Jump to content
  • Kaydol

Genel Araştırma

'tottenham' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FM Türkiye
    • Duyurular
    • FMT Dergi
    • Röportajlar
    • Üye Kısmı
    • Forum Rehberi
  • Football Manager
    • FM 2019 Haberleri
    • FM 2018 Haberleri
    • FM 2018 Genel Tartışmalar
    • FM 2018 Taktikler
    • FM 2018 Veritabanı ve Dosyalar
    • FM 2018 Oyuncu Paylaşım Alanı
    • FM 2018 Personel Paylaşım Alanı
    • FM 2018 Lig & Takım Paylaşım Alanı
    • FM 2018 Yardım & Destek
    • Football Manager Rehberleri
    • FMSözlük
    • Football Manager Mobile
    • FM Arşivi
  • Kariyer Hikayeleri
    • Kariyer Hikayeleri
    • Efsanevi Kariyerler
    • Bitmiş Kariyer Hikayeleri
    • Kariyer Malzemeleri
  • Grafik Paketleri
    • Yüz Paketleri
    • Logo Paketleri
    • Forma Paketleri
    • Temalar
    • Diğer Grafik Yamaları
  • FMT Turnuvalar & Yarışmalar
    • Turnuvalar
    • Yarışmalar
    • Çekilişler

Sonuçlar içinde bul...

Sonuçlarda bul...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Şu sayılara göre filtrele:

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


Website URL


Skype


Facebook


Instagram


Twitter


Konum


İlgi Alanları


Yönettiği Takım

Araştırmada 3 sonuç bulundu

  1. TOTTENHAM BAŞKANIMIZ STADYUM KADROMUZ Kulüp Tarihi Tottenham Hotspur Football Club 1882 yılında İngiltere’nin Londra şehrinde kurulmuştur. Londra’da kurulmuş olan Tottenham, uzun yıllardır, İngilere Premier Ligi’nde mücadele etmektedir. Maçlarını 34,284 koltuk kapasiteli White Hart Lane’de oynayan Tottenham, İngiltere Federasyon Kupası’nı ilk kazanan kulüp olarak da kayıtlara geçmiştir. 132 yıl önce kurulmuş olan kulüp İngiltere Premier Ligi’nde mücadele eden en değerli 10 kulüp arasında yer almaktadır. Başkanlığını Daniel Levy’nin yaptığı Tottenham, 2013/14 sezonunu 6. sırada bitirmiştir. 2014/15 sezonunu ise, ilk 8 içersinde bitirmesi garantilenen kulüp ortalama her yıl düzenli olarak ya UEFA Avrupa Ligi’nde ya da UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmektedir. Tottenham, İngiltere’nin en önemli kulüpleri arasında yer alırken aynı zamanda da Avrupa’nın gelmiş geçmiş en başarılı 50 takımı arasına da girmeyi başarmıştır. 1882 yılında kurulan Tottenham 20. yüzyılda hem lig şampiyonluğu hem de ulusal kupa şampiyonluğu yaşamış ilk takımdır. Başka bir ifadeyle Tottenham 20. yüzyılın ilk duble yapan takımıdır. İngiltere Ligi’nde, Ligin kuruluş tarihinden itibaren mücadele eden Tottenham özellikle, 1960’lı yıllarda ciddi başarılara imza atmayı başarmıştır. Hatta 1960’lı yıllarda İngiltere’yi İngiltere dışında en iyi temsil eden takım olmuştur. Tottenham, Avrupa kupalarında ilk kupa kazanan İngiliz kulübü olarak da kayıtlara geçmiştir. Tottenham bunu 1963 yılında Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nı kazanarak gerçekleştirmiştir. Bu dönemde hem Avrupa’da hem de İngiltere’de birçok kupa kazanan Tottenham ayrıca, 1961 yılında hem Federasyon Kupası’nı hem de Premier Ligi kazanarak duble yapmıştır. Sonraki yıl yine Federasyon Kupası’nı müzesine götürmeyi başaran Tottenham bir sonraki yıl da Avrupa’da kupa kaldırmıştır. 1960’ların en iyi İngiliz kulübü olan Tottenham 1970’lerde de ciddi anlamda başarılar elde etmiştir. 1970’Da Lig Kupası’nı 1972’de UEFA Kupası’nı kazanmayı başaran Tottenham, Avrupa’nın iki farklı kupasını kazanan ilk İngiliz takımı olarak kayıtlara geçmiştir. 1980’lere gelindiğinde hızlı yükselişini sürdüren Tottenham, 2 Federasyon Kupası, 2 İngiltere Süper Kupası, 1 de UEFA Kupası kazanarak adından söz ettirmeye devam etmiştir. 1990’larda da kupa kazanma geleneğini bozmayan Tottenham, Federasyon Kupası ve Lig Kupası’nı birer kez daha kaldırma başarısı göstermiştir. Ancak Tottenham, Premier Lig şampiyonluğu yaşayamayan büyük İngiliz takımlarından birisidir. 2000’li yıllarla beraber kupa kazanma alışkanlığını kısmen kaybeden kulüp en son 2008 yılında Federasyon Kupası’nı kaldırmıştır. Bu tarihten sonra kadrosuna ciddi paralar harcamasına karşın Tottenham, herhangi bir kupa kaldırma başarısı gösterememiştir. Ancak transferden ciddi anlamda gelir elde etmeye başlayan kulüp birçok dünya yıldızını kulüple sözleşme yapmaya ikna edebilmiştir. Kaynakça: http://www.bilgiustam.com/tottenham-hotspur-nasil-bir-kuluptur/ AÇIK OLAN LİGLER: -İNGİLTERE -İSPANYA -İTALYA -BREZİLYA -ARJANTİN İlk Sezon Hedeflerimiz -Ligde ilk 2 sırada olmak -Şampiyonlar Liginde en az çeyrek final -Carabao Cup'ta en az yarı final -FF Cup'ta en az yarı final Uzun Vadeli Hedeflerimiz -Lige ambargo koymak -Ülke kupalarına ambargo koymak -Şampiyonlar Liginde en az yarı final-final görebilecek bir takım meydana getirmek -Dünyaya futbolcu pazarlamak Transfer Listesine Koyduğumuz Oyuncular: Jan Vertonghen Ben Davies Mousa Dembele Moussa Sissoko Erik Lamela
  2. İNGİLTEREDE HEP BAZI TAKIMLAR VAR DİĞERLERİNE GÖRE ARKAPLANDA KALAN ONLARI HİÇ HAFİFE ALMAMALARI GEREKTİĞİNİ GÖSTERMEK İÇİN ŞAMPİYONLUK YOLUNDA TOTTENHAM'I SEÇTİM STADYUMUMUZ KADROMUZ TRANSFER DÖNEMİNDE DAHA ÇOK POTANSİYELİ YÜKSEK OYUNCULARA YÖNELECEĞİM ZATEN TAKIMIMIZIN ALTYAPISI DA ÇOK SAĞLAM GENÇ TAKIMDA POTANSİYELİ YÜKSEK BİRÇOK OYUNCU VAR.
  3. Tottenham Hotspur Football Club, daha çok Spurs olarak bilinir. Günümüzde FA Premier League'de oynayan Tottenham, Kuzey Londra'da kurulmuş profesyonel bir İngiliz futbol kulübüdür. Kulübün stadı White Hart Lane'dir. Tottenham, İngiltere'de 20. yüzyılın içinde 1960-61 sezonunda, hem ligi, hem kupayı kazanmayı başarmış ilk takımdır. 1963 yılında da Kupa Galipleri Kupası'nı kazanarak Avrupa'da kupa kazanan ilk İngiliz takımı olmuştur. 1970'lerde iki kez İngiltere Lig Kupası'nı ve 1972'de de yeni adıyla ilk UEFA Kupası'nı kazanmışlardır. 1980'lerde Spurs, birçok kupa kazanmıştır; iki kez FA Cup, bir kez FA Community Shield ve 1983-84 sezonunda UEFA Kupası'nı kazanmışlardır. 1990'larda FA Cup ve Lig Kupası'nı kazanmışlardır. 2008'de Lig Kupası'nı bir kez daha kazanmışlardır; böylece her on yılda en az bir kez bu kupayı kazanmış oldular. Bu, sadece Manchester United tarafından gerçekleştirilmiş bir başarıydı. Kulübün Latince motto'su Audere est Facere'dir; (anlamı: "Cesaret etmek yapmaktır.") Amblemi bir futbol topuna tünemiş horozdur. Kulüp, yakın komşusu olan Arsenal ile uzun bir tarihe sahip olan bir rekabet içindedir, bu iki takım arasındaki maçlar Kuzey Londra Derbisi olarak bilinir. MABEDİMİZ EFSANE BAŞKANIMIZ DANİEL LEVY'NİN ÇEŞİTLİ HAL VE DURUMLARDA Kİ GÖRSELLERİ BAŞKANIMIZ ENDİŞELİYKEN O gün bombayı BBC Sports bırakmıştı. Manşetlerinde Tottenham'ın menajeri değişti başlığı ile herkesi hazırlıksız yakalamışlardı. ####ŞOK#### Tottenham takımın başına tecrübesiz menajer Fettah Yıldız'ı getirdi. Açıkcası otoriteler tarafından ilk defa duyulan Fettah Yıldız'ı kim nereden buldu bilmiyoruz. Tottenham büyük hedefleri olan bir takım, o yüzden kendini ispatlamamış birisi ile yürümelerini anlayamıyoruz. Umarım ligimizde başarılı olur fakat ben pek zannetmiyorum diyordu spor yorumcuları. Fakat hedef büyük idi, kendime güveniyordum. Bu iş için biçilmiş kaftandım Öncelikle takım ile ilgili bilgi vermem lazım. Fm 14 oynuyorum ve 2013 yazından başladım. Biliyorsunuz Daniel başkanımız Gareth Bale satışı ile eşek yükü ile para kaldırdı ve ordan gelen hazine ile harika bir takım oluşumuna girmişler. Çok genç ve yüksek derece potansiyelli yıldızlar gelmiş. Christian Eriksen, Erik Lamela gibi. Tabi ki çer çöp bu takımda fazla çünkü orta halli bir takımdı Tottenham ama hedefler büyük. Bu elemanları parlatıp bir süper yıldız yapmalıyım. Derinliği yüksek bir kadro kurmalıyım zira çok fazla maça çıkıcaz. Ff cup olsun Capital One Cup olsun, ilk sezonumuzda UEFA Avrupa Ligindeyiz. Orda da kupayı kazanmayı planlıyordum ama işler pek istediğim gibi gitmedi. İlk sezon için Valon Behrami yi 9.5 M den Napoli'den, Ben Davies'i 11.5 M ile Swansea'dan almıştım. Orta sahamda Sandro, Paulinho, Etiene Copue, Lewis Holtby, Mousa Dembele gibi güçlü oyuncular mevcuttu fakat Behrami ilerde sezonu kurtaran adam olucak. İlk sezonda bek sıkıntısı var biraz, Danny Rose sürati yüzünden çok rakip defansı mundar etmiştir fakat defansif özellikleri çok düşük, Benait Asou-Ekotto'da kiralık gitmiş. Sağ bekim Kyle Walker işe yarar, potansiyeli yüksek ve istediğim özelliklere sahip. Üçüncü bek adayı Kyle Naughton. Açıkçası sağ bek Kyle Walker garanti fakat sol bek de bu ikisinden de istediğimi alamayacağımı düşündüm. ( Bu kadro bir sonraki sene için, kadroya pek bakmayın) Böyle bir taktik düşünüyordum, açıklamak gerekirse İngiltere'de yaratıcılığı ve teknik özellikleri yüksek ve süratli kanat oyuncuları bol. Benim stoperlerim de çok süratli olmadıkları için defans çizgisini en geride kurmak şuan için en mantıklısı idi. Lamela ve Chadli sağ ve sol kanatta oynayabiliyorlar, onları markajdan kaçırıp tehlike oluşturmaları amacıyla yer değiştirmelerine izin verdim. Kanatlar ve forvetim süratli oyuncular bu yüzden koşu yoluna pas uygundu. Beklerimin hücum özellikleri gayet iyi, hücum varyasyonların da onların yardımı bize oyunu açmak için iyi fırsatlar sunabilir, bekleri çıkart dedim. Topa sahip olma önemli ve ilk oyunlarda hep düşük kaldı, bu yüzden düşük tempo seçtim, kararlı ve istikrarlı bir pas oyunu istiyordum, ne yaptığını bilmeyen amatör bir takım değil. Emmanuel Adebayor hazırlık maçlarında çok kötü performans gösterdi, afra tafra yaptı ve yüksek bir maaşı vardı. Fiorentinaya 6.5M ya sattım fakat maaş desteği istedi. Mecbur kabul ettim. İlk 11 de düşünmüyordum. Kafam da 4-2-3-1 vardı ve kadro çok uygundu. İstediğim oyun topa sahip olan, akışkan, kısa pas ve sürekli hücumu düşünen, karşı savunmacılara zorlu dakikalar yaşatmayı planlıyordum. İlk sezon hazırlık maçları istediğim gibi gitmedi. Tottenham 21 yaş altı ile ilk maçım kolay geçti. 6/0 gibi bir skorla geçtim. Lokomotif Moskova ve Angers SCO takımlarına deplasman da 2/0 ve 6/5 gibi ilginç skorla yenildim. Kaiser Chefs, San Jose ve Real Madrid ile 1/1 0/0 1/1 skorlarıyla berabere kalmıştım. Real Madrid maçı sadece hoşuma gitmişti. Avrupa Ligi eleme maçlarında FC Utrecht ile eşleştim. Kolay bir karşılaşmaydı. 3/1 2/1 skorlarıyla geçtim. Fakat savunmam ilk sinyalleri vermeye başlamıştı. Gol yemediğim maç neredeyse yoktu. Younes KAboul yüksek boyu ve hızı ile savunmanın değişmez asıydı. Fakat yanına teknik Jan Vertoghnen ile aynı dili konuşamamanın da etkisi ile pek uyum yakalayamadılar başlarda. Vlad Chiricheş ve Dawson da istediğim özelliklere sahip değildi. Sadece yedek olabilirlerdi. Bu sezon için yapacak bir şey yok. İstediğim oyunu oynatabilmeme karşın ligin daha ikinci haftasında evimizde Cardiff ile 1-1 berabere kaldık. İki maç kazanıp evimizde West Brom a kötü bir oyun ile 2-0 yenildik. Bazı şeyler istediğim gibi gitmiyordu. Fakat Manchester City deplasmanında 4-3 gibi bir skorla galip gelmeyi bildik ve bu takımın morallerini yükseltmeye yetti. Takım artık zafer istiyordu. Avrupa'da da gruplar belli olmuştu. Spartak Moskova, aaB, Tel-Aviv. Nispeten kolay bir grup oldu ve lider olarak çıktım. Gruptan namağlup olarak çıktım. İlk eleme turu OM ile idi. Fransa'da 2-2 ye göz yumduk ve darbeyi İngiltere'ye bekletiyorduk fakat sakin bir maç geçti. 1-0 ile turu geçmeyi bildik. İkinci eleme de Valencia ile eşleştik. Zor bir eşleşme, ne olacağını kestirmek zor ve İngiltere'de kötü bir futbol ile 2-1 yenildik. Eşleşme çok zora girmişti, ama bu kupayı takım çok istiyordu. Amaçlarını hatırlattım. Soldado ve Lamela'nın insanüstü performanslarıyla İspanya'da 3-0 galip gelmeyi bildik. Taraftar çıldırmıştı, böyle bol pozisyonlu bir maç onları tatmin etmişti açıkçası ama FF Cup da 5. Tur da Chelsea ile eşleşmiştik. Çok zor bir eşleşme, zaten Chelsea ligde herkezi harcıyor, rakip farkı etmiyordu. Ligde 1 mağlubiyet ile liderdi ve 3 puan ardıncan Man U geliyordu. Bu devlerin ardından gelmek çok zordu nitekim ligde bu ikisi ayrıldı. Man City, Arsenal, Liverpool, Newcastle ve Tottenham arasında 3.lük savaşı kıran kırana geçiyordu. Man City ve Arsenal'in çok iyi kadroları vardı. City'yi deplasmanda 4-2 yenmiştik ama evimizde taraftarımıza kötü bir sürpriz yaptık. 2-1 yenildik. Arsenal daha zordu. North London derbisi hem taraftar için hem de oyuncular için çok gergin geçiyordu. Böyle durumları oyuncularıma alıştırmak benim görevimdi ve elimden geldiğince yaptım. Deplasmanda 1-0 yenmiştim ve taraftarı çıldırmıştı ama Nisan ayında evimizde taraftarımızda unutamayacağımız bir yara bırakmıştık. Kötü bir futbol ile 2-0 yenilmiştik. Arsenal'li ler sevinç çığlıkları atarken The Yids, taraftarımızı sükûnete çağırıyor, Fettah Yıldız'a güvenmemiz gerektiğinden bahsediyordu. Böyle heyecan dolu bir ligde deneyimsiz menajer Fettah Yıldız hatalar yapa yapa ders çıkarıyordu ama bazı hataların geri dönüşü olmuyordu. Şampiyonluk yarışından çoktan kopmuştuk çünkü Chelsea affetmiyordu. Arkamızdakilerle aramızdaki farkı da açamıyorduk bir türlü. 3. Liverpool'un 48 puanı, 4. Tottenham'ın 47 puanı, 5. Arsenal'ın 45 puanı, 6. Man City'nin 45 puanı, 7. Newcastle in 44 puanı vardı. Böyle acaip bir lig vardı, kıran kırana geçiyordu, kaybettiğimiz en ufak puan bizi çok gerilere düşürebilirdi. O zamanlarda takımım olağanüstü bir azim ve motivasyon örneği gösterdiler. Bu durum son haftalara kadar böyle geldi. Liverpool ile yakınız, bir o geçiyor bir ben geçiyorum fakat fikstüre baktığımda beynime kan sıçradı. Ligde ki son 5 maç şöyle idi; evimizde Man U ile evimizde Arsenal ile evimizde Newcastle ile deplasmanda Liverpool ile son maçta evimizde Southampton ile. Avrupa da tabi ki devam ediyordu Valencia'yı eleyip çeyrek finallerine vizemizi almıştık. Fiorentina ile eşleştik, çok güçlü kadroları vardı. İyi transferler yapmışlardı ve çeyrek finale kadar temiz skorlarla yendiler. İlk maçı İtalya'da 4-2 kaybettik. Savunmamız çok büyük uyarılar veriyordu çünkü ara toplar çok büyük tehlike oluşturuyordu. Fransa mill takım kalecisi Lloris kalesinde devleşmese çok daha büyük farklar yiyebilirdik, şükür Lloris'in konstantrasyonu üst seviye idi. Evimizde muhakkak ki kazanmalıydık, başka bir ihtimal yoktu. Taraftar da benimle aynı düşünüyordu fakat pek bir beklentileri de yoktu benden çünkü bu adamın oyuncu hayatı bile çok amatördü. Onlara yanlış olduklarını ispatlamam gerekiyordu. Maç başlamıştı, İtalyan ekibi resmen neye uğradığını şaşırmıştı. Taraftarımızın doksan dakika susmayan tezahüratlarıyla resmen cehenneme çevirmiştik Fiorentina için. O maçta Christian Eriksen ve Soldado'nun müthiş performansı, taraftar ile birleşince 6-0 gibi bir sonuç çıkmıştı. Takım darmaduman etmişti Fiorentina'yı. Ertesi gün başlıklarda Tottenham başarısı yazıyordu çünkü Fiorentine çok iyi bir takımdı ve 4-2 gibi bir sonuçla yenilmiştik. Bu sonuç harika idi. Yarı finalde milli gururumuz Bursa ile eşleştik. Kolay bir eşleşme zannediyordum fakat bu düşüncemi bana yedirdiler. Türkiye'de Bursa taraftarı müthişti, takım iki pas bile yapamıyordu ama Bursa'nın da hücum gücü zayıftı. Lloris yine bizi kurtarıyordu ve 1-1 e boyun eğdik. Türkiye'de kesin kazanmalıydık. İki hafta sonra dakikalar 90 u gösterirken 1-1 idi maç. Uzatmalara gitmesini istemiyordum çünkü kondisyonumuz çok zayıflamıştı takımımın ama 90+4 de ara topa atılan topa sol bekim Danny Rose çok geç uyandı ve yetişemedi rakip forvete, rakip forvette büyük bir soğukkanlılık gösterek bütün White Hart Lane Stadyumunu susturan golü atmıştı. Evet, Bursaspor'a elenmiştik, finale gidemedik. Finalede Juventus ile eşleşti ve Juventus 5 attı. Ligde mecbur başarılı olmalıydık, avrupa liginde beklenilmeyen bir Bursa mağlubiyetinden sonra bu son 5 maçın altından alnımızın akıyla kalkmalıydık. Son maçlar böyle geçtikten sonra ligi 3. bitirdik. Hedefleri tam anlamıyla karşılamıştık diyebilirim, FF Cup'ta sadece bekleneni karşılayamadık ama takım umut veriyordu. Yeni sezonda hedef şampiyonluktu, bakalım zaman bize neleri göstericek. 2014/2015 Transfer Sezonu GELENLER: Leighton Baines: Takımın 3 yıl boyunca sol bek açığını kapatabilecek yetenekte bir insan. Çok kaliteli bir profili var ve büyük maçları çıkarabilecek bir tecrübeye sahip. 14 M+ 3M 36 AY Gino Peruzzi: Müthiş bir sağ bek, çok genç, güzel bir profil ve çok yüksek bir potansiyel. 6 7 yıl takımımda kalır. Pahalıya mal oldu, 20 M, nakit. Eder Alvarez Balanta: Genç başka bir yetenek, harika bir profil ve yüksek potansiyel. Takımın 6 7 yıl boyunca tandemini oluşturacak bir isim. 7 M Euro çıktı cebimden Facundo Ferreyra: Defoe ve Adebayorun ayırlmasından dolayı mecburen forvet hattına bir transfer lazımdı. 12 M € istedi Shaktar. Genç başka bir yetenek Lucas Romero: Takip edenler bilir, Arjantinlilerin en büyük potansiyel içeren orta sahalarından biri, şuan ahım şahım değil ama ilerde çok faydalı olacak, rotasyon için de güzel bir tercih.3 M € mal oldu. Maxym Koval: Neredeyse ölmüş Brad Friedel ve Gomesi 600 K € 'ya sattıktan sonra yedek kalecimiz yoktu. 10 yıl kalır takımda, o derece iyi bir yetenek. Mario Solferino: Harika bir regen, harika bir Arjantin klasiği. Müthiş bir profil. Bekleyip görecez bu çocuk ne olacak GİDENLER: Takımımda 18'e bile giremeyen, çer çöpü yollama vaktiydi artık. İlk sezonumda yollayamadım fakat şimdi alıcılar bulabildim. Lewis Holtby: Machester City'e 17 M € Kyle Walker: PSG'ye 16 M € Etienne Copué: Liverpool'a 4 M € Jake Livermore: Norwich'e 4 M € Gylfi Sigurdson: Southampton'a 4.5 M € Paulinho: Dortmund'a 14 M € Vlad Chiriceş: R.Sociedad'a 10.25 M € Danny Rose: Liverpool'a 7 M € Jermain Defoe: Q.P.R 1.5 M € Güzel bir transfer sezonu geçirdiğime inanıyorum. Kullanamadıklarımı iyi fiyata sattım.
×