. Onun için ayrı teşekkür ederim. Bairo şehri ve takımı benim için bambaşka olacak. Belli mi olur belki bir gün tekrar bir hikayede buluşuruz. Her şey için çok teşekkür ederim. Yoğun bir alkış uğultusundan sonra gözyaşları içinde uçağa bindim. Artık önümde bambaşka bir yol vardı. Ani verilmiş bir karar ile girmiştim bu yola. Pişman olacak mıydım? Belki. Yaşamadan bilemeyiz. Arkadaşlar, takım beni çıldırttı. Eğer biraz daha kalsaydım emin olun zaten başkan kovacaktı. Ciddi anlamda 5. Haftada bana rest çekmesi hoşuma gitmedi. Zaten maçın siniri vardı istifayı bastım. Yeni takım ile ilgili bilgilendirmeyi yaparım yakın zamanda.
×
×
  • Create New...