Jump to content
Hoş geldin Misafir!

Her şeyden önce emeğe saygı gösterelim. Emeğe saygı göster ki devamı gelsin...

Merhaba FMT ailemiz,

Sitemizde korsan oyunlara destek verilmemektedir. Korsan oyunla ilgili açacağınız konular, kapatılıp çöp kutusuna taşınacaktır.

Kırık resimler hakkında ise Türkiye'de yasaklanmış resim upload sitelerinden(imgur) uzak durmanızı öneririz. Yasaklı sitelerde resim çekilmiyor ve kırık olarak gözüküyor. Bu yüzden hizliresim upload servisini kullanabilirsiniz.

 

J3nDXq.png FMTürkiye

J3nDXq.png FMTürkiye Grubu

OE7Dk0.png FMTürkiye

40bzD0.png FMTürkiye

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

22-08-2017 tarihinden beri tüm alanlarda en beğenilenler

  1. 10 puan
    Futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi takımlarından birinin yapı taşlarını oluşturan La Masia, uzun yıllar boyunca futbol dünyasının ve Barcelona’nın futbolcu üretim kaynağı oldu. La Masia; ilk başlarda, Camp Nou’yu inşa edecek olan mimar ve müteahhitlerin atölyeleri olarak kullanılıyordu. 24 Eylül 1957 yılında FC Barcelona stadyumu törenle açıldığı zaman La Masia’nın kapıları yeni bir kullanım bulunana kadar kapatıldı. Daha sonra La Masia Barcelona’ya dışardan gelenlerin konutu oldu. 20 Ekim 1979 yılında resmi olarak da bu amaçla kullanılacağı açıklandı. Bu konut , Barcelona’da yetişmek için ailelerinin yanından ayrılarak gelen genç oyuncuları sportif ve zihinsel anlamda geliştirmek için kullanıldı. Kulübün 100. yılında La Masia 20.yılını kutladı ve genel olarak durum çok iyiydi. Altın günler La Masia’dan yetişen Pep Guardiola, bu başarının emsallerinden biriydi. Şimdilerde Manchester City’i çalıştıran Guardiola, bir sezon Barcelona B’yi çalıştırdıktan sonra A takımın başına getirildi ve 4 yıllık bu harika serüvende maç başı 2.36’lık bir puan ortalaması ve kazandığı sayısız kupa ile dünyaya, tabiri caiz ise küçük dilini yutturdu. Guardiola bu başarıları önceki dönem kadrolarından farklı olarak, tamamı La Masia orijinli Valdes, Puyol, Iniesta, Xavi, Pique, Messi gibi oyuncuların etrafına kurulu bir takımla kazandı. Guardiola, görev süresinde kazanılabilecek 19 kupanın 14’ünü kazandıktan sonra Almanya’ya yelken açınca yerine yine La Masia orijinli bir teknik adam olan Tito Vilanova geldi. Kasım 1984 – Haziran 1989 yıllarını La Masia’da geçiren Tito, 2002 sezonunda; kadrosunda Messi, Pique, Fabregas gibi yıldızların bulunduğu Barcelona U16 takımının teknik direktörlüğünü yaptı. Guardiola’nın Barça B’yi çalıştırdığı zamanlarda onun yardımcı antrenörlük görevini üstlenen Tito görevine, Guardiola A takımı çalıştırmaya başlayınca da devam etti ve 4 yılda 14 kupa kazanıldı. 27 Nisan 2012 yılında Guardiola’nın takımdan ayrılması sonrası, yardımcı antrenör konumunda olan Tito, takımın yeni teknik direktörü oldu fakat 19 Temmuz 2013 yılında dönemin Barcelona başkanı Rosell, Vilanova’nın kanser hastalığına yakalandığını ve hastalığından dolayı görevine devam edemeyeceğini duyurdu. Tito Vilanova, ilk iki buçuk yıl önce teşhis edilen hastalığına karşı uzun bir mücadele verdikten sonra, 25 Nisan 2014 günü, 45 yaşındayken, vefat etti. Tarihler 25 Kasım 2012’yi gösteriyor ve bir dönenim fırtına gibi esen futbol akademisi La Masia tarih yazıyor.. Levante ile oynanan maçta dönemin teknik direktörü Tito Vilanova 14. dakikada Martin Montoya’yı Dani Alves’in yerine oyuna almasıyla Barcelona sahada 11 tane altyapıdan yetişen oyuncuyla mücadele ediyordu Evet yanlış duymadınız. Bir takım ve bu takımı sahada temsil eden 11 oyuncu da altyapı orijinli. Fakat işler sonsuza kadar böyle sürmedi.. Barcelona 2015 yılında genç oyuncuların transferlerindeki usulsüzlükler nedeniyle transfer cezasına çarptırıldı. Öyle görünüyor ki dönemin teknik direktörü Enrique için önemli olan, Barcelona’nın felsefesine ters olarak, oyundan bağımsız skordu.. Yani, ham Barcelona felsefesi ‘topu kontrol dahilinde tutarak maçı kazanmak’ iken, Enrique döneminde bu felsefe yalnızca ‘maçı kazanmak’ olarak uygulandı. Burada Kiki’nin (Kiki: Enrique’nin çağrıldığı isim) başarısız olduğunu iddia etmemekle birlikte Enrique’nin zamanında Barcelona’nın 9 kupa kazandığını da belirtmek istiyorum. Fakat Enrique, La Masia’ya güvenmemiş olacak ki gelecek vadeden oyunculardan olan Sergi Samper’i Granada’ya kiralık gönderdi ve yerine Andre Gomes’i; aynı şekilde Munir El Haddadi’yi Valencia’ya kiralık gönderdi ve yerine Paco Alcacer’i transfer etti. Bu oyunculara neden yeteri kadar şans verilmedi? Messi’nin, Iniesta’nın çıktığı futbol okulunda yetişen bu futbolcular yetersiz mi görüldü? Merak konusu.. La Liga uzmanı Simon Harrison şöyle diyor; “Şunu söyleyebilirim ki Barcelona, genç oyunculara A takımda yeteri kadar süre vermiyor. Ve onlar da doğal olarak başka takımlara giderek daha çok şans bulmayı amaçlıyor.” Ben de yukarıdaki sözü “kendilerini ispatladıktan sonra Barcelona onları takıma tekrar kazandırmak için canını dişine takıyor” diye tamamlıyorum. Tıpkı bugünlerde Bellerin muamması gibi.. Barcelona, Bellerin’i 2011 yılında €500B bedel ile Arsenal U18 takımına sattı. Ve bugünlerde sağ bek sıkıntısı çeken takımın, Bellerin için Arsenal’e €50M ödemeye hazır olduğu konuşuluyor. Bellerin tek örnek de değil.. Bu oyuncuların devamına Pique (Barça → Man. Utd. → Barça), Fabregas (Barça → Arsenal → Barça), Gerard Deulofeu’yu (Barça → Everton → Barça) ekleyebiliriz. Barcelona, Barcelona B’de mücadele eden oyuncuları, A takımda süre almaya hazır görüyor fakat onları takımda kullanmak yerine, dış piyasaya sürüyor. Bkz: Alex Grimaldo, Sergi Samper, Sergi Palencia. Gelecek de bir gün gelecek Barcelona, bu karanlık olmayan fakat ışığı sönük zamanlardan kurtulabilir mi? Elbette. Fakat bu sorun takımın köklerindeki ilaçla, La Masia’yla çözülür. Neden altyapıdan çıkan oyuncularla oynanmıyor? Oyuncu mu yetişmiyor? Hayır. Barcelona (A takımda tutunmasına olanak vermese de) oyuncu yetiştirmeye, yıldız üretmeye devam ediyor. Takımın geleceğini oluşturacak bu oyuncular arasında doğru kimya yakalanarak takımın belki de 10 yılı kurtarılabilir. Yapılması gereken, yapmamız gereken insan yetiştirmek ve özümüzü değerlendirmek. Katalonya merkezli bir gazeteci Josep Capdevilla “Burada hiçbir problem olmadığını düşünmeye devam mı edelim?” diye soruyor.. Bir sorun var, fakat bu sorunu çözmek de o sorunu görmek kadar basit. Genç oyuncuları(mızı)n renk cümbüşüne boyadığı bu futbol dünyasına, renk körü gözlerle bakmamak dileğiyle..
  2. 10 puan
    Manchester United alt yaş kategorilerinde antrenörlük yaptıktan sonra 2007 yılında A takım oyuncularının yetenek gelişiminden sorumlu koç olarak göreve getirilen Rene Meulensteen’in işi gerçekten çok zordu. Zira, Paul Scholes, Cristiano Ronaldo, Ryan Giggs, Rio Ferdinand, Wayne Rooney gibi kendini en üst seviyede kanıtlamış oyuncularla çalışacaktı. Özgüven problemi yaşayan antrenörler teklifi reddedebilir ve bu şansı kaçırabilirdi ama Hollandalı antrenör, tıpkı United’ın starları gibi adeta meydan okuma olarak adlandırabilieceğimiz bu işi kabul etti. “En üst seviye oyuncularla çalışmanın püf noktası şudur ki, bu tarz oyuncular bir şeyin onların oyununu geliştirecek kalitede mi yoksa saçmalıktan ibaret mi olduğunu hemen anlarlar. Her zaman ‘senin oyunun tarzına katabileceğimiz bir şeyler var’ şeklinde konuşurdum. Oyununa bir şeyler katmak, eklemek çok pozitif bir yapı. Bu, daha fazla ve daha iyi demek. Bana hiç bir oyuncu gelip yaptığımı şeyin saçma olduğunu söylemedi. Ama inanın bana bunu yapabilirlerdi çünkü onlar gerçekten çok üst düzey oyunculardı.” CRISTIANO RONALDO 2007/2008 sezonunun başında Hollandalı antrenör özellikle Cristiano Ronaldo ile yakından ilgilenmek ve çalışmak için görevlendirilmişti. “Portsmouth maçında oyundan atılmasından dolayı ligin ilk haftalarında cezalıydı ve takım gittiğinde ben de onunla kalırdım ve çalışırdık. Onun gol sezileri üzerine çalışırdık. Hep o 25 – 30 metreden topu doksan diye tabir edilen noktaya göndererek atılan o ‘mükemmel’ golü atmak isterdi. Ona her zaman ‘Gol atmak için bundan çok daha fazla pozisyona gireceksin ve United’ın tarihinde yer edinmiş Law, Van Nistelrooy, Cole, Yorke, Solskjaer gibi golcülerden çok şey öğrenebilirsin’ derdim. En önemli konulardan biri hedef belirlemekti. Bir araştırmaya göre kendine net hedefler belirleyen insanlar, bir hedef belirlemeyenlere göre çok daha başarılı olur. Carrington’da yaşadığımız bu diyaloğu hala hatırlarım : ‘Geçen sezon kaç gol attın?’ ’23’ ‘Peki, o zaman bu sene 40’ı denemelisin.’ ‘Ne? Bu neredeyse iki katı!’ ‘Ama bitiricilik üzerine doğru düzgün çalışmadın bile.’ Mick Phelan ve Carlos ile onu oynadığı pozisyonu daha iyi tanıması ve farklı pozisyonlarda neler yapması konusunda çalıştırmaya koyulduk. Farklı açılardan gol bulmak üzerine pek çok çalışmalar yaptık. Ceza sahası içini bölgelere böldüğüm ve her birinde ne yapacağınız konusunda düşünmek zorunda olduğunuz bir formatım vardı. Ayak içi, aşırtma, tek vuruş gibi iyi bitiriciliğin gereklilikleri olan elementleri öğrenirdiniz. Böylece pozisyonun, ne tür bir top geldiğinin ve onun kontrolünü nasıl sağlayacağının, nasıl bitireceğinin farkına varırdı. Çalıştığı bir diğer nokta serbest vuruşlardı. Bu onun fikriydi. Söylediğim tek şey yana doğru bir adım atması ve böylece daha doğal bir pozisyona gelmesi yönündeydi. Geliştirebilmesi ve daha farklı noktalara gelebilmesi için yaptığı çalışmaları kayda alıyorduk. Daha iyi olmak istiyordu ve bunun için çalışıyordu.” O sezon United ve Ronaldo için mükemmel geçti. Kırmızılar, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna uzanırken Portekizli de tüm turnuvalarda toplamda 42 gol kaydetti. “Ronaldo ve United ilişkisi adeta cennette yapılmış bir evlilikti.” “Ronaldo kariyerinde doğru zamanda doğru yere geldi. Her şeyden önce Sir Alex Ferguson vardı. Ona, ‘Sana daha iyi hale getireceğim, bana güven’ derdi. Öte yandan, oldukça sağlam bir soyunma odası vardı – Scholes, Neville, Giggs, Ferdinand, Evra, Vidic. Hepsi onu çok takdir ediyordu ve ondaki potansiyeli görebiliyordu. Ronaldo da kendini çok iyi konumlandırdı. Hiçbir şekilde kibri yoktu, sadece çok çalışan bir çocuktu. Kendine çok güveniyordu, evet, ama bu da herkese ‘En iyi futbolcu olmak istiyorum ve sizlere de yardım edeceğim’ derken yaptığı çalışmalar sayesindeydi.” Şimdiki durumuna bakarak bir zamanlarki Ronaldo’yu unutmak kolay. “18 yaşında United’a geldiğinde topla bir çok şey yapabiliyordu. Ama yaptığı şeyler o kadar da faydalı ve işe yarar şeyler değildi. Ancak bunun üzerine çok çalıştık ve o da bu çalışmalara destek verdi, sahiplendi. Çünkü bunun onu çok daha tehlikeli ve komple bir oyuncu haline getirdiğini gördü. Bir çok şey öğrendi ve full paket bir oyuncu oldu.” Coerver antrenörlük sistemi mezunu olan Meulensteen, United’da geçen 12 yılının sadece 53 yaşında olmasına rağmen kariyerinin en tepe noktası olduğunun farkında. SIR ALEX : MUAZZAM A takım koçu Phelan ve asistan menajer Queiroz ile birlikte Meulensteen Old Trafford’da hem Avrupa’ya hem Premier Lig’e yetecek farklı bir oyun stili gelişmesine katkıda bulundu. “Bir ritme ve topa sahip olmak çok önemli. Ancak Sir Alex ile birlikte bu topa sahip olmanın bir amacı vardı. Hücumda tahmin edilemez olma elementi üzerinde durdu. Oyunda daha kalabalık bölgelere geçtiğinizde oyun ritminiz tek paslara evrilmek zorunda oluyor. Bunun üzerine her gün ama her gün çalıştık. Her topa sahip olma oyunu o dokunuşlardan ibaretti çünkü onları savunamazdınız.” “Takımların aslında ihtiyacı olmayan pasları yaptığını çok görürsünüz. Bu, oyunun temposu düştüğünde olur. Eğer beş oyuncu topa iki defa dokunursa top çevirmek 10 saniyenizi alır. Birer dokunuşla bu süre 5 saniyeye iner, oyunun hızı artar ve oyuncular pozisyonlarından çıkar. Onları zorlayın, zorlayın ve ardından bam!” 2008’de Portekiz’in başına geçmek için ayrılan Queiroz’dan sonra A takım asistan koçlarından biri pozisyonuna getirilen Meulensteen, 2013 yılında David Moyes Alex Ferguson’ın yerine takıma geldiğinde görevi bıraktı. Bunun hala onun içinde bir yara olduğunu söyleyebilirsiniz ve United’ın hücumlardaki o tahmin edilemezliği ve enerjisi o dönem Ferguson’dan sonra adeta yok oldu. “Geriye dönüp baktığınızda, Sir Alex Ferguson’dan sonra United’da ortadan kaybolmaya başlayan ilk şeylerin onlar olduğunu görüyorum. Oyuncular bunları kullanmadığında, bunları kaybeder. Önceden gol atmak için pek çok metodumuz vardı. Bizi bir şekilde durdursanız başka bir şekilde gol bulurduk. Bir yerden sonra bazı şeyleri uygulamak oyuncu kalitesine bağlı oluyor ve bizde bu kalite oldukça mevcuttu.”
  3. 9 puan
    Fotoğraf zaten herşeyi anlatıyor namını herkes biliyor. Biz sadece hatırlatmak istedik ve bu fotoğrafta derledik. Bakalım Monchi Reyiz Roma'da ne işler yapıcak şimdiden transferleri geleceğe yönelik ve kar elde ettirecek şekilde.
  4. 9 puan
    Maddenin temelini oluşturan atomların %99’unun boş olduğunu biliyor muydunuz? Bu boşluğu doldurduğu varsayılan maddeye ise “Dark Matter” yani karanlık madde deniyor. Hayatımızın çok büyük bir bölümünde bulunan bu gizemli maddenin yararı hakkında bilinenler teorik seviyedeler. Futbol müsabakasında onun sonucunu belirleyen temel madde gol ise ve goller arasındaki oyunu yani boşluğu dolduran ise pastır. Futbolun karanlık maddesi pasın, doğru kullanımı hakkında yakın tarihte Barcelona öncülüğünde tiki-taka modeli oluştu ama onlardan başka becerebilen de olmadı. Tiki-taka oynayabilmek için ise sadece pas değil, pozisyon bilgisi, taktik değişkenler gibi birçok varyantın doğru yapılması gerektiği belirdi. Futbol dünyasının karanlık maddesi olan pasın yararlı bir şekilde kullanılması için çeşitli yöntemler kullanılmaya çalışıldıkça ise konvansiyonel metotlarla, bu yenilikleri yorumlayınca sağlıklı raporlar oluşmadığı ortaya çıktı. Genç yaşta futbolu bırakan Bayer Leverkusen futbolcusu Stefan Rainertz ve Jans Hegeler ise basit düşünerek, pasın verimliğini ölçecek bir istatistiki kalem geliştirdi; Packing ve Impect. Packing: Pasla veya top sürerek geçilen oyuncu sayısı. Impect: Pasla veya top sürerek geçilen savunma oyuncu sayısı. Packing ve Impect, topa sahip olma ve koşu mesafesi kavramlarını yararsız kılarak topu ne kadar yararlı kullanabildiğinize odaklanan bir istatistiki kalem. Sadece pas atmak değil, pas almak da önemli olduğu için onu da ayrı bir kategori de toplamak yararlı olacaktır. Bu sayede uzun pas, kısa pas oyunlarında hangi oyuncuların birbirlerini tamamladıklarını daha iyi görebileceğiz. Packing - Outplaying Opponents in Football
  5. 8 puan
    Futbol nedir? Oyunun icadından beri sevenlerinin peşini bırakmayan nihai soru. Cevaplar ise “22 kişi ve bir topla oynanan takım sporu” gibi çerçeve bir tanım ile Simon Kuper‘den alıntıyla “Futbol asla sadece futbol değildir.” gibi daha derin bir tarif arasında kendine yer buluyor. Kesin olan bir şey varsa futbolu seven bizler, onu içinde barındırdığı hayata dair hikayeler sebebiyle seviyoruz. Günümüzde dünyanın önemli futbol coğrafyalarının maçlarını evimize getirme lüksüne sahibiz. Futbolun televizyon ile birlikte yöresel aidiyetini kaybederek tüm dünyaya mal olması beraberinde seçiciliği de getirdi. Bu kadar fazla futbol müsabakası arasında tercih yapabilmemiz dolayısıyla takımlara veya maçlarına olan sadakatimiz de azaldı. Sempati beslediğimiz bir takımın o akşamki keyifsiz futboluna 90 dakika boyunca müsamaha göstermek yerine tek zapla başka bir maçta küçük hazlar aramaya başlıyoruz. Hal böyle olunca gerek sporun kendisiyle, gerek bir ligle, gerekse takımlar ve oyuncularla duygusal bağların kurulması gerekli hale geliyor. Futbolun içinde barındırdığı hikayeler yoluyla bağ kuruyoruz. Medya tarafından haksız eleştirilere maruz kaldığına inandığımız bir oyuncunun cevabını sahada vermesini dilediğimizde, o anlara tanıklık etmek adına 90 dakika boyunca o karşılaşmaya kilitleniyoruz. Aynı hikayeleştirme dolayısıyla bir önceki maçta haksız bir şekilde kaybettiğine inandığımız takımın rövanşta intikamını almasını izlemek istiyoruz. Maç boyu itişip kakışan stoper-santrafor ikilisinin sonraki randevularını iple çeker oluyoruz. Deplasmanda binlerce kişi tarafından haksız yere yuhalandığına inandığımız oyuncunun 90+’da takımına galibiyeti getiren golü attığını gördüğümüzde gururlanıyoruz. Daha düşük profilli bir takımın zirve yolculuğuna ortak olmak istiyoruz. İyiler olarak kendi dünyamızda konumlandırdığımız takımların daha güçlü, daha zengin takımları dize getirmesini diliyoruz. Son dakikada gelen şampiyonluk golleri izlemek istiyoruz. O golün teknik analizini umursamayacağız. O gol atıldığı an biz ayaktayız. Futbolu bu hikaye anlatımı üzerinden anlamlandırıyoruz. Şık çalımlar, yaratıcı paslar, teknik vuruşlar, harika goller… Hepsi güzel fakat bir noktadan sonra yetersiz kalıyor. Şimdiden hepimiz bir ömre yetecek kadar yetenek dolu ana tanıklık etmişizdir. Oysa hala bir sonraki maçı iple çekmemizi, futbolun içine sinen hikayeleri paylaşma arzumuzla açıklayabiliyoruz. Bu hikayelerin en dramatiklerinden biri de geçtiğimiz akşam Sevilla-Real Madrid maçında yaşandı. Sevilla-Real Madrid Zidane yönetimindeki Real Madrid 39 maçtır yenilgi yüzü görmeyerek ezeli rakibi Barcelona’nın bu alandaki rekoruna ortak olmuştu. 40. maç Sevilla ile oynanacak Copa Del Rey mücadelesiydi. Zidane turun ilk ayağında Santiago Barnabeu’da aldığı 3-0’lık galibiyetin rahatlığıyla deplasmandaki rövanş maçında rotasyona gitmişti. Belki de bu tercihiyle dünyaya rekoru umursamadığını da göstermek istiyordu. Çünkü rekorun akıbeti İspanya ve dünya spor basını tarafından abartılı bir dille gündeme taşınmış, maçın önüne geçen bir nitelik kazanmıştı. Bir süredir Real Madrid’in sıradaki maçı yalnızca bu rekor üzerinden değerlendiriliyordu. Zidane rekoru umursamadığını beyan etse de 90’ıncı dakikadaki beraberlik golüne çocuklar gibi sevinecekti. Halbuki o gol atılmadan önce de turu geçtikleri belli olmuştu. Benzema’nın 90+3’deki golüyle gelen 3-3’lük beraberlik, Madrid’i 40 maçlık yenilmezlik rekorunun tek sahibi yapıyordu. 83. dakikada, maç 3-1 devam ederken kazanılan penaltıyı kullanmak adına topun başına geçen Sergio Ramos ise maçın önüne geçen bir detayın altına imza atmıştı. Panenka penaltısıyla topu ağlara göndererek yetiştiği takımın birçok taraftarını incitiyordu. Golden sonra Sevilla tribünlerine formasının arkasını işaret ederek bir mesaj yolluyordu. O mesaj hakaret içerek tezahüratlarla anında karşılık buldu. Tüm stadyum ona nefretini kusarken Ramos “Sizi duyamıyorum.” anlamında elini kulaklarına götürüyordu Sevilla teknik direktörü Sampaoli taraftarla aynı fikirde değildi. Bu vuruş şeklinin rakibe hakaret etmediğini savunuyordu. Ancak bu açıklamalar da taraftarın hiddetini dindirmeye yetmeyecekti. 72 saat sonraki lig mücadelesi öncesinde ortalık kızışmıştı. Sevilla taraftarı intikam istiyordu. Yakın zamanda oynanan iki maçın ilkinde güçlü rakiplerine karşı 3-0 ile kaybetmişler. İkinci maçta ise kendi evlerinde galibiyeti ucu ucuna kaçırmışlardı. Üstüne üstük kendi evlatları Ramos’un onları aşağıladığına inanıyorlardı. Sadece galibiyeti değil, Ramos’un incindiğini de görmek istediklerini tahmin etmek çok zor değildi. Stadın girişine astıkları pankartlarla Ramos’a “iyi dileklerini” sunmayı ihmal etmediler. Başlama vuruşundan önce Ramos, Sampaoli’nin yanına giderek kulağına eğildi. Muhtemelen açıklamalarından dolayı taraftarın gözü önünde ona teşekkür etmek istemişti. Belki de bir zeytin dalı uzatmak istiyordu. Oysa Sevilla taraftarı çoktan çileden çıkmıştı. Bu artık onlarla Ramos arasında kişisel bir meseleye dönüşmüştü. Maç başladığında top Ramos’un ayaklarına her değdiğinde tribünlerden nefret dolu nidalar, yuhalamalar yükseldi. Taraftarın ateşlediği takım da Sampaoli’nin gurur duyacağı bir tempoyla Real Madrid’in üzerine atılıyordu. Ön alan baskısıyla Madrid’i boğdularsa da ilk yarıya bir gol sıkıştıramadılar. Ramos tüm protestolara rağmen kalitesinden ödün vermeyen bir futbol ortaya koyuyordu. Yine de yuhalamalar şiddetini hiç yitirmedi. 64. dakikada Sevilla kalecisi Rico’nun, Carvajal’i ceza sahası içinde yere indirmesiyle Madrid penaltı kazandı. Bu kez topun başına Cristiano Ronaldo geçiyor, düzgün bir vuruşla takımını öne geçiriyordu. Sevilla taraftarı üzgündü fakat yılmadılar. Takımlarına desteği sürdüler. Takım da maçtan vazgeçmemişti. Baskıyı giderek arttırdılar. 85. dakikada Sevilla taraftarlarının dileği gerçek oldu. Henüz 3 gün önceki maçta, neredeyse aynı dakikada attığı penaltı golü ve sonrasındaki hareketleriyle Sevilla taraftarının nefretini kazanan Ramos, bu kez ters bir vuruşla kendi filelerini havalandırıyordu. Ramon Sanchez Pizjuan stadında bayram havası esti. Sevilla taraftarları intikamı kutluyordu. Ramos yıkılmıştı. Düşüş sürecekti. Dakikalar sonra Sevilla bu kez galibiyet için yükleniyordu. Yeni transfer Jovetic, Sevilla formasıyla ilk maçına 3 gün önceki kupa mücadelesinde çıkmış, 45. Dakikada oyuna dahil olarak ilk maçında golle tanışmıştı. Yine sonradan dahil olduğu maçta Madrid’e ikinci golünü atarak galibiyeti 90+1’de getirdi. Sevilla formasıyla iki maçta sadece 66 dakika sahada kalarak taraftarın gönlünü kazanmasını bilmişti. O da kendi hikayesini yazıyordu. Galibiyet golünde ise şut havada süzülürken son olarak Ramos’un önünde geçiyor, penaltıya sebebiyet vermemek adına ellerini arkasında birleştiren oyuncunun, topun süzülüşünü acıklı gözlerle izlediği an kameralara takılıyordu. Rekor tarihe gömülmüş, İspanya’nın son zamanlardaki yenilmesi en zor takımı mağlubiyetle tanışmıştı. Sevilla taraftarı intikamını almıştı. Ben tüm bunlara evimdeki koltuktan tanıklık etmiştim. “Bu oyunu seviyorum.” diye düşündüm. Tam da bu yüzden.
  6. 7 puan
    Yama İçeriği ♦ 30.08.2017 itibariyle Türkiye liglerindeki transferlerin %99'u tamamlandı. ♦ Borç, bütçeler ve itibar bazında düzenlemeler yapıldı. ♦ Lig gelirleri ayarlandı. ♦ Maç kadrosu genişliği 21 oyuncuya yükseltildi. ♦ TFF 3. Lig ve BAL aktif edildi. ♦ Düşen çıkan takımlar ve Avrupa kupalarına giden takımlar ayarlandı. ♦ Sakatlıklar ve cezalar çıkartıldı. ♦ Bazı oyuncuların CA/PA'larında oynamalar yapıldı. ♦ Ziraat Türkiye Kupası'nın sistemi ayarlandı ve güncellendi Yamadan Görseller Kurulum Rar'daki dosyaları çıkartın. Çıkarttığınız dosyaları "C:\Users\"kullanıcı adı"\Documents\Sports Interactive\Football Manager 2017\editor data"nın içine atın "editor data" dosyası yoksa kendiniz oluşturun.Yeni kariyer kurarken editor data'ya attığınız dosyaları seçin. Yapımcılar: LunaKoa, ValeriaPieta, MarcoReus Geliştirilmiş Türkiye Ligi Yaması v1.2 Giderilen hatalar: -Takımların u21 veya u19 liglerinde maça çıkma sorunu düzeltildi.(Hataya sebep olan u21 ve u19 ligleri kaldırıldı.) - 30.08.2017 saat 19:00'a kadar olan transferler yapıldı. -Ziraat kupası ve ligde ki 10 yedek sisteminde bir değişiklik yok gerçeğe göre uyarlandı. -Kulüplerin kısa yoldan zenginleşme sorunu azda olsa geriye çekildi. -30.08.2017 saat 19:00'a kadar olan teknik direktör değişimleri yapıldı. -Ligdeki teknik direktörlerin bazılarında ufak tefek oynamalar yapıldı. -Alt yapıdaki oyuncular hala takımlarda bulunmakta. NOT : pr0 ve sortitoutsi yamaları ile onların yaptığı "Düşen ve Çıkan Takımlar"(Promotions and relegations) dosyası seçilmediği takdirde sorunsuzca çalışıyor. Dosyayı İndirmek için;
  7. 6 puan
    Hoffenheim’dan takımın verimini arttırmak için yeni hamleler geldi. Hoffenheim menajeri Nagelsmann, antrenmanda yaptıkları hataları oyuncularına anlık göstermek için antrenman sahasına dev ekran kurdurdu. Nagelsmann böylelikle hataları minimuma indirmeye çalışıyor. Adam gerçekten büyük işler yapıyor bakalım bu sene Hoffenheim neler yapıcak. Bukadar çalışma antreman güzel şeyler getirir
  8. 6 puan
    Böyle bir cümle kurduğuna göre yamanın test edilmediğini, direk yayınladığını düşündün sanırım. Peki, hangi yama test edilmeden görüntü alınır? Kafanı kullan demiyorum, sadece birazcık olsa düşünmeye çalışmalısın dostum. Yamaların hem editör hemde oyun içerisinde kontrol edildiğini, editör ile test nasıl edildiğini gram bilmediğin için farkına varamamışsındır. Editör ile yaptığımız yamaların test kurallarıyla bir analiz ediyoruz ve buradan onaylandıktan sonra oyunda ki test aşamasına geçiyoruz. Hani burada tek bir kariyer ile yapılan bir iş değil. Yamayı test ederken 3 kişi farklı kariyerlerde test ediyor ve maks 2-3 sezon arasından sonra yeni bir kariyer açılıyor. Bunu yaklaşık 2-3 kere tekrarlandıktan sonra yamayı sizlere sunuyoruz. Genel olarak baktığımızda o kadar basit bir durum ki, hemen olmasını, hemen tamamlamasını istiyorsunuz. Burada işler öyle yürümüyor. Buradaki duran ve oluşan ekibimiz tamamiyle gönüllü olarak bizlere vakit ayırıyor. Yamayı yapan arkadaşlara küfür ederek, hakaret ederek bir noktaya varamazsın. Şimdi kelime oyunlarına vs girip, mantıksız cümleler kurmaya gerek yok. Yamayı kullanmayıp, yabancı kaynakları kullanarak bu 'kafasızlığı' gidebilirsin. Sana yamalar ile güzel günler, iyi kariyerler dilerim.
  9. 5 puan
    Genç yaşımda başlamıştım futbola Slovakya'da doğmuştum ve şehrimin takımında oynamıştım. Sakatlıktan dolayı futbolu bıraktım ancak oynamayı bırakmıştım futbolun kendisini asla bırakmamıştım. Takımların antremanlarını izlemeye gidiyordum kulüpten tanıdıklarımda vardı. Birgün heves edip menajerlik kurslarına yazıldım ve parada biriktirerek lisansımı aldım. Evde dehşet şekilde U21-U19 maçları izliyor oyuncuları not ediyor analizlerini yapıyordum. Ve bu işi büyütmek kendimi geliştirmek adına kulübe başvurdum. Şehrimin takımına başvurmuştum 24 yaşında U19 takımının antrenörü olarak yaklaşık 2 yıl hizmet verdim. Başkanlada aram iyiydi kendisini oyuncu önerilerim için hep ziyaret ettiğim için tatlı diyaloglarımız oluyordu ve beni evladı gibi severdi. Antrenörlükten sonra çabalarım ve gençler hakkında bilgim üzerine Başkan tarafından ve A takımın menajerinin onayıylada U19 takımının Menajeri olarak göreve başladım. İlk işim kadrodaki torpille veya gereksiz şekilde alınmış oyuncuları yollamak oldu. Bu yüzden takımda biraz karışıklık olsada kendi keşfettiğim ve tanıdığım 4-5 oyuncu almıştım. U19 TAKIMIMIZ İlk sene 4 olduk, 2 sene ise takımı şampiyon yapmıştım. U19da gerçi çok zor değildi iyi bir çalışmayla olurdu ancak ilk şampiyonluğumu almıştım bu benim için büyük bir başarıydı menajeri olduğum takımda iyice sevilmeye ve Başkanımız tarafından övülmeye başlamıştım. 3.Sene A takımı menajerinin kovulmasıyla Asistan Menajeri ve 2-3 arkadaşları daha takımdan ayrılmıştı. Asistan Menajerlik görevine Başkan bizzat beni atadı 4. Sezonuma böyle bir mevkide giricektim.A Takım hocasını çok dikkatli dinliyordum ve kendimi bu konularda geliştiriyordum. En sağdaki ben 4.Sezon takım şampiyonluğu yine rakibine vermişti.Bende tatile çıkıp biraz dinlenmeye ve kafamı dağıtmaya karar verdim. Öğle vaktiydi havuzda arkadaşlarla takılırken telefon çaldı numaraydı kimin olduğunu bilmiyordum açtım vee... Devamı birdahaki güncellemede umarım hoşunuza gitmiştir böyle hikayeli gitmeyi planlıyorum Takımı birdahaki güncelleme açıklarız artık
  10. 5 puan
    Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları şehitlerimizi saygı ile anıyor, tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
  11. 4 puan
    Premier League'de 4. haftanın açılış maçında Manchester City, evinde Liverpool'u 5-0 gibi ağır bir skorla mağlup etti. Liverpool'un baskılı oyunuyla başlayan maçta ev sahibi City gol perdesini kontra atakla açtı. 25. dakikada fileleri havalandıran Sergio Aguero, Premier League kariyerinin 124. golünü attı ve Avrupalı olmayıp Premier League tarihinde en çok gol atan oyuncular sıralamasında Dwight Yorke'u geride bırakarak zirveye tırmandı. 37. dakikada Sadio Mané'nin kaleci Ederson'a sert müdahalesi sonucu kırmızı kart görmesiyle sahada 10 kişi kalan Liverpool, ilk yarının son dakikasında Gabriel Jesus'un golüyle 2-0 geriye düştü. 2.YARI Manchester City fırtınası ikinci yarıda da hız kesmedi. 53. dakikada bir kez daha sahneye çıkan Gabriel Jesus, böylece son 12 lig maçında takımının 13 golüne doğrudan veya asistle katkı sağlamış oldu (9 gol, 4 asist). 57. dakikada Jesus yerine oyuna giren Leroy Sane, Brezilyalı yıldızın bıraktığı yerden devam etti. 77 ve 90. dakikalarda ağları sarsan genç futbolcu City'ye 5-0'lık galibiyeti getirdi. 1937 yılından sonra ilk kez Liverpool'a 5 gol atmayı başaran Manchester City bu sonuçla puanını 10'a yükseltti. 2006 yılında Mainz'ı çalıştırdığı sırada Werder Bremen'e karşı aldığı 6-1'lik mağlubiyetten bu yana en farklı yenilgisini alan Jürgen Klopp yönetimindeki Liverpool ise 7 puanda kaldı. Resmi Twitter'da görüntüle
  12. 3 puan
    YAMA İÇERİĞİ -Yurt dışında oynayan genç oyuncular eklendi.(Levent Gündoğan[Man Utd.],Ferhat Çoğalan[Valencia] vb.) -Çoğu Türk oyuncunun potansiyeli arttırıldı.(Cengiz Ünder,Gökay Güney,Berke Özer vb.) -Bazı gurbetçi oyuncuların ülkeleri düzenlendi. EKLENEN VE POTANSİYELİ ARTTIRILAN OYUNCULAR; OYUN İÇİ FOTOĞRAF; Levent Gündoğan Berk Çetin Ferhat Çoğalan Yunus Akgün YAMANIN İÇERİĞİ BU KADAR YAMADA GÖRDÜĞÜNÜZ HATALARI BİLDİRİRSENİZ DİĞER SÜRÜMDE HATALARI DÜZELTİLECEKTİR. YAMADA OLMASINI İSTEDİĞİNİZ GENÇ OYUNCULAR VARSA ONLARI DA EKLEYEBİLİRİM. (NOT:ABARTIYI SEVENLER İÇİN BİR YAMADIR.) YAMAYI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.
  13. 3 puan
    Shiechk normalde Juve ile anlaşmıştı ancak kafasında bi sakatlığı vardı sanırım o yüzden iptal oldu sonra devreye Roma girdi bakalım görücez bana göre süper transfer ama
  14. 3 puan
    Selam FMT ailem, Herkese göre zor olan ama girince ısındığın bir yer olan editör konusunu, artık sizlere bölüm bölüm öğretme zamanımız geldi. Videolu olarak ve bölüm bölüm şeklinde yayınlayacağımız videolar sayesinde artık editör'ün içeriğini ve kullanış şeklini öğreneceksiniz. Elimden geldiği kadar bu tarz videolara devam edip, belirli bir seviye editör kullanımı sizlere göstereceğim. Lafı fazla uzatmadan videoya geçelim.
  15. 3 puan
    Bunlar benim ilk denemelerim eksikleri söylerseniz sevinirim.
  16. 3 puan
    Bu taktiği Steam Atölyesi'nde buldum. Özellikle alt lig takımları için muazzam sonuçlar veriyor. Fazla uzatmadan taktiğe geçelim. Taktiğin Dizilişi Gördüğünüz gibi 4-1-4-1 dizilişi ile sahaya çıkıyoruz. Topla oynama konusunda çok iyi bir taktik oyunun tamamını kontrolünüz altında tutabiliyorsunuz. Takım Talimatlarımız Önceki Sezonlarımın Puan Durumları Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup'taki ilk sezonum. Medya beklentisi 16. olmamdı, sadece 2 tane oyuncu kiralayarak bu başarıyı elde ettim. PTT 1. Lig'teki ilk sezonum. Çok makul transferler yaptım ve şaşırtıcı şekilde 1 yılda lig atladım. Medyanın tahminleri buydu Fakat gerçekler böyle oldu. Ve bu da Süper Lig'teki ilk sezonum. (Biliyorum, deneyene kadar inanmayacaksınız...) Fikstürüm ve Bazı Detaylı Maç Sonuçlarım Sanırım bu sonuçlar fazlasıyla yeterlidir Kişisel Notlar - Süper Lig'de şampiyon olduğum sezon en verimli oyuncularım Özgür Çek, Pierre Slidja, Iker Undabarrena'ydı. - Oyunda herhangi bir editör programı kullanmadım, gir-çık yapmadım veya rakip takımın 1 maçlık antrenörü olup maçı bilerek satmadım. Taktik gerçekten de çok güzel ve size de kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. - SÜPER LİG'DE ŞAMPİYON OLURKEN SEZON SONUNDA %65 TOPLA OYNAMA YÜZDEM VARDI. Yorumlarınızı bekliyorum, taktiği kullanan arkadaşları da güncelleyip sonuçlarını buraya eklerim. Taktik : Dominant Football 1.0_D82C77BB-3542-4FCF-8A7D-E42DB51200F6.fmf
  17. 3 puan
    Normal süresi 1-1 biten ve penaltılara geçilen 2008 Şampiyonlar Ligi finalinde penaltı atışlarına geçilmiş ve penaltı atışları sonucunda Manchester United kupaya uzanmıştı. Ancak bu penaltı atışları sıradan penaltı atışlarından farklıydı. Chelsea bir taktik uygulamaya çalışmış ancak başaramamıştı. İşte bu olayın ilginç perde arkası: Simon Kuper’in kitabında yazdığı üzere, Chicago Üniversitesi’nde Yüksek Lisans yapmakta olan Ignacio Palacios 1995 yılından itibaren penaltı atışlarının kaydını tutmaya başlar bu çalışmasını da 2003 yılında yayınlar. Ignacio’nun bu çalışmalarını bilen bir arkadaşı, Ignacio’yu Şampiyonlar Ligi Finali’ne çıkan Chelsea teknik direktörü Avram Grant ile tanıştırır. Ignacio Grant’a, maçın penaltılara gitmesi halinde yararlanabilecekleri bir rapor sunar. Bu raporda özellikle üzerinde durduğu birkaç nokta vardır: 1- Manchester United’ın kalecisi Edwin van der Sar, atıcının doğal köşesine yatmaya meyillidir. Yani bu sağ ayağını kullanan atıcının sol tarafı, sol ayağını kullanan atıcının ise sağ tarafıdır. 2- 1.97 cm boyundaki van der Sar, 1-1,5 m yükseklikteki penaltıları kurtarmaya daha yatkındır. 3- Cristiano Ronaldo topa koşarken durursa %85 ihtimalle kalecinin sağına doğru atış yapacaktır. Yalnız Ronaldo kalecinin yerinden oynaması için son ana kadar bekler ve buna göre kararını değiştirebilir. Kalecinin önceden hareket ettiği bütün durumlarda Ronaldo penaltıyı gole çevirmiştir. 4- İlk penaltıyı kullanan takımın kazanma ihtimali %60’tır. Maçın normal süresi 1-1 biter ve penaltı atışlarına geçilir . “İlk penaltıyı Manchester United kullanır (4. madde)”. Manchester Unitedlı ve Chelseali oyuncular ilk iki penaltılarını gole çevirir ve topun başına Cristiano Ronaldo geçer. Ronaldo topa yaklaşırken önce duraksar ve kaleci Cech’i süzer. Ancak Cech dersine çalışmıştır ve yerinden kıpırdamaz. Ardından kendi sağına yatarak penaltıyı kurtarır. Bu esnada Chelseali oyuncular da dersine çalışmış oldukları için penaltıları kendilerine göre sağ köşeye, yerden veya havadan kullanırlar ve golü atarlar. Buna uymayan tek kişi ise sol ayaklı Ashley Cole’dür. Kendisi doğal köşesine atmamış yine sağ ayaklı arkadaşlarının vurduğu sağ köşeye yerden sert bir vuruş yapmıştır. van der Sar ise köşeyi bilmiş, ancak bu sert şutu çıkaramamıştır. İşin ilginç tarafı; Cole’un plana uymayıp golü atması dolaylı yoldan kupanın kaybedilmesine sebep olacaktır. Terry topun başına gelir ve yine sağ ayakla kendisinin sağına topu bırakır. van der Sar’ı ters köşeye yatırır ancak top direğe takılır ve penaltılara denge gelir. Bu penaltı sonrasında Anderson, Kalou ve Giggs penaltılarını gole çevirir ve durum 6-5 olur. Chelsea’nin 7. penaltısını kullanmak üzere topun başına gelen futbolcu Anelka oldukça streslidir. Ancak bu esnada Manchester United yedek kulübesi, Chelsea’nin penaltıları belli bir sistematiğe göre kullandığını anlamıştır. Görünüşe göre bütün penaltılarını kendilerine göre sağ köşeye atmaya karar vermişlerdir. Aslında sistem bu değildir ancak solak olan Cole gerekeni yapmadığı için bütün penaltılar sağ köşeye atılmıştır. Dolayısıyla United kulübesi teoride yanlış olsa da pratikte doğru sonuca ulaşmıştır. Ve sağ ayaklı Anelka topun başına gelir. Atacağı köşe bellidir. Kendisine göre sağ köşeye, yerden ya da havadan vuracaktır. Ancak van der Sar, topun başındaki Anelka’ya sağ köşeyi gösterir (kaleciye göre sol). Yani bir nevi “Nereye atacağını biliyorum” der. Bunun üzerine Anelka paniğe kapılır ve topu kendisine göre sol köşeye, yerden 1-1,5 metre yükseğe gönderir. van der Sar penaltıyı kurtarır. Böylece Manchester United kupayı müzesine götürür. Alıntıdır. Kaynak: @fitbol / Ekşi Sözlük
  18. 3 puan
    Tamam zaten Yabancı sınırlaması olmasaydı Beşiktaş Oğuzhanı almazdı genç bir oyuncuya orda güvenmezdi direk yabancı alır dı bitane Kerim Frei veya Olcay Şahanda takıma transfer olmazdı. Beşiktaş Quaresmayı elinde tutar Olcayı almazdı ve aynı şekilde kalede Hakan Arikan ve Cenk Gönen oynamazdı veya Sol bekte Emre diye biri oynamazdı Samet aybaba döneminde vardı sol bekte Uğur Boralı aldılar sonra oraya bitane yabancı Brezilyalı alırlardı ama yabancı sınırlaması baı oyuncularında kendini kanıtlamasınad ve şans bulmasında baya fayda sağladı.
  19. 3 puan
    @ValeriaPieta @StevenGerrard @GreenStreetHoligan keşke 3'ünüzüde oy kullanabilsek çok zevkli kariyerlerdi
  20. 3 puan
    ''Top rakipteyken geriye yaslanıp dar alanda yarı sahamızda pres ile kazandığımız topları kısa ve tek paslarla çıkıyoruz.Hem gol yollarında hem de defansta gösterdiğimiz üstün futbolla az gol yiyip çok gol atıyoruz.'' Topa sahip olma açık olmazsa 3'lü orta saha forvete tam anlamıyla destek veremiyor defansın önünde aldığımız topları kısa paslarla çıkıp amacımız top yapmak..zaten dar alanda araya paslarla cok rahat gol bulabilirsiniz.Yorumun için Teşekkürler..
  21. 3 puan
    Fenerbahçe ancak Almanya'da Dortmund'un da sıkı takipçisiyim.
  22. 3 puan
    Galatasaray'ı kullanacak arkadaşlara özellikle iyi eğlenceler İspanya, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa, Hollanda, Portekiz, Türkiye, Arjantin, Brezilya, Çin ligleri açık halde denedim. Transfer Gelir ve Giderleri.. İtibar olarak ilk 7 de ki takım.. 2016/17 Süper Lig Transferleri 2017/18 Süper Lig Transferleri 2018/19 Transferleri 2019/20 Süper Lig Transferleri 2020/21 Süper Lig Transferleri 15 EYLÜL 2020 MALİ DURUMLAR Başlamak isteyen arkadaşların kafasında ki sorular için bi cevap olması için paylaşmak istedim.. Spoiler yemek istemeyen de olur belki..
  23. 3 puan
    Ben oyuncu önerirken bu maddeyi seçip pazarlıktan kaldıra tıklıyorum. Öyle bir teklif yapamıyorlar
  24. 3 puan
    GİRONA 17/18 H/A/T LEGANES 17/18 H/A/T BARCELONA 17/18 THİRD
  25. 3 puan
  26. 3 puan
  27. 2 puan
    STADIMIZ Skagerak Arena Kapasite: 13.500 Açılış tarihi: 15 Nisan 2007 BAŞKANIMIZ Trond Haukvik Kariyer Felsefemiz 2017 Yılı boyunca iyi kötü birçok kariyer macerası yaşadık. Her serinin farklı dinamikleri olduğu gibi fm 2017'ninde dinamiklerine oynadıkça alıştık. Tecrübe ettikçe bizde tecrübeler kazandık. Nihayeyetinde fm 2017 yılına veda veda vakti fm 2018 'e merhaba vakti yaklaşırken cm 01-02 den bugüne öğrendiklerimizle , futbolun kupa kaldırmaktan ibaret olmadığını düşündüğümüz felsemizle , veda kariyeri yapmaya karar verdik. Bu kariyerdeki tek amacımız zevk almak , futbol doğruları adına zirve yapmak.
  28. 2 puan
    YAZ TRANSFER YAMASI Bir transfer yaması da benden gelsin. YAMA İÇERİĞİ Türkiye Ligi+ Türkiye Ligi Teknik Direktörler+ 1200 oyuncu Transferi yamasını sizlere sunuyorum. Yamayı = Sports Interactive/ Football Manager / editör data içine atarak oyuna girerken seçmeyi unutmayın. Link ( Güncellenmiştir ) 09.09.2017 PTT Transferleri ve t.d eklenmiştir. Yeni transferler eklenmiştir. ( Jansen, Sosa, Volkan Şen, Carrasco, Mbappe , Lorente, Bony vb transferler tamamlanmıştır.) transfer güncel_A4B7CE67-84DC-42DA-B014-281CE873DA5B.fmf UEFA TAKIM AYARLAMALARI ( TÜRK TAKIMLARI ) uefa takım ayarlaması_A4426ED5-CFE1-408E-9CA9-66D996F0B4A9.fmf KIŞ TRANSFERLERİ , KIŞ GÜNCELLEMELERİ ( FMTURKİYE EKİBİNİN YAMASIDIR ) http://dosya.co/rdeaf7d4msus/editor_data.rar.html Dosya şifresi : fm
  29. 2 puan
    İngiltere - Liverpool, Bournemouth ve Wycombe İspanya - Atletic Club Bilbao Almanya - Hoffenheim İtalya - AS Roma Türkiye - Beşiktaş
  30. 2 puan
    İNGİLTERE- Liverpool, Arsenal İSPANYA- Atletico ve Real Madrid ALMANYA- Dortmund, Liepzig İTALYA- Milan FRANSA- PSG TÜRKİYE- Samsunspor - Galatasaray
  31. 2 puan
    İşini güzel yapan nadir YouTube kanallarındandır. FM başta olmak üzere videolar çeker. Kalitesi günden güne artmakta. Takip etmeyen arkadaşlara tavsiye ederim. Çok iyi bir insandır da kendileri.
  32. 2 puan
    Eurobasket 2017'de bir turu daha geride bıraktık ve sıra geldi çeyrek final maçlarına geldik. Gönül isterdi ki son 16 turunda İspanya'yı eleyip bugün sahaya biz çıkalım. Ancak olmadı maalesef. Gelelim çeyrek finalin ilk gününde oynanacak maçlara. Maçlar Sinan Erdem Arena'da oynanacak ve NTVSpor'dan naklen yayınlanacak. Bugün oynanacak maçları kazanan ekipler 14 Eylül'de yarı finalde karşı karşıya gelecek. Almanya - İspanya - Saat: 18:45 Nasıl Geldiler?: Almanya son 16 turunda karşılaştığı Fransa'yı müthiş bir maç sonunda 84 - 81 yenerek çeyrek finale adını yazdırdı. İspanya ise son 16 turunda Türkiye'yi 73 - 56 yenerek çeyrek finale yükseldi. K.G.: Her ne kadar Almanya bir gün daha fazla dinlenme imkanı bulmuş olsa da İspanya'nın bu turlardaki tecrübesi onlara çok büyük avantaj sağlıyor. Üç sayının gerisinden çok fazla etkili olamayıp genelde potaya yüklenmeyi seven Almanya (bunu genelde Schröder yapıyor) ile pota altını savunan iki kulenin (Gasol kardeşler) kapışması çok güzel olacak. Maçın favorisi İspanya. ------------------------------------------------------------------------- Slovenya - Letonya - Saat: 21:30 Nasıl Geldiler?: Slovenya, son 16 turunda zayıf rakibi Ukrayna karşısında 79 - 55 gibi bir skorla çok rahat bir galibiyet aldı ve çeyrek finale yükseldi. Letonya ise Karadağ'ı 100 - 68 gibi bir skorla devirip Slovenya'nın rakibi oldu. K.G.: Çeyrek finalde oynanacak en heyecanlı iki maçtan birisi olacak kesinlikle. Diğeri yarın oynanacak. Bir tarafta namağlup Slovenya, diğer tarafta Porzingis öncülüğünde üçlükler ile rakiplerini dağıtan Letonya. Kaçırılmaması gereken bir maç.
  33. 2 puan
  34. 2 puan
    Her sene vaktinde çıkardığımız, ondan sonra ise güncellemeler ile sizlere hatasız ve güncel bir oyun sunmak istediğimiz yamamız hakkında ufak bir bilgilendirme ve yardım konusu olduğunu söyleyeyim. Bildiğiniz üzere birkaç sene olmak üzere sizlere yama yapıyoruz. Türkiye liglerini daha oynayabilir ve rekabeti bol bir lig olması için çaba gösterip, yaptığımız bu yamayı da ona göre uyarlıyoruz. Her sene aynı muhabbetten sıkıldığımız, üstüne üstlük sizin hiç sıkılmadığınız "hiç gerçekçi değil, indirmeyin." gibi kutsal ve saygıdeğer yorumlarınızı artık bizden sakınmanızı istiyoruz. Bu düşüncelerinize her ne kadar saygı duysak bile sizden aynı hassasiyeti alamıyoruz. Yama işleri gönüllü işler olduğu gibi karşılığında pek bir şey alınmıyor ve istenmiyor. Yamayı denedikten sonra hatalarımızı geri bildirmeniz, tatlı dil ile bunu söylemeniz ne kadar hoş olur. Neyse bu kadar şahsi düşüncemden sonra yamanın durumu ve içeriği hakkında bilgiler aktarayım. FMT'17 Geliştirilmiş Lig İçeriği Güncel takım kadroları Finansal durumların toparlanması ve bereketliliği Lig itibarı ile altyapı dereceliğin artması TV gelirleri ile lig ve kupa gelirlerin ayarlanması u21 ile u19 özel lig ve kupalar Güncel u21 kadroları ve u19 kadrolarından öne çıkanlar 3.Lig ile Amatör ligin aktif olması. Bunların dışında aklıma bir şey gelmedi. Yama sunulduğunda zaten gerekli detaylandırmalar yazılır ve resimlerle gösterilir. Sağlıcakla kalın, FMT ile kalın.
  35. 2 puan
    seninde her dediğin tutuyor bir kere de fener kazancak de bizde sevinelim biraz
  36. 2 puan
    Son 16 turunda sıra geldi ikinci ve son güne. Bugün gerçekleştirilecek 4 maçın sonunda çeyrek finale çıkacak son 4 takım daha belli olacak. Günün programından önce C ve D grubunda oluşmuş olan puan durumlarına bir göz atalım. GRUP C: GRUP D: Maçların hepsi Sinan Erdem Arena'da oynanacak ve NTVSpor'dan naklen yayınlanacak. Günün programına bakalım. --------------------------------------------------------------------------------------------------------- Letonya - Karadağ - Saat: 12:30 Çeyrek Final Rakibi: Kazanan takım Slovenya'nın rakibi olacak. Nasıl Geldiler?: Letonya, D grubunu 4 galibiyet ve 1 mağlubiyetle 2. sırada tamamladı. Bu 5 maçta rakip potalara maç başına 88.8 sayı bırakırken kendi potalarında 79.2 sayı gördüler. Takımın yıldızı şüphesiz NBA patentli pivot Kristaps Porzingis. Ancak çoğu takım gibi tek bir oyuncuya güvenmiyor Letonya. Kadrosunda bulunan oyuncuların çok büyük çoğunluğu üçlük çizgisinin dışından çok etkili ve maçlarda bunu kullandıklarını bol bol görüyoruz. Turnuvanın iddialı ekiplerinden birisi. Karadağ ise C grubunu 3 galibiyet ve 2 mağlubiyetle 3. sırada tamamladı. Maç başına 75.6 sayıyı rakip potaya gönderirken kendi potalarında 73.4 sayı gördüler. Karadağ'da klasik bir Sırp ekolü mevcut. Sonuçta yakın zamana kadar tek bir ülkeydi ikisi. Başlarından yakından tanıdığımız Tanjevic gibi kaybetmeyi sevmeyen bir koç var. Ayrıca kadronun büyük kısmı da Avrupa'nın önemli takımlarında forma giyiyor. K.G.: Her ne kadar Karadağ iyi bir takım görünümü çizse de Letonya ile boy ölçüşebileceklerini düşünmüyorum. ----------------------------------------------------------------------------------------------- Sırbistan - Macaristan - Saat: 15:15 Çeyrek Final Rakibi: Kazanan ekip İtalya ile oynayacak Nasıl Geldiler?: Teodosic, Kalinic ve Krstic gibi çok büyük eksikleri olmasına rağmen yine çok iddialı geldi Sırplar turnuvaya ve D grubunu 4 galibiyet ve 1 mağlubiyetle zirvede tamamladı. Rakip potalara maç başına 80 sayı bırakırken kendi potalarında 70.6 sayı gördüler. Kadrosunda bulunan her oyuncudan maksimum verim almaya çalışan bir ekip ancak tabii ki takımın yıldızı hepimizin yakından tanıdığı Bogdan Bogdanovic. Macaristan ise C grubunu 2 galibiyet ve 3 mağlubiyetle 4. sırada tamamladı. Maç başına 67 sayı atarken kendi potasında 74 sayı gördü. MAcaristan hakkında pek bir bilgim yok açıkçası. Oyuncularının büyük bir çoğunluğu Macar liginde forma giyiyor. Yıldızları Barcelona forması giyen Adam Hanga. K.G.: Sırbistan çok rahat bir galibiyet alacaktır. ------------------------------------------------------------------------------------------------- İspanya - Türkiye - Saat: 18:45 Çeyrek Final Rakibi: Kazanan Ekip Almanya ile oynayacak Nasıl Geldiler?: İspanya, C grubunda oynadığı 5 maçı da kazanarak zirveyi ele geçirdi. Slovenya ile birlikte gruplarda yenilgi almayan iki ekipten birisi. Maç başına 89.8 sayıyı rakip potaya gönderirken kendi potalarında 60.6 sayı gördüler. Şimdi nasıl bahsetsem ki bu takımdan tam bir yıldızlar geçidi. Navarro'su, Gasol kardeşleri, Rodriguez'i, Rubio'su ve daha niceleri. NBA takımından hiçbir farkı yok. Türkiye ise 2 galibiyet ve 3 mağlubiyetle D grubunu 4. sırada tamamladı. Rakip potalara 77.6 sayı gönderirken kendi potamızda 76 sayı gördük. Turnuvaya Ömer Aşık, Ersan İlyasova ve Bobby Dixon'ın eksiklikleri ile başladık. Turnuvada Melih, Cedi, Furkan gibi oyuncular ağırlıklarını koydu ve her maçta savaştık. Belkide turnuvadaki en önemli özelliğimiz budur. Kaybetmeyi kabullenmeyip devamlı savaşmamız. K.G.: Her ne kadar İspanya bu maçta mutlak favori olarak görünse de henüz bizim gibi rakibi çok zorlayan bir takımla karşılaşmadılar. Mutlak favori olsalar da bizimde bir sürpriz yapma olanağımız var. ---------------------------------------------------------------------------------------- Hırvatistan - Rusya - Saat: 21:30 Çeyrek Final Rakibi: Kazanan Yunanistan ile oynayacak Nasıl Geldiler?: Hırvatistan 4 galibiyet ve 1 mağlubiyetle C grubunu 2. sırada tamamladı. Maç başına 79.4 sayı atarken rakibi 67.2 sayıda tuttular. En büyük üç silahı NBA patentli oyuncuları Bogdanovic, Bender ve Saric. Rusya, D grubunu 4 galibiyet ve 1 mağlubiyetle 3. sırada tamamladı. Maç başına 75.6 sayı atarken kendi potalarında 73.2 sayı gördüler. En etkili ve en çok güvendikleri isim Aleksei Shved. Ayrıca pota altında Timofey Mozgov gibi bir silahları var. K.G.: Rusya yine topu Shved'e verip her şeyi ondan bekleyecek. Çok denk güçlerin maçı olacak. Günün en heyecanlı maç bile olabilir. Çeyrek final eşleşmeleri yazısında görüşmek üzere.
  37. 2 puan
    İspanyaya karşı şansımızı az görüyorum genç bir ekibiz ama neden olmasın inşallah bi yolla tur atlarız. Bu arada yazı için baya uğraşmışssın reis ellerine sağlık
  38. 2 puan
    Başkanın bütçe vermesini geçtim Fabian Delph, Strinic ve Schöne gibi oyuncuları takıma nasıl getirdin? Kötülemek için söylemiyorum ama bana çok saçma geldi. Sebebini de söyleyeyim. Delph, City'de ilk 11 oynayan bir oyuncu ve daha yaşı da genç. Onu 4 büyüklere almak bile oldukça zor. Strinic ve Schöne'de takımlarında oldukça forma şansı bulan isimler. Yani kısacası bunlar ikinci lige gelecek adamlar değiller bence
  39. 2 puan
    Hocam Oğuzhan'ın doğru örnek olduğunu düşünmüyorum AZ Alkmaar ve Arsenal'de yetişmiş bir oyuncudan bahsediyoruz sonuç olarak, bahsettiğim nokta da bu AZ Alkmaar, Arsenal gibi oyuncu yetiştirmek mi Fenerbahçe Beşiktaş Galatasaray gibi oyuncu satın alabilmek mi? Altınordu Cengiz'den kazandığı parayla yabancı oyuncu alamıyor mu yoksa alma gereksinimi mi duymuyor? Bursa Enes'ten sonra Kubilay'ı yetiştiriyor mesela rastgele mi? Trabzonspor bir dönem Türkiye'nin en iyi 2 kalecisine sahipti bunun sebebi sadece oyuncuların yetenekleri miydi yoksa Şenol Hocanın katkısı ile Kaleci Antrenörlerinin seçimini doğru yapan Trabzonspor yönetimi miydi? Burada sınırlama getirilmesi gereken bir durum değil arttırılması gereken bir kalite olmalı diye düşünüyorum. Ömer Toprak'ın alınmayıp Mehmet Topal'ın zorlama stoper olduğu bir takımın başarısızlığını buraya yormamalıyız, Oğuzhan'ın değil, Ozan'ın tercih edildiği bir kadro seçimi çok çok şüphe çekiyor benim gözümde açıkçası.
  40. 2 puan
    CHİEVO 17/18 H/A/T MONTPELLIER 17/18 H/A/T
  41. 2 puan
    2017/18 sezonu için ilk güncelleme -Ağustos 2017- geldi. Yeni paket linki de eklendi.
  42. 2 puan
    Fenerbahçe Hazırlık kampı hazırlık maçlarımız iyidi tabi bazı maçlarda yenmemiz gerekiyordu mesela birmingham takımnda yiğitan hatalarıyla 1 0 önde olduğumuz maçta 3 gol yedik geri kalanında çok iyi bir performas gösterdik diye bilirim . Avrupa Kupası Eleme maçları: süper galibiyet tur rahat ama keşke goller tüm takıma bölüşülseymiş herkes gol sevinci yaşardı . birinci maçta ki galbiyet sayesinda rahatık yedek kadroyla çıktık ve 2:1 yenildik .Takım dikkat ederseniz hep ilk 20. dk gol yedi ve kendine geldi böylelik golü bulup rakip takmın tüm umutlarını kestik . avrupada ki bir diğeri temsilcimiz olan galatasaray malesef qabala diye bir takıma çok şansız bir şekilde elendi biz de bundan bir ders alıp takım mı küçümsemeyip iyi bir galibiyetle deplasmandan ayrırldık. böyle maçlarda aldığımız kartlar daha önemli maçlarda bize sıkıntı çıkarabillir buna dikkat etmek gerek . Fenerbahçe her iki turda güzel maçlar çıkararak gruplara kalma başarısını gösterdi Mehmet Hoca ve takımını gayet güzel bir sezon bekliyor gibi Bu arada herkesin Bayramı olsun. Transferlerimiz : Aykut hocam Çok iyi tahmin etmişsiniz ama Emre Mor kiralayamadım bir tek . * van persinin aldığı maaş çok olması nedeniyle bonservisine yakın bir değere satım ama transfer bütçem olmadığından nun yerine bu yıl için wilsonu kiraladım *Zaten Soldado'nun hazırlık kampındaki performansı onu aratmayacak düzeydeydi . * popa yı da gelecek için aldım defansif özelikleri çok iyi ama zihinsel özelikleride gelişmeli tabi . Gelişimi için 1 yıl ptt1.lig ekibi Eskişehir'ekiraldım * Joe çok iyi bir ortasaha oyuncusu ve bedava kaçırmadım yaşı fazla ama olcak o kadar . * Bunların dışında souzay ıda satabilsen ve ya başka orta saha oyuncusunu süper olacak .
  43. 2 puan
    Kestiğiniz kurbanlar kabul olsun.. İyi niyetle başladığımız her gün sevdiklerimiz hep bizimle olsun… Kurban Bayramımız mübarek olsun.
  44. 2 puan
    Beni özleyenler varmış aranızda diye duydum sevgili dostlar,kardeşler Göztepe kariyerim bazı sorunlardan dolayı yarım kaldı,hepinizden bundan dolayı özür diliyorum.. Bu kariyerim de tabii ki hikayeli olacak Şimdiden yorumlarınız için teşekkür ediyorum.. İstanbul'daki işim artık bitmişti.Gerekli olan teknik direktörlük lisansını almıştım.Oradayken birçok değerli insanla tanıştım.Aykut Hoca,Şenol Hoca,Mircea Lucescu gibi birçok değerli insanla bir araya gelme fırsatı buldum.Amatör olarak yaptığım bu işte artık ben de bir profesyoneldim.İzmir'e dönerken aklımda iki şey vardı.Biri nasıl kulüp bulacağım, diğeri ise kız arkadaşımdı. Uzun süredir görüşememiştik ve bu durum canımı çok sıkıyordu. İzmir'e uzun zaman gidememiş olmak da özlemimi iyice artırmıştı. Uçaktan indiğimde çocukluk arkadaşlarım beni almaya gelmişti. Havaalanında onlarla özlem giderdikten sonra evime ,Alaçatı'ya, doğru yola çıktık. Yoldaki sohbetimiz esnasında Atahan bana birkaç takım bakıyordu. Bana semtimiz takımı Alaçatıspor'un başına geçmemi önerdi. Bu öneri aklıma yatmamıştı. Oradan yükselip iyi bir teknik direktör olamazdım. Profesyonel bir ekiple çalışmak istiyordum. Hiç düşünmeden olmayacağını söyledim. Ciddi anlamda iyi bir eğitim almış, güzel bir staj yapma fırsatı bulmuştum. Özellikle Lucescu bana çok yardımcı olmuştu. Eve geldiğimde annemle ve babamla özlem giderdim. Akşam ise kız arkadaşım Ekin'in evine gittim. Geleceğimden haberi yoktu ve mesajlarda eğitimin uzadığını 1 hafta daha gelemeyeceğimi söylemiştim. Sürpriz yapacaktım. İstanbul'dan onun için aldığım hediyeleri babamın arabasına atıp evin yolunu tuttum. Eve geldiğimde sadece Ekin'in odasındaki ışık yanıyordu ve 2 kişi vardı.Kapıyı çaldım. Kapıyı açan Ekin'in babasıydı. Beni pek bir seven Hasan Bey Amca şaşırdı. Hoşgeldin evlat bu ne güzel sürpriz deyip bana sarıldı. Ulan elimizde çiçekler,oyuncak ayılar kız arkadaşımıza sarılalım diye geldik şansa bak diye düşünürken Ekin odasının kapısında belirdi.Beni gördüğünde o kadar mutlu oldu ki gözleri parladı adeta.Hemen koştu ve beni babasının elinden kurtararak delice sarıldı.Hem şaşkın hem mutluydu.İlişkimizde 4.yılımızdı.Lise 3'de tanışıp ilişkimize başlamıştık.Ekin de benim gibi Gıda Mühendisliği okuyordu.Hoş ben okulu neyin bırakıp bir sevdanın peşine düşmüştüm.Ekin'in babası,Ekin ve ben oturma odasında oturmuştuk.O akşam da şansa bak ki Altınordu-Göztepe maçı var.Altınordu kazansa Play Off'a kalacak,Göztepe kazansa ligden çıkacak.Maça bak be ! Ekin futbolu pek sevmezdi,anlamazdı da..Ancak benim sevdama karşı hep saygı duymuştur ve benimle hep maç izlemiştir.Buysa beni her zaman mutlu etmiştir.Hasan Amca maçı açtığında Göztepe erken bir golle öne geçmişti bile.Türk oyunculardan kurulu Altınordu ne kadar dirense de maçı 5-2 kaybederek Süper Lig umutlarını başka zamana erteledi.Göztepe ise Süper Lig'e yükselmişti.14 sene sonra bir İzmir takımı.Hayal gibi ama gerçek ! Üzülsem mi sevinsem mi bilemiyordum.Maçtan sonra Hasan Amca bana sen yönetsen 5 yemezlerdi rezil oynadılar dedi.Keşke öyle bir şansım olsa dediğimde gözlerime bakıp gülümsedi. O akşam Ekin'le dışarı çıkıp sabaha kadar eğlendik. Ertesi sabah uyandığımda evde yalnızdım.Annem de babam da işe gitmişti.Televizyonu açtığımda Altınordu Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu'nun kovulduğu haberini gördüm.Tam o anda Hasan Amca aradı beni.Ekin'e bir şey mi oldu acaba diyerek hemen telefonu açtım ; -Alo ? Hasan Amca hayırdır ? +Hayır evlat hayır.Dün senle maç izledik ya. -Eee? +Heh,Seyit Mehmet Özkan benim ortaokuldan arkadaşımdır.Az önce konuştuk seni önerdim.Gelsin görüşelim dedi. -Hasan Amca şaka mı yapıyorsun ? +Yok oğlum ne şakası gel de benim arabayı al git. -Hemen geliyorum Hasan Amcam çok sağol be kralsın kral !! Mutluluktan uçacak gibiydim.Hemen Hasan Amca'nın yanına gittim.Ekin de benimle gelmek istiyordu.Velim gibi o ney la diyerek istemedim.Biraz bozuldu ama yapacak bir şey yoktu. Hasan Amca darlama çocuğu diyerek bana destek çıktı. Kulüp binasına geldiğimde sekreter beni hemen başkanın odasına aldı. +Hoş geldin evlat.Gel otur şöyle bakalım.Ne içersin çay,kahve? -Yok sağolun efendim bir şey almayayım. +Kızım,2 çay yolla bize.(Telefonu açıp sekreterine) Şimdi Furkancım, Hasan benim çok sevdiğim,eski bir arkadaşımdır.Sen de damadı sayılırmışsın duyduğumu göre.Henüz yeni lisans almışsın.Kulüp vizyonumuzu biliyorsun,Türkiye'ye oyuncu yetiştirmek ve gençlerle yükselmek istiyoruz.Duyduğuma göre Lucescu'nun yanında yapmışsın stajını da.Hocanı aradım,seni şiddetle tavsiye etti bana.Yüzünü kara çıkarmazsın umarım. (Dedi ve bana bir sözleşme uzattı.) -Ama bu kağıt boş? +Bu işler karşılıklı güvenle yürür. İmzaladım.Ertesi gün antrenmana çıkarak takımla tanıştık ve resmen artık Altınordu'nun teknik direktörüydüm.Şimdi bir ev tutup bir de araba almak lazımdı.Her gün Alaçatı'dan 80 kilometre gidip gelemezdim.. Logomuz Stadyum (Maçlarımızı geçici olarak Doğanlar'da oynayacağız) Başkanımız Seyit Mehmet Özkan !! Kadromuz Kadromuzda birçok yetenekli genç bulunuyor.Berke Özer özellikle gelecekteki en büyük kalecilerden biri olacak. Medyanın gözünde iyi bir takım değiliz.Ama herkesi yanıltacağımıza eminim Geliştirilmiş Türkiye Yaması V1.1 bu kariyerde aktif olacaktır. Kariyer kurallarını okudum kabul ediyorum.
  45. 2 puan
    3 stoperi geniş alana yaymak istersen stoperliği kalmaz, onlar bek olur zaten. Bu tehlikelidir ve fayda sağlamaz diye düşünüyorum. Bunun yerine 3 stoperin sağına soluna kanat bekler koyarak rakibin kanat ataklarını kesebilirsiniz.
  46. 2 puan
    Oo iyi bari yarın sabah erkenden o işi halledeyim ben 😊 tesekkur ederim
  47. 2 puan
    Karabağ direnir. Kolay lokma değil Karabağ. ⚫⚪
  48. 2 puan
  49. 2 puan
    Villarreal CF H/A/T
  50. 2 puan
    Galatasaray der geçerim ama İstanbul spor ve KV Mechelen'siz olmaz.
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×