Jump to content
Hoş Geldin Misafir!

Her şeyden önce emeğe saygı gösterelim. Emeğe saygı göster ki devamı gelsin...

Merhaba FMT ailemiz,

Sitemizde korsan oyunlara destek verilmemektedir. Korsan oyunla ilgili açacağınız konular, kapatılıp çöp kutusuna taşınacaktır.

Kırık resimler hakkında ise Türkiye'de yasaklanmış resim upload sitelerinden(imgur) uzak durmanızı öneririz. Yasaklı sitelerde resim çekilmiyor ve kırık olarak gözüküyor. Bu yüzden hizliresim upload servisini kullanabilirsiniz.

 

J3nDXq.png FMTürkiye

OE7Dk0.png FMTürkiye

40bzD0.png FMTürkiye

sethrollins

Family Business | Beşiktaş JK - S1

Önerilen İletiler

SON DAKİKA HABERİ:

tff logosu ile ilgili görsel sonucu

 

Türkiye Futbol Federasyonu, Fatih Terim'den boşalan A Milli Takım koltuğu için yapılan görüşmelerde, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün hocası Şenol Güneş ile anlaşmaya yakın olduğunu belirtti. Beşiktaş ile üst üste iki sezon şampiyonluk yaşamış başarılı teknik direktörün kararını milli takımdan kullanması halinde Beşiktaş'tan ayrılması bekleniyor.

 

BEŞİKTAŞ'TA AYRILIK:

fikret orman şenol güneş ile ilgili görsel sonucu

 

Milli Takım çevresinde yaşanan son gelişmelerden memnun olmayan Beşiktaş başkanı Fikret Orman, teknik direktör Şenol Güneş ile yaptığı görüşmede sözleşmelerini çift taraflı fesh etme kararı aldı. Şenol Güneş milli takıma çok yakın olsa da tek aday olmaması bu ayrılığın gerekliliği konusunda kafalarda soru işareti bırakıyor.

 

SON DAKİKA: MİLLİ TAKIMIN YENİ PATRONU:

lucescu ile ilgili görsel sonucu

 

Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım teknik direktörlüğü için Mircea Lucescu ile antlaşmaya varıldığını duyurdu. 

 

BEŞİKTAŞ'TA KAFALAR İYİCE KARIŞTI:

fikret orman düşünceli ile ilgili görsel sonucu

 

Beşiktaş'tan Milli Takım için ayrılan Şenol Güneş'in istediği işi elde edememesi siyah-beyazlı camiada büyük soru işaretleri bıraktı. Fikret Orman'ın son tartışmalardan sonra Şenol Güneş'i yeniden takımda görmek istemediği konuşuluyor. Şenol Güneş ise bu konu hakkında herhangi bir açıklama yapmış değil.

 

BEŞİKTAŞ'TA TEKNİK DİREKTÖR ADAYLARI:

ertuğrul sağlam ile ilgili görsel sonucu

 

Fikret Orman'ın son açıklamalarından sonra takıma geri dönmeyeceği kesinleşen Şenol Güneş'in yerine konuşulan adayların başını Ertuğrul Sağlam çekiyor. Sağlam ile antlaşmaya varılamaması halinde Fikret Orman'ın Slaven Bilic veya Rıza Çalımbay ile masaya oturması bekleniyor.

 

Bütün bu bilinmezliklerin içinde kesin olan tek bir şey var: O da Beşiktaş'ı karışık günlerin beklediği ve anahtarın henüz bulunamamış olması...

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

Kariyeriniz onaylandı,başarılar.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

tyler durden gif ile ilgili görsel sonucu

 

Telefonundan yaşayan son gelişmeleri okuyan Andy derin bir iç çekiyor ve telefonunu kapatıyor. Kendini nasıl bu batağın içinde bulduğunu tekrar hatırlamaya çalışıyor. Üniversitede tanıştığı kadını hatırlıyor, deliler gibi aşık olduğu kadın için ülke değiştirmişti ve ailesinin de ona duyduğu son umutları boşa çıkarmıştı. Evli hayatı kolay olmamıştı, boşanmak ise çok daha zordu. Dava sonuçlanalı 2 ay olmuş, mal varlığının çoğunu kaybetmişti Andy. İngiltere'ye dönecek kadar parası da yoktu. Tüm hayatı artık, çehresine alışamadığı bir ülkede angarya işlerle uğraşmak ve kazandığı parayla ay sonunu çıkarmaya bakıyordu. Bir de kahvelerde izlediği futbol maçları için gidiyordu kazandığı para. Ailesi bu iş sayesine ünlü olmuştu. Özellikle büyükbabası Brian, tarihin en iyi teknik direktörlerinden biri olarak nitelendirilirken torunu Andy'nin de futbola ilgi duymaması imkansız gibi bir şeydi.

 

Andy sigarasından son fırtını çekiyor ve bitirdiği sigaranın paketteki son sigara olduğunu fark ediyor. Sandalyesinden ayağa kalkıyor. Oturduğu kafenin sahibine bozuk bir aksanla 'güle güle' dedikten sonra dışarı çıkıyor. En yakın tekel bayiisine yürürken bile düşünceler onu yalnız bırakmıyor. Girdiği gibi bozuk bir aksanla 'hayırlı işler' diyor ama bayii sahibinin bir müşteriyle konuşmakta olduğunu görüyor.

 

''Hiç sorma ya, Ertuğrul'un istediği maaşı bir duysan, Bilic gelmiyorum diyor, Rıza ise taraftarlardan çok tepki çekecek, çok...''

 

''Ah be Ahmet abi, değer miydi Şenol hocayı kovmaya.''

 

''Fikret'e laf anlatamadım ki, tutturdu inadım inat, gitmek istiyorsa tutmayacağım diye.''

 

''Çok arayacağız onu, çok.''

 

''Boşver şimdi sen onu, benim kırmızı Marlboro'dan sallasana bir tane.''

 

''Abi kusura bakma ya kalmadı ondan.''

 

Bu sırada Andy kasaya doğru yaklaşıyor. Montunun cebini kontrol ediyor ve bir paket kırmızı Marlboro buluyor. Paketi takım elbiseli Ahmet'e uzatıyor. Ahmet kaşını kaldırarak bakıyor ona, sonra da bir tane sigara çekip alıyor.

 

''Sağolasın.''

 

''Önemli değil.''

 

Andy'nin bozuk aksanını fark eden Ahmet ona nereli olduğunu soruyor

 

''İngiliz'im. Andy Clough. Memnun oldum.''

 

''Ahmet Nur Çebi. Haddim değilse kusura bakmayın ama, sanırım şunu sormam gerekiyor? Brian Clough ile bir akrabalık...''

 

''Evet, evet, var. Torunuyum. Ondan bir kaç şeyler kaptığımı söylemek isterdim de, pek pratiğe döktüğümü sanmıyorum.''

 

O sırada Ahmet'in kafasında bir ışık yanıyor. Andy'e bir kart uzatıyor.

 

''Bir kaç güne benden telefon bekle.''

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

Başarılar

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

tyler durden gif ile ilgili görsel sonucu

 

Andy iki gündür kendisine verilen kardı elinde çevirmekten hiç bir şeye odaklanamıyordu. Ahmet Nur Çebi, Türkiye'nin en önemli kulüplerinden Beşiktaş'ın yöneticilerinden biriydi. Kendisini ne için arayacağı konusunda bir kaç tahmini vardı, ama dediği gibi dedesinden ona kalan taktik zekasını pek pratiğe dökmemişti. Futbolculuk kariyerinde saha içerisinde takım arkadaşlarına verdiği taktiklerden öteye giden bir menajerlik tecrübesi yoktu. Kendisini düşüncelerin derinliğine bırakmışken bir ses dikkatini dağıtı.

 

ZRRRRRRR

 

Andy,  söz verilen telefonun 2 günde gelmesine şaşırmıştı. Hayatın ona boş umutlar vermesine çok alışmıştı halbuki. Gerçi bu telefonun iyi haberler içereceği de kesin değildi. Bekleyip görmek lazım diye düşünen Andy, telefonu açıyor.

 

''Bay Clough?''

 

''Buyrun.''

 

''Ahmet Nur Çebi ben, telefon edeceğimi söylemiştim.''

 

''Hatırlıyorum. Ne için aradınız?''

 

''Menajerlik lisansının en az iki fotokopisini rica edecektim, eğer varsa. Arayışlarımız pek sonuç vermedi, ben de sizin bilginize güvenmeye karar verdim.''

 

Andy bir süre şaşkınlıktan cevap veremedi. Bu düşündüğü şeyse, gerçek olmak için fazla iyiydi.

 

''Bay Clough, orada mısınız?''

 

''Evet, evet, kusura bakmayın.''

 

''Nerede kalmıştım, hah, evet. Menajerlik lisansı diyordum.''

 

Andy'nin menajerlik tecrübesi yoktu. Ama akrabalarının torpiliyle ellerini güzel bir Uluslararası Pro Lisans'a geçirmeyi başarmıştı. Hiç işe yarayacağını düşünmemişti, ama hayatın çalışma yollarını da sorgulamayı pek sevmezdi Andy.

 

''Bir lisansım var. En yakın zamanda faks atarım size.''

 

''Tamamdır. Bir telefon daha bekle. Eğer başkanı ikna edebilirsem seni Beşiktaş'ın menajerlik koltuğu için mülakata sokabilirim.''

 

Evet. Andy'nin düşündüğü şeydi. Söylemek istediği çok şey olsa da hiç biri içinden çıkmıyordu. Ahmet Nur Çebi telefonu kapatınca Andy titriyordu. Dedesinin duvara astığı posterine çevirdi gözlerini. Posterde baş parmağını kaldıran dedesinin karşısına geçti ve aynı hareketi yaptı. Talihi dönüyor gibiydi, sadece son bir kıyak istedi hayattan, mülakat fırsatı karşısına çıkmalıydı. Bu onun son şansıydı.

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

anlatım gayet güzel ve başarılı

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

fikret orman gif ile ilgili görsel sonucu

 

Büyük gün gelmişti ve Andy'nin içi içine sığmamaktaydı. Kravatını 758. kere düzelttikten sonra saçını bir kez daha kontrol etmek için lavaboya yönelecekti ki bir takım görevliler ona mülakat zamanının geldiğini söyledi. Heyecanından saatine bile bakmayı unutan Andy, endişeli bir gülümseme gösterdi ve görevlilerin kendisini Fikret Orman'ın ofisine yönlendirmesine izin verdi. Andy belli etmese de görevlilerin fısıldaşmalarını duyabiliyordu. Bu herifin nereden çıktığı veya kim olduğu konusunda birbirlerine soru yöneltiyorlardı fakat ikisi de herhangi bir şey bilmiyordu. Anlaşılabilir bir tepkiydi. Dünya üçüncüsü olmuş, takımı üst üste iki sene şampiyonluğa ulaştırmış bir adamın yerine geçmek için bir adaydı sonuçta ve ismini çok duyan olmamıştı, en azından Türkiye'de.

 

Nottingham Forest'ta top koşturduğu günler aklına geldi. Bir kulüp efsanesinin akrabası olarak ona gösterilen ilgi ve özellikle beklentiler çok büyüktü. Varan 1. Çok baskıyı kaldıramayan Andy, iki sezondan sonra Fransa'ya, orada da tutunamayınca da bir sezonun ardından Almanya'ya gitmişti. Almanya da 4 sezon St. Pauli forması giydikten sonra Forest'e dönmeye karar vermiş ama çıktığı ilk antrenmanda sakatlanınca futbol kariyeri de son bulmuştu.

 

Görevlilerin, başkanın ofisinin kapısını çalmasıyla gerçek dünyaya geri döndü Andy. En son kol düğmelerini kontrol eden Andy kapının açılmasıyla kas katı oldu. Görevliler, Andy'nin hareket etmediğini görünce sırtından onu ittirerek içeri soktular. Fikret Orman'ın ifadesiz yüzü ona bakıyordu. Andy boğazını temizlemek için öksürdü.

 

''İyi günler başkanım.''

 

''İyi günler evladım, otur.''

 

Andy en yakın sandalyeye oturdu.

 

''Hoş geldin, içecek bir şeyler?''

 

Andy cevap verebilmek için fazla gergin olduğunu hissediyordu ama bu görüşme esnasında bunu gösteremezdi.

 

''..Hayır, teşekkürler.''

 

''Masraftan kaçınıyorsun demek, bunu sevdim.''

 

Fikret'in kahkahası Andy'nin gerginliğini azaltmaya yetmiyordu.

 

''Konuya geçelim. Bak evlat, kim olduğundan haberdarım. Kimin torunu olduğunu biliyorum. Tecrübesiz olduğunu da biliyorum.''

 

Andy tam tüm zamanını boşa harcadığını düşünmeye başlamışken Fikret Orman konuşmasını bitirmediğini söylüyor ona.

 

''Ama Beşiktaş taraftarının şunu unutmaması gerekiyor. Bu kulübün başkanı benim. Şenol Güneş hiç bir zaman bu kulübün başkanı olmadı. Beşiktaş ilelebet başarılı olacak bir kulüptür. Şenol Güneş olsun veya olmasın. Onun yerine her kim gelirse gelsin. Bu kulübün teknik direktörlüğünü yapması için bir kaya görevlendirirsek, o bile başarılı olacak. Tecrübesizsin, fakat kafanın içinde iyi şeyler olduğunu sezebiliyorum. Bu herkeste olmaz. Önceki görüşmelerimiz de başarısızlıkla sonuçlandığına göre sana bir şans vermek konusunda kendimi gayet şanslı hissediyorum. Şöyle diyelim...''

 

Fikret Orman masaya bir belge çıkarıyor.

 

''Sezon sonuna kadar sana bir şans verelim, ve tavşan deliği ne kadar derine gidiyor onu görelim, ne dersin?''

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

hadi bakalım bol şans

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

Güzel gidiyoruz umarım tünelin ucu şampiyonluğa çıkar

tarihinde Djeguess tarafından düzenlendi
Yazım hatası

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Mert Can, 18.11.2017 - 11:00 yazdı:

Kariyeriniz onaylandı,başarılar.

 

Djeguess, 11 saat önce yazdı:

Güzel gidiyoruz umarım tünelin ucu şampiyonluğa çıkar

 

Elvir Boliç, 23 saat önce yazdı:

Başarılar hocam Kartalı uçuralım :) 

 

ARes, 20.11.2017 - 21:06 yazdı:

hadi bakalım bol şans

 

Burakcdh, 20.11.2017 - 20:23 yazdı:

gayet hoş bir anlatımın var.

 

tufankaya2000, 19.11.2017 - 20:29 yazdı:

Başarılar hocam takipteyim

 

 

ValeriaPieta, 19.11.2017 - 16:15 yazdı:

Başarılarr :) 

 

Comandante Bilic, 19.11.2017 - 13:24 yazdı:

başarılar renktaş bilic gelmiyorum demez bea :D

 

StevenGerrard, 19.11.2017 - 10:58 yazdı:

Başarılar,hikaye güzel takipteyim :)

 

mustafa58, 18.11.2017 - 20:14 yazdı:

güzel hikaye takipteyim

 

Cengizhan Kolbaş, 18.11.2017 - 18:42 yazdı:

Başarılar. Güzel şeyler çıkacak gibi. 

 

scout55, 18.11.2017 - 15:00 yazdı:

Hikaye başarılı :thumbsup:

 

Behzat Ç., 18.11.2017 - 11:40 yazdı:

Başarılar

 

Rui Napoleon, 18.11.2017 - 11:30 yazdı:

Başarılar

 

Herkese teşekkürler.

--------------------------------------

 

image.png.07580e47d9aa3a37ac9342aa0ce49cd8.png

 

Haber piyasaya bomba gibi düşmüştü. Eski dünya üçüncüsü hocasını yollayan Beşiktaş onun yerine hayatında menajerlik tecrübesi olmayan, sadece soyadı sayesinde şans verilen bir genci getirmişti. Taraftarların çoğu isyanlardayken azınlık kişi bu bilinmeyen adamın yeni bir Nagelsmann olabileceğine inanıyordu, ama o azınlık da hemen bastırılıyordu. Fikret Orman yaptığı açıklamalarda taraftarı sakinleştirmeye çalışıyordu ama o da eleştirilerin odak noktası olmuştu, yine de bu kararından henüz bir pişmanlık duymadığı sözlerinde ve ses tonundaki kararlılıkta gizliydi. Fikret Orman'ın yanında sus pus oturan Andy, ona soru geldiğinde milleti galeyana getirmemek için özen göstererek seçiyordu cevaplarını.

 

''Bu camianın büyüklüğünden haberdarım, sizlere layık olmak için çalışacağım.''

 

Sıradan.

 

''Büyükbabam benim en büyük idolümdü, onun başardıklarını başarmak istiyorum.''

 

Sıradan.

 

Sözlerinde hiç bir netlik bulunmuyordu Andy'nin, ama ilk basın konferansında iddialı konuşabilecek kadar güvende hissetmedi kendini. Basın toplantısı bittiğinde Fikret Orman'ın onun kulağına fısıldayıp söylediği sözler onu rahatlatmaya çalıştıysa da pek fayda ettiği söylenemezdi:

 

''Endişelenme, patronun kim olduğunu yakın zamanda anlayacaklar. Sen kendine düşen işi yap, cevaplarını sahada oynattığın futbol ile ver, gerisini bana bırak.''

 

-------

 

image.png.88cdd1cf4e0eeb67f8122ecd3f8ec82a.png

 

Andy kulübün hakkını vermeliydi, kadro gerçekten kaliteliydi. Oğuzhan Özyakup, Pepe, Cenk Tosun, Ryan Babel gibi kaliteli ayaklara sahip bu kulübün oyuncuları işini kesinlikle kolaylaştıracaktı. Takımda yollanması gereken bir kaç isim vardı. Tabii ki bunun için Fikret Orman'a danışmalıydı. Yanlış bir hareket ile kulüp ve taraftar arasındaki tansiyonu yeniden üst düzeye çıkarabilirdi, ve bu da kendisi için iyi bitmezdi. (Açıkçası Andy, Pektemek'in yollanmasının tek bir insanı bile sinirlendireceğini sanmıyordu, ama yine de, güvenli olmaktan kime zarar gelir ki?)

 

--------

image.png.9c2f5b42f1387e715deb020aec088b29.png

 

Tabii ki bu oyuncuların da insan olduklarını unutmamak gerekirdi. Andy, takımın psikologlarından takım içinde bulunan uyum ve arkadaşlık ilişkileri hakkında bir rapor istedi. Açıkçası Ricardo Quaresma gibi egosu büyük bir insanın takımın liderlerinden biri olması çok büyük bir sorun yaratabilirdi, ama Andy onun Beşiktaş'a zarar verecek hareketlerde bulunacağını pek düşünmüyordu. (en azından saha dışında)

 

Atiba Hutchinson ise Andy'nin elini güçlendiren bir isim olacaktı kuşkusuz, profesyonel bir karakter her zaman onun işine yarayabilirdi. Oğuzhan'ın ise takımda fazla durmayacağını biliyordu Andy. Yükselen genç bir isimdi ve başına her an büyük Avrupa kulüpleri üşüşebilirdi, ve ne derler bilirsiniz: Para konuşur.

 

-------

 

Andy masa başında elde ettiği tüm verileri gözden geçirirken kaçıncı sigarasını yaktığını veya kaçıncı viskisini bitirdiğini saymayı bırakmıştı. Şampiyon olmak için tüm takımın uyum halinde olması gerekirdi ve takımın komplike halini görünce işinin hiç kolay olmayacağını düşündü. Taktik konusunda çok risk alamazdı. Standart bir 4-2-3-1 taktiği yazıp çiziktirdi ve bunu hazırlık maçlarında denemeye karar verdi. Yeniden düşüncelere dalmışken biliyordu ki, futbol her zaman güvenli oynayanların yanında olamazdı, ve bu bir gün Andy'nin yüzünde patlarsa çok büyük bir sürpriz olmazdı.

 

''Yarın takıma kendimi tanıtayım, hepsinin karakterleri hakkında bilgi sahibi olur ve takımı nasıl yöneteceğime karar veririm. Seçeneklerim kısıtlı, zamanım kısıtlı, ya efsane olacağım, ya da bir utanç kaynağı olarak öleceğim.''

 

Kaçıncı olduğunu saymadığı bir sigara daha. Uzun bir yol Andy'i bekliyordu.

 

 

 

 

 

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Misafir
Bu konu kapalıdır ama konuya cevap yazmaya yetkiniz var görünüyor.
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×